“Başımıza icat çıkarma sözüyle büyüdük ama bu çok yanlış.” diyen Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın'a göre teknoloji girişimleri, milyar dolarlık Türk şirketlerinin kapısını aralayacak.
Türkiye kişi başı milli gelir seviyesinde uzun zamandır 10 bin dolar seviyesine takılıp kaldı. Değer kaybeden Türk Lirası oranıyla baktığımızda daha da geriye gidiyoruz. Örneğin geçen yıl 2.400 TL'den Türkiye'de satışa çıkan iPhone, bu yıl kur farkından dolayı 3.000 TL'nin üzerini gördü. Bir şeylerin iyi gitmediği ortada. Başkalarının ürettiği teknolojileri kullanmanın bedelini ödüyoruz. Ama bu kötü tabloyu değiştirmek de mümkün. Hafta içerisinde bir araya geldiğimiz Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın'a göre gençleri teknoloji girişimciliğine teşvik etmek Türk ekonomisine nefes aldırabilir.
“Amerika'da tutmuş bir fikrin benzerinin Türkiye'de yapılmasını olumlu buluyorum. Ekonomiye büyük katkısı var ama teknoloji dünyasına derinlik kazandırmıyor. Bizim derinlik kazandıracak girişimlere ihtiyacımız var. Nesnelerin interneti, giyilebilir teknolojiler, bulut yazılım, büyük veri gibi alanlar yepyeni fırsatlar sunuyor. Türkiye girişimcilik ekosistemine derinlik katacak şirketlere ihtiyacımız var. Milyar dolarlık şirket fikirleri buradan filizlenecek.”
Çevre şartları önemli
Burak Aydın'a göre Amerika ve özellikle de Silikon Vadisi'nin başarısının sırrı, girişimciliğe uygun ortam sunması.
“Nasıl ki tarlada bir ürünün yetişmesi için toprak, gübre, su ve havada belli koşulların olması lazım. Girişimcilik de aynı. Koşulları sağladığın yerde fikirler filizleniyor. Kamunun desteği önemli ama Intel gibi büyük şirketlere de görev düşüyor.” diyen Aydın, Intel Türkiye ofisi olarak Türkiye'nin 38 üniversitesinde “İcat Çıkar” programını başlattılarını ve İstanbul'da bir Ar-Ge ofisi açtıklarını söyledi. 2014'ün ortalarında açılan ofis daha şimdiden 5 uluslararası patent aldı. Bu patentler yakında ürün haline dönüşecek.
Amerika bile kendini yeterli görmüyor
“İnovasyon küçük şirketlerden geliyor. Büyük holdinglerin, etraflarında besledikleri bir çokküçük şirket olmalı. Amerika bu şekilde başarıyı yakaladı. Bunu Türkiye'deki holdinglerde pek görmüyorum.” diyen Burak Aydın, Amerika'nın hep yeniyi arama ve eleştiri kültürüne vurgu yapıyor.
“Amerikan ekonomisi bugün sanayi değil girişimcilik ekonomisi üzerinde ilerliyor. Eğer 30 sene önce bunun temelini atmış olmasalardı bugün bu konuma gelemezlerdi. İşin garibi bugünkü başarılarıyla yetinmiyor, sürekli ileri gitmenin yollarını arıyorlar. Örneğin, başkan adayı Donald Trump seçim kampanyasını Amerika'nın Çin'in gerisinde kaldığı fikri üzerine kurabiliyor.”
Dünyada 200 milyar sensör olacak
“Eşyaları internete bağlayan sensör maliyeti çok ucuzluyor ve yaygınlaşıyor. Birkaç yıl sonra dünyada 200 milyar sensör olacak. Akıllı telefonlar nasıl yaptıysa, bu sensörlerle internete bağlı eşyalar da hayatımızı değiştirecek. Nesnelerin interneti dediğimiz bu konsept yeni para kazanma metotları ortaya çıkaracak. Ülke olarak bunu yakalamamız lazım.”
Nesnelerin interneti neyi değiştirecek?
“Aracınıza konan sensörler sizin sürüş şeklinizi analiz edip sigorta şirketine bilgi verecek. Diyelim ki siz kurallara uyan bir sürücüsünüz, bu durumda daha az kasko primi ödeyeceksiniz. Küçülen sensörler bir ilacın içine yerleştirilecek ve vücut hakkında bilgi verecek. Yakın zamanda Alzheimer hastaları için böyle bir ilaç geliştirildi. Üstelik bu daha başlangıç. Ayrıca güvenlik ve mahremiyet sorunları da ortaya çıkacak. Bu sorunlara çözümler geliştirmek gerekecek.”
Burak Aydın'a göre Türkiye bu alanda önemli fırsatlar yakalayabilir. “Türkiye'nin yaş ortalaması 30. Genç bir nüfusumuz var. Japonya'da bile bu rakam 46. Nesnelerin interneti özellikle tekstil, beyaz eşya ve otomotiv gibi alanlarda büyüyecek. Tam da Türkiye'nin deneyimli olduğu alanlar. Sanayi devrimini kaçırdık, bari nesnelerin interneti devrimini ıskalamayalım.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder