28 Nisan 2015 Salı

Dünya 2020’ye kadar 5G’ye hazır değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan “4G ihalesi yapmayalım, 2 yıl bekleyip 5G’ye geçelim” dedi. Milyarlarca dolarlık Ar-Ge yapan Güney Kore bile en erken 2020’de 5G’yi kullanacakken, Türkiye’nin durumu meçhul. Yoksa bütün dünyadan gizli yürütülen bir Ar-Ge çalışmamız mı var?

5G, beşinci nesil GSM hizmetinin kısaltılmış adı. Bundan önceki GSM servisleri olan 1G 1980 yılında, 2G 1991’de, 3G 2001’de, 4G ise 2010’da geliştirildi. Küresel Mobil Servis Sağlayıcı Birliği (GSA) rakamlarına göre 2014 itibariyle dünyanın 124 ülkesinde 360 operatör 4G hizmeti sunmakta. Aralarında Andorra, Gabon, Honduras, Lesotho Krallığı gibi ülkelerin olduğu bu listede henüz Türkiye’nin adı yok.

5G ne işe yarayacak?

Bugüne kadar insanoğlunun bildiği en hızlı veri transferine imkan sağlayacak. Saniyede 600 kilobayt ile 1.4 megabayte arasında veri transferi sağlayan 3G’yle bir müzik dosyasını indirmek yaklaşık 1 dakika sürüyor. 5G’de veri transferi 10 GB’a kadar çıktığından, blueray kalitesindeki bir filmi saniyeler içerisinde indirmek mümkün olacak. Ama 5G’nin asıl güzelliği dosya indirmek veya daha kaliteli telefon konuşması yapmak değil.

5G bağlantıda veri paketleri arasındaki gecikme (latency) oranı çok düşük. 4G’de gecikme süresi 50 milisaniye iken, 5G’de bu 1 milisaniyeye kadar düşüyor. Bu durum sürücüsüz araba, uzaktan kontrol edilen robot veya nesnelerin interneti gibi yepyeni teknolojilerin önünü açacak altyapıyı oluşturuyor. Örneğin, 5G sensörlerin olduğu bir otobanda giden sürücüsüz araba, yol durumunu algılayıp otomatik pilotta sürüş kontrolü sağlayabilir.

2015 itibariyle dünyada 7 milyar cihaz internete bağlıyken, 2020 yılında bu sayı 100 milyara çıkacak. 2025’ten sonra ise sürücüsüz araçların yaygınlaşması bekleniyor. 5G’nin muazzam veri transferi kapasitesi, işte tüm bu nesneleri birbirine bağlamak için kullanılacak.

5G kullanılıyor mu?

5G henüz henüz konsept aşamasındaki bir teknoloji. Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler bu alana ciddi yatırım yapmış durumda. Fakat standartları henüz belli değil. Tüketicilere ne kadara mal olacağı gibi soruların da henüz cevabı yok.

5G deneme örnekleri var mı?

Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde Güney Koreli telekom şirketi SK Telecom, 5G ile neler yapılabileceğinin bir örneğini gösterdi. Hareket algılayıcı sensörlü özel bir kıyafet giyen bir mankenin yaptığı tüm hareketler, 5G bağlantı üzerinden aktarılıp yanı başındaki robot tarafından bire bir taklit edildi. Aynı fuarda Ericsson uzak mesafeden kontrol edilen bir iş makinasını izleyicilere tanıttı.

Türkiye 5G’ye hazır mı?

Cevap kısa ve net, hazır değil! Dünyada 5G kurulumu için verilen en erken tarih 2020. Henüz hiç bir ülke 5G teknolojisini bir standart olarak kabul edecek seviyede değil. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 4G adımını atmadan, 5G’ye geçmek teknik olarak mümkün gözükmüyor.

27 Nisan 2015 Pazartesi

Dünya 2020’ye kadar 5G’ye hazır değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan “4G ihalesi yapmayalım, 2 yıl bekleyip 5G’ye geçelim” dedi. Milyarlarca dolarlık Ar-Ge yapan Güney Kore bile en erken 2020’de 5G’yi kullanacakken, Türkiye’nin durumu meçhul. Yoksa bütün dünyadan gizli yürütülen bir Ar-Ge çalışmamız mı var?

5G, beşinci nesil GSM hizmetinin kısaltılmış adı. Bundan önceki GSM servisleri olan 1G 1980 yılında, 2G 1991’de, 3G 2001’de, 4G ise 2010’da geliştirildi. Küresel Mobil Servis Sağlayıcı Birliği (GSA) rakamlarına göre 2014 itibariyle dünyanın 124 ülkesinde 360 operatör 4G hizmeti sunmakta. Aralarında Andorra, Gabon, Honduras, Lesotho Krallığı gibi ülkelerin olduğu bu listede henüz Türkiye’nin adı yok.

5G ne işe yarayacak?

Bugüne kadar insanoğlunun bildiği en hızlı veri transferine imkan sağlayacak. Saniyede 600 kilobayt ile 1.4 megabayte arasında veri transferi sağlayan 3G’yle bir müzik dosyasını indirmek yaklaşık 1 dakika sürüyor. 5G’de veri transferi 10 GB’a kadar çıktığından, blueray kalitesindeki bir filmi saniyeler içerisinde indirmek mümkün olacak. Ama 5G’nin asıl güzelliği dosya indirmek veya daha kaliteli telefon konuşması yapmak değil.

5G bağlantıda veri paketleri arasındaki gecikme (latency) oranı çok düşük. 4G’de gecikme süresi 50 milisaniye iken, 5G’de bu 1 milisaniyeye kadar düşüyor. Bu durum sürücüsüz araba, uzaktan kontrol edilen robot veya nesnelerin interneti gibi yepyeni teknolojilerin önünü açacak altyapıyı oluşturuyor. Örneğin, 5G sensörlerin olduğu bir otobanda giden sürücüsüz araba, yol durumunu algılayıp otomatik pilotta sürüş kontrolü sağlayabilir.

2015 itibariyle dünyada 7 milyar cihaz internete bağlıyken, 2020 yılında bu sayı 100 milyara çıkacak. 2025’ten sonra ise sürücüsüz araçların yaygınlaşması bekleniyor. 5G’nin muazzam veri transferi kapasitesi, işte tüm bu nesneleri birbirine bağlamak için kullanılacak.

5G kullanılıyor mu?

5G henüz henüz konsept aşamasındaki bir teknoloji. Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler bu alana ciddi yatırım yapmış durumda. Fakat standartları henüz belli değil. Tüketicilere ne kadara mal olacağı gibi soruların da henüz cevabı yok.

5G deneme örnekleri var mı?

Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde Güney Koreli telekom şirketi SK Telecom, 5G ile neler yapılabileceğinin bir örneğini gösterdi. Hareket algılayıcı sensörlü özel bir kıyafet giyen bir mankenin yaptığı tüm hareketler, 5G bağlantı üzerinden aktarılıp yanı başındaki robot tarafından bire bir taklit edildi. Aynı fuarda Ericsson uzak mesafeden kontrol edilen bir iş makinasını izleyicilere tanıttı.

Türkiye 5G’ye hazır mı?

Cevap kısa ve net, hazır değil! Dünyada 5G kurulumu için verilen en erken tarih 2020. Henüz hiç bir ülke 5G teknolojisini bir standart olarak kabul edecek seviyede değil. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 4G adımını atmadan, 5G’ye geçmek teknik olarak mümkün gözükmüyor.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Kabloları hayatımızdan çıkarıyoruz

Intel teknoloji yazarları buluşması “Core Experts Platform” yakın gelecek teknolojilerin tartışıldığı bir beyin fırtınasına dönüştü. Etkinlikte söz alan Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, kablosuz elektrik ve görüntü teknolojisi sayesinde artık kabloları hayatımızdan çıkaracağımızın müjdesini verdi.

Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın ve Intel Türkiye, Ortadoğu, Afrika Teknik Müdürü Cemal Kayacan’ın ev sahipliğinde bu yıl 22.si düzenlenen Intel CEP etkinliğinde yeni teknolojilerinin hayatımıza getireceği yenilikler konuşuldu. Etkinliğin açılışını yapan Burak Aydın’ın konuşmasından dikkat çekici satır başları şunlar oldu.

İnsansız hava araçları yaygınlaşıyor

Son dönemde en çok ilgi çeken teknolojilerin başında drone (insansız hava araçları) geliyor. Sensör ve donanım maliyetleri azaldığı için artık herkes bu araçlara sahip olabilir. Oysa eskiden sadece profesyonellerin ilgi alanındaydı. Bazı yeni drone modelleri önüne çıkan engelleri görüp, yolunu değiştirme kabiliyetine bile sahip. Henüz karşımızda çok yeni bir alan var. Bu dronelar yakın zamanda sipariş teslim edebilecekleri gibi, tahmin bile edemeyeceğimiz suçlarda da kullanılabilir.

İnternet güvenliği çok daha önem kazanacak

2015 itibarıyla dünya üzerinde 7 milyar cihaz internete bağlı. Birkaç yıl içerisinde bu sayının önce 15 milyara, daha sonra 50 milyara çıkmasını bekliyoruz. Yeni dönemin en önemli sorunlarının başında online güvenlik olacak. Bu nedenle güvenliğe ciddi bir yatırım yapma kararı aldık. 5. nesil Intel çiplerinde arttırılmış güvenlik önlemleri sunuyoruz.

Kendi kendine giden araç kaza yaptığında ne olacak?

Otonom (kendi kendine giden) araba teknolojisi çok popüler bir alan. Aslında bu tip araçları üretmekte teknolojik olarak sıkıntı yok ama hukuki ve güvenlik açıdan çeşitli problemler var. Örneğin, otonom araba kaza yaptığında sorumlu kim olacak? Sürücü mü, üretici mi, yoksa yazılımcı mı? Bir hacker arabanın kontrolünü ele alırsa ne olacak? Bu soruların cevabının bulunması şart.

Sensörlerle trafiği azaltmak mümkün

Barcelona belediye başkanının yaptığı bir araştırmaya göre, trafik yoğunluğunun en büyük sebeplerinden birisi park yeri arayan sürücüler. İnsanlar park yeri bulmak için yavaşladıkça trafik akışı olumsuz etkileniyor. Bunun üzerine Barcelona belediyesi sürücülere nerede park yeri olduğunu söyleyen “Akıllı Park” sistemi geliştirdi. İstatistiklere göre bu sayede trafik yoğunluğu yüzde 30 azaldı. İnternete bağlanan sensörlerin ve ampullerin çoğalmasıyla birlikte trafik sorununa karşı çeşitli çözümler geliştirilebilir.

Kablosuz elektrik geliyor

5. Nesil Intel Core işlemcilerin beni en çok heyecanlandıran yanı kablosuz elektrik aktarımı imkanı sunması. Böylece kablo kullanmadan cihazlarımızı şarj etmek mümkün. Kabloları hayatımızdan yavaş yavaş söküp atacağız. Bu müthiş bir özgürlük. Yıllar önce Intel Centrino işlemciler sayesinde kablosuz interneti kullanmaya başladık ve wi-fi hızla yaygınlaştı. Aynı şekilde 5. nesil işlemcilerle birlikte kablosuz elektrik ve görüntü aktarımı da yaygınlaşacak. Bunun için Emirates Havayolları, Hilton, Marriott otelleriyle anlaşmalar yaptık. Mobilya üreticileri ve perakende zincirleriyle de görüşmeler yapıyoruz.

Yüzünüz şifreniz olacak

Yeni nesil işlemcilerin teknik detaylarını anlatan Intel Türkiye Teknik Müdürü Cemal Kayacan, kablosuz elektrik ve görüntü aktarımı yanında ilginç özelliklerinin altını çizdi. Düşük enerji harcayan yeni nesil işlemciler 1,5 saat daha uzun pil ömrü sunacak. Bu işlemcileri destekleyen RealSense kamera teknolojisi sayesinde el hareketleriyle bilgisayarları kontrol etmek veya oyun oynamak mümkün olacak. Personify uygulamasıyla video konferans sırasında arka planı değiştirebileceğiz. 3DMe uygulaması ise kullanıcının 3 boyutlu modelini çıkarıyor. Alan derinliğini hesap edebilen bu kameralar biyometrik özelliğe sahip. Onlarca şifreyi ezberlemek yerine, kullanıcının yüzü bir şifre olarak kullanılabiliyor.

13 Nisan 2015 Pazartesi

Samsung sıfırdan başladı

Bundan bir yıl kadar önceydi. Samsung ekibi, yeni Galaxy akıllı telefon serisi için kolları sıvadı. Bu çetin bir proje olacaktı, çünkü global satış raporları düşüşü işaret etmekteydi.

Projenin kod adı “Project Zero” (Sıfır Projesi) olarak belirlendi. Oysa ekip bugüne kadar Project J (Galaxy S4) gibi tek harf kullanmayı yeterli görüyordu. Ama bu sefer farklı olacaktı. Üstelik bu kod adı sadece havalı olsun diye seçilmemişti. Bir anlamı vardı. Rakipleriyle çetin bir mücadele veren Samsung ekibi yepyeni bir başlangıç yapmak istiyordu. Öyle de oldu.

Samsung Galaxy S6 ve S6 Edge adıyla piyasaya çıkan iki yeni modelde, öncekilerden farklı olarak plastik kaplama yok. Onun yerine darbeye dayanıklı Gorilla Glass 4 cam ve metal kombinasyonlu bir kasa kullanılmış. Cihazın bataryası değiştirilemiyor ve micro SD kart girişi de bulunmuyor. Samsung ekibi sadece tasarım değişikliğiyle yetinmemiş, ara yüzü de sadeleştirmiş. Ana ekranda kalabalık yapan uygulamalar kaldırılmış, ikonlar basitleştirilmiş. Sözün özeti daha çekici bir ürün ortaya çıkmış. İlk olarak Barselona Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtılan ürün, 10 Nisan’dan itibaren 20 ayrı ülkede satışa çıktı. Türkiye özel tanıtımı ise İstanbul Suada’da görkemli bir etkinlikle yapıldı.

S6 Edge’in tasarımı dikkat çekici

Samsung Galaxy S6 ve S6 Edge’in artılarının başında cam ve metal karışımı kasa geliyor. Plastiğin kullanılmadığı bu kasa, önceki Galaxy modellerine göre çok daha lüks bir görünüme sahip. Galaxy S6 Edge içinse ayrı bir parantez açmak lazım. Ekran kenarları kıvrımlı olan bu model S6’ya göre daha ilgi çekici bir tasarıma sahip. S6’nın kalınlığı 6,8 mm ağırlığı 138 gram. S6 Edge’in kalınlığı 7 mm, ağırlığı 132 gram.

Serinin diğer artıları arasında gelişmiş parmak okuyucu, kablosuz şarj ve hızlı şarj özelliğini sayabiliriz. Özel bir aksesuar yardımıyla yeni Galaxy serisini kablosuz şarj etmek mümkün. Bununla birlikte “Adaptive Fast Charging” kablosu sayesinde cihazı tamamen şarj etme süresi yaklaşık 80 dakikaya kadar düşmekte. S6’nın batarya kapasitesi 2,550 mAh, S6 Edge’in bataryası 2,600 mAh. Her iki modelin altın, siyah ve beyaz renk seçeneği var. Ayrıca S6’ya özel topaz mavisi ve S6 Edge’e özel zümrüt yeşili seçenekleri de mevcut.

4K video çekiyor

Her iki telefon modeli 5.1 Super AMOLED ekrana, 2,560x1,440 piksel Quad HD çözünürlüğe, 576 ppi piksel yoğunluğuna sahip. Her iki telefonda da 3GB RAM, Exynos 7420 yonga seti, 8 çekirdekli 64-bit işlemci bulunuyor. İşlemcide 4 adet Cortex-A57 çekirdek 2.1 GHz hızında, 4 adet Cortex-A53 çekirdek ise 1.53 GHz hızında çalışıyor. Bu yüksek teknik kapasitenin sonucunu yoğun grafik isteyen oyunlarda rahatça görmekteyiz. Her iki telefonun ön kamerası 5, arka kamerası ise 16 megapiksel. Ön kamera 1080 p, arka kamera 4K video çekiyor. İşletim sistemi Android 5.0 Lollipop, ara yüzü ise Samsung’un geliştirdiği TouchWiz.

Eleştiriler

Galaxy’nin yeni serisinde micro SD kart girişi yok, cihazın depolama alanını genişletemiyorsunuz. Sabit kasaya sahip olduğu için servis müdahalesi olmadan bataryayı çıkarıp takmak da mümkün değil. Galaxy serisini seven kullanıcılar iPhone’u bu yüzden çok eleştirirdi. Görünen o ki Samsung da bu alanda Apple’ın izinden gitmeyi tercih etmiş. Diğer yandan S6’nın alt ve üst tasarımının iPhone 6’yı andırdığını söylemek de mümkün. Ayrıca önceki modelde olan su geçirmezlik özelliği de yok.

Fiyatı 2499 TL’den başlıyor

Galaxy S6’nın 32 GB modeli 2499 TL, 64 GB modeli 2799 TL, 128 GB modeli ise 3199 TL’den satışa sunulacak. Galaxy S6 Edge’in 32 GB modeli 2999 TL, 64 GB modeli 3299 TL, 128 GB modeli ise 3699 TL’den tüketicilerle buluşacak.

9 Nisan 2015 Perşembe

iOS 8.3 güncellemesi yayınlandı

Apple, bir süredir testlerini sürdürdüğü iOS 8.3 güncellemesini yayınladı. Yaklaşık 1,7 GB olan ve iPhone 4S ile iPad 2 üstü cihazlar için yayınlanan güncellemenin Türkler için önemi büyük. Çünkü Siri'nin Türkçe dil desteği bu sürümde yayınlandı.

Şubat ayında geliştirici betaları ile test edilmeye başlanlan ve son olarak geçtiğimiz haftalarda herkese açık test sürecinin başadığı iOS 8.3 yayınlandı.

Performans geliştirmeleri, hata düzeltmeleri ve yeniden tasarlanmış Emoji klavyesi ile karşımıza çıkan iOS 8.3, bu zamana kadar ki en yoğun güncelleme içeriklerinden birini sunuyor.

Türkçe Siri de geldi!

Ayrıca biz Türk kullanıcılar için oldukça büyük bir öneme sahip olan Türkçe Siri'nin de iOS 8.3'de yer alıyor. Apple’ın sesli asistanı Siri bugüne kadar sadece belli dillerde yapılan konuşmalara yanıt verebiliyordu ve bu diller arasında Türkçe yoktu. iOS 8.3 ile bu yeni özellik Beta sürümünden itibaren kullanılabilir olmuştu.

Apple tarafından yayınlanan resmi güncelleme içeriğinin bazısı ise şöyle:

6 Nisan 2015 Pazartesi

KlikSA’nın Hedefi e-Ticarette 1 Numara Olmak

Türkiye’de perakande mağaza satışları durağanlaşırken, e-ticaret her yıl çift haneli büyüyor. Amazon’u kendilerine model alan KlikSA Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan’la Türkiye e-ticaret pazarını konuştuk. Safkan’ın bir kaç yıl içerisindeki hedefi KlikSA’yı bir numaraya taşımak.

Bundan bir kaç yıl önce alışveriş dediğimizde aklımıza sadece fiziki mağaza gelirdi. Ama internetin yaygınlaşmasıyla birlikte bu algı hızla değişti. Alışveriş için mağazaya gitmek yerine ekran başına geçenlerin sayısı hızla artıyor. Alacağımız ürünlerin ön araştırmasını da internetten yapıyoruz. Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) verilerine göre 2013 yılında Türkiye e-ticaret pazarının büyüklüğü yaklaşık 14 milyar TL olarak kaydedildi. Beklentiler bu pazarın daha da büyüyeceği yönünde.

Sabancı Holding de Türkiye’de bu alana ciddi yatırım yapanlardan. CarrefourSA ve TeknoSA’yla kazandığı perakende deneyimini internete taşımak isteyen holding, 2012 yılında KlikSA’yı kurdu. Önceleri sadece tüketici elektroniği ürünleriyle başlayan şirket, otomobil lastiği, tencere seti, kozmetik, çocuk ürünleri gibi farklı ürünlere de yer veriyor. Genç şirketin genç genel müdürü Nevgül Bilsel Safkan, kendilerine Amazon’u model olarak aldıklarını ifade etti.

“E-ticaret Türkiye’de yıldızı parlayan bir sektör, çift haneli büyüyor. Perakendedeki büyümeler daha sınırlı. 2014’te bu pazar yüzde 20 - 25 büyüyecek. KlikSA’daki büyümemiz ise yüzde 80’i buldu. Yani pazarın üç katı. Çalışanlarımızın üçte biri perakende sektöründen geliyor. Müşteriyi iyi tanıyoruz. Yakında kullanıcılarımız tıpkı Amazon gibi, Kliksa markası altında kendi mağazalarını oluşturup ürünlerini satabilecek.”

Nevgül Bilsel Safkan’a göre en çok satın almayı sevdiğimiz ürün ise akıllı telefonlar. “Geçen sene kredi kartlarına taksit uygulaması kalkınca ‘eyvah bittik!’ dedik, ama hala en çok satılan ürün akıllı telefon. İnsanlar telefonlarını değiştirince mutlu oluyor. Müşteriler ürünü ve markayı bildiği için kutudan ne çıkacağından da emin. Türkiye’de ikinci en büyük e-ticaret kategorisi giysi. Bundan sonra da otomobil lastiği geliyor. Geçen yıl Türkiye’de online satışı yapılan dört lastiğin birini biz sattık. Müşteriler doğrudan servis merkezine sipariş verip lastiklerini taktırıyor.”

Nevgül Bilsel Safkan’a göre e-ticaretteki pozitif havaya rağmen, özel alışveriş platformu Limango’nun kapanmasının sebebi şirketin yanlış satış stratejisi. “Limango’nun arkasında Alman Otto Group gibi güçlü bir yabancı destek olmasına rağmen, son 6 aydır biz bunun olacağını duyuyorduk. Özel alışveriş pazarında artık bir doygunluk söz konusu. Bir de kullanıcılar için ürün kategorilerinde çeşitlilik önemli. Dikey pazarlama yapan Limango, sadece giyim ürünleri satıyordu.”

Sosyal Medyayı

Yakından Takip Ediyoruz

KlikSA ofisini gezerken, renkli koltukların olduğu rahatça döşenmiş bir oda dikkatimizi çekiyor. Bu odanın adı “Koza”. Her Cuma, farklı departmanlardan çalışanlar orada toplanıp, çağrı merkezine gelen konuşmaları dinliyor. Amaç müşteri temsilcilerinin neyi doğru neyi yanlış yaptığını tartışmak ve müşteri hizmetlerini geliştirmek. Ekşi Sözlük, Şikayet Var gibi platformları dikkatle takip ettiklerini belirten Safkan’ın kendisi de aktif bir sosyal medya kullanıcısı. Facebook, Twitter, Instagram hesapları olan Safkan, söyleşimizin hemen sonrasında Twitter’ın canlı video yayını uygulaması Periscope’u da denemeye başladı.

İnovasyon Mutlaka

Büyük Yatırım Demek Değil

Safkan’a göre şirket bünyesinde inovasyon en önemli konu ama inovasyon dendiğinde sadece büyük yatırımlar akla gelmemeli. Ufak dokunuşlar da farklılık oluşturuyor. “Kliksa paketlerimizin içine küçük bir kutuda sarı bonbon çikolatalar koyuyoruz. Bunun için çok müşterimiz teşekkür etti. Hatta bir müşterimiz oğlu bonbon çikolataları yediğinden hak geçmesin diye, ürünü iade ederken paketin içerisine 5 TL koyup göndermiş. Müşterilerimizle bu tip sıcak ilişkiler bence çok değerli.”

Hedefimiz Türkiye liderliği

Gelecek hedeflerini sorduğum Safkan, heyecanını hiç saklayamıyor. “Lider olacağımıza can-ı gönülden inanıyorum. Neden olmayalım diye bir mazeret düşünüyorum, bulamıyorum. Patronumuz bu alana çok büyük bir yatırım yaptı. Çok güzel bir marka çalıştık. Kıymetli arkadaşlarımız var. 3 ile 5 yıl içerisinde Türkiye’de e-ticaretin lideri olacağız.” Peki Türkiye’den de uluslararası bir alışveriş markası çıkmaz mı? diye sorduğumda da aynı heyecanı devam ediyor. “Şu anda yurt dışına satış yapmıyoruz. Sırayla büyümek istiyoruz. Ama neden olmasın? Zaten dünyanın kullandığı teknolojik yatırımın aynısına sahibiz. Fakat devletin de düzenlemeler yapması lazım. Gümrüklerde bazı iyileştirmeler şart. Ali Baba’nın büyümesinde Çin devletinin payı büyük. Doğar doğmaz internetle tanışan yeni bir nesil geliyor. Onların döneminde e-ticaret çok daha farklı olacak.”

Vergiler düşerse cep telefonu satışı artar

Türkiye’de geçtiğimiz yıl 12 - 13 milyon cep telefonu satışı yapıldığını belirten Brightstar Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Bela Lainck, vergi ve gümrüklerin düşürülmesi durumunda bu sayının çok daha artabileceğini ifade etti. Lainck’e göre bu artış ikinci el piyasasını da ciddi şekilde canlandırabilir. Türkiye’nin dinamik bir nüfusu olduğunu belirten Lainck, bugüne kadar Türkiye’de 130 milyon dolarlık yatırım yaptıklarının altını çizdi.

2009 yılında Türkiye ofisini açan Brightstar, Japonya merkezli SoftBank Holding bünyesinde faaliyet gösteren global bir şirket. 115’ten fazla ülkede faaliyet gösteren şirketin verdiği başlıca hizmetler arasında mobil aksesuar, geri satın alma, takas, cihaz geri dönüşümü, cihaz finansmanı ve cihaz sigortası var. Türkiye’de Vodafone’la çalışan şirket, akıllı telefon değişimi kampanyasında Vodafone’a çözüm ortaklığı hizmeti sunuyor. Çalışır durumdaki akıllı telefonlarını Vodafone Cep Merkezleri’ne teslim eden ve Vodafone Red tarifelerinden birini tercih eden aboneler, telefonların durumuna göre iPhone 6, iPhone 6 Plus, Samsung Galaxy Note 4 veya Sony Xperia Z3 modellerinde indirim hakkı kazanıyor. Brightstar’ın global pazarda çalıştığı önemli markalardan birisi de Apple. Teknoloji devi şirket, cihaz değişim programlarında Brightstar’dan destek alıyor.