28 Temmuz 2016 Perşembe

WhatsApp güncellendi! İşte yeni özellikler

Anlık mesajlaşma hizmeti WhatsApp, iOS platformundaki uygulamasını yeni özellikler ile güncelledi. WhatsApp güncellemesi ile birçok yenilikler geldi. Detayları haberimizden öğrenebilirsiniz.

Facebook'un sahibi olduğu WhatsApp, kendini sürekli güncelleme yaparak yeniliyor. Bazı özelliklerini hala test eden WhatsApp, bugün iOS platformundaki uygulamasını güncelledi. WhatsApp güncelleme içeriğinin kullanıcı odaklı iyileştirmeler içerdiğini ve hız konusunda daha performanslı olduğunu söyleyebiliriz.

İşte yeni yenilikler:

1.Eğer tek bir emoji gönderirseniz, büyük olarak görünür.

2.WhatsApp'ta video kaydederken yakınlaştırmak için parmağınızı ekranda yukarı ve aşağı kaydırın.

3.Artık Sohbetler sekmesinde en üstündeki Düzenle tuşuna dokunduğunuzda, silmek, okundu olarak işaretlemek veya arşivlemek için birden fazla mesaj seçebilirsiniz.

4.Artık sohbetler daha hızlı açılıyor.

26 Temmuz 2016 Salı

Verizon Yahoo'nun çekirdek faaliyetlerini satın alacak

Amerikalı iletişim ve teknoloji devi Verizon Communications'ın, Yahoo'nun araştırma ve reklam işlemlerini 5 milyar dolara satın alacağı bildirildi.

Amerikalı iletişim ve teknoloji devi Verizon Communications'ın, Yahoo'nun araştırma ve reklam işlemlerini 5 milyar dolara satın alacağı bildirildi.

BBC'nin haberine göre, çeşitli medya organları iki şirketin cuma gününden beri görüştüğünü ve Verizon'un Yahoo'nun çekirdek faaliyetlerini 5 milyar dolara satın almayı kabul ettiğini yazdı.

Verizon konu ile ilgili açıklama yapmadı.

Yahoo geçen hafta yaptığı açıklamada, bu yılın ikinci çeyreğinde 440 milyon dolar zarar ettiğini duyurmuştu.

Öte yandan Verizon geçen yıl internet şirketi America On Line'ı (AOL) 4,4 milyar dolara satın almıştı.

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Okyanus altında çok miktarda hidrojen gaz rezervi

Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan çalışmada, dünyada daha az olduğu sanılan hidrojen gazının okyanus altındaki kayaların içinde yüksek miktarda bulunduğu kaydedildi.

Okyanus tabanında çok miktarda hidrojen gazı tespit edildiği belirtildi.

Duke Ünivesitesi'nden araştırmacıların Geophysical Research Letters dergisinde yayımladığı çalışmada, dünyada daha az olduğu sanılan hidrojen gazının okyanus altındaki kayaların içinde yüksek miktarda bulunduğu kaydedildi.

Çalışmada, tektonik plakaların hızlıca yer değiştirmesiyle oluşan kayaların içindeki hidrojen gazının, fosil yakıtların yerini alacak küresel yakıt kaynağı olacağı bildirildi.

H2 olarak bilinen hidrojen gazı keşif çalışmalarını yürüten Stacey Woman, "H2 elde etmeye öncelikle su ile başlarsınız. Oksijeni ayrıştırmak için enerji kullanırsınız ve böylelikle hidrojen molekülleri ayrılır ve H2 elde edersiniz. Daha sonra H2'yi yakabilirsiniz fakat enerji elde etmek için yine enerji kullanmak zorundasınız. İşte bu yüzden bu metot çok etkili değil. Şu an okyanuslarda bulunan H2 rezervleri daha basit işlemlerle enerji elde etmede kullanılabilir." değerlendirmesinde bulundu.

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Türk tasarımına ABD'den ödül

ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gürsu ve ekibinin, tasarladığı "Eco Barrow" isimli insansız araç, ABD'deki uluslararası tasarım yarışmasında ödül aldı.

ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan Gürsu ve ekibinin, tarım arazilerinde mahsul toplama, yük taşıma, sulama, ilaçlama gibi görevler için tasarladığı "Eco Barrow" isimli insansız araç, ABD'deki uluslararası tasarım yarışmasında ödül aldı.

Yrd. Doç. Dr. Gürsu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007'den itibaren düzenlenen "International Design Awards" isimli uluslararası tasarım yarışmasının mimari, iç mekan, ürün tasarımı ve moda alanlarında en yenilikçi uygulamaları ödüllendirmeyi amaçladığını ifade etti.

Yarışmanın dereceye giren tasarımlar için bir akreditasyon niteliği taşıdığına işaret eden Gürsu, ödüllü tasarımların da New York ve Los Angeles'ta gerçekleştirilecek ödül töreninde sergileneceğini söyledi.

Bu yılki "International Design Awards 2015" yarışmasında ekip olarak 5 ödül aldıklarını bildiren Gürsu, ayrıca ekibinin gösterdiği performans sonucunda yarışmanın "ödüllü şirketler" sıralamasında Amerika merkezli iki şirketin ardından 3. sırada yer aldığını aktardı.

"Büyük araçların giremediği bölgelerde mahsul toplama ve tarım faaliyetlerinde otomatizasyon sağlanabilecek"

Ödüle layık görülen tasarımlar arasında "Eco Barrow" isimli insansız tarım aracı platformunun bulunduğuna dikkati çeken Gürsu, tasarımın "alternatif enerjili ulaşım araçları" kategorisinde gümüş ödüle layık görüldüğünü belirtti.

Gürsu, tasarıma ilişkin şu bilgileri verdi:

"Elektrik enerjisiyle çalışan tasarım, tarım, yapı ve savunma gibi çeşitli sektörler için özelleşebilecek bir araç çözümü öneriyor. Tarım arazilerinde kullanılmak üzere geliştirilen insansız araç, yük taşıma, sulama, ilaçlama, kazı ve vinç gibi çeşitli görevler için modüler yapıda bir platform sunuyor. Elektrik motoruyla çalışan paletli sistem, önceden tanımlanmış bir patikada yol alabiliyor veya kumanda ile yönetilebiliyor. Çok işlevli platform sayesinde büyük araçların giremediği bölgelerde mahsul toplama ve tarım faaliyetlerinde otomatizasyon sağlanabilecek."

9 Temmuz 2016 Cumartesi

Türkiye'de bir tek bu tesiste üretiliyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), sınır ve operasyon bölgelerinde kullandığı tüm dürbünler, üretimi Sakarya'da yerli imkanlar ile üretiliyor.

Sakarya'da bulunan 1'inci Ana Bakım Merkezi Komutanlığı'nda ‘Fırtına ve Poyraz Mühimmat Aracı'nın yanı sıra tüm klasik optik sistemlerinin tasarım ve imalatı da gerçekleştiriliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan tüm araç ve silah üstü atış kontrol aletleri ile, personelin kullandığı gözetleme dürbünleri ile teleskopların imalatı, bakımı Türk işçilerin elinde gerçekleşiyor.

Tesis Türkiye'de tek

İmalatı ve bakımları yapılan dürbünler, sınır ile operasyon bölgelerinde adeta Mehmetçik'in keskin gözleri oluyor. 1982 yılından bu yana faaliyet gösteren ‘Optik Üretim Merkezi' Türkiye'de tek olması ile de aynı bir gurur kaynağı. Merkezde yüksek teknolojiye sahip, bilgisayar kontrollü tezgahlarda nanoteknoloji kullanılarak geçirgenlik ve yansıma kaplamalarıyla istenilen özelliklere sahip optikler üretiliyor. Tesiste, şahin teleskop, top-havan optik nişan alma aleti, atmaca dürbün, oynar başlıklı dürbün, holografik nişangah sistemi, kartal teleskop, küresel ve küresel olmayan merceklerin tasarımı ve imalatı gerçekleştiriliyor.

2 Temmuz 2016 Cumartesi

Mobil internet bağlantı hızı artıyor

Dünya genelinde mobil internet bağlantı hızı her geçen gün artarken, Avrupa kıtasının en yüksek ortalama bağlantı hızına sahip olduğu açıklandı.

Dünya genelinde mobil internet bağlantı hızı her geçen gün artarken, Avrupa kıtasının en yüksek ortalama bağlantı hızına sahip olduğu açıklandı.

ABD merkezli internet sunucusu Akamai şirketinin yıllık raporuna göre, 2016 yılında dünya genelinde mobil internet bağlantı hızı yüzde 12 artış göstererek saniyede 6,9 megabit (Mbps) yükseldi.

Avrupa'dan Birleşik Krallık, 27,9 megabit bağlantı hızıyla dünyada en yüksek ortalama hıza sahipken, Birleşik Krallık'ı 19,4 megabit ile Belçika ve 5,7 megabit ile Almanya takip etti.

Aralarında İspanya, Danimarka, Hollanda ve Slovakya'nın yer aldığı birçok Avrupa ülkesinin, dünyada en yüksek ortalama mobil internet bağlantı hızına sahip olduğu belirtildi.

Türkiye dünya ortalamasının altında, ABD'nin ise üstünde yer alıyor

Raporda, Türkiye'de ortalama mobil bağlantı hızının 6,4 megabitle dünya ortalamasının altında kaldığına, öte yandan ABD'dekinin çok üzerinde bir hıza sahip olduğuna dikkat çekildi.

ABD 5,1 megabit ortalama mobil bağlantı hızıyla, Türkiye, Kenya, Paraguay ve Katar gibi ülkelerin çok gerisinde kaldı.

Türkiye'de en yüksek mobil bağlantı hızı 76,9 megabit olarak ölçülürken, ABD'de en yüksek hızın 19,8 megabit olduğu tespit edildi.

Öte yandan, genel internet bağlantı hızında da geçen yıla göre dünya genelinde yüzde 23'lük bir artış olduğu gözlendi.

30 Haziran 2016 Perşembe

Liselilerin 'Kotaran'ı ilgi görüyor

Trabzon Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Teknolojileri Bölümünden 4 öğrenci "Elektrikli Lastik Tekerlekli Yüklenici" sistemini geliştirdi.

Trabzon Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Teknolojileri Bölümünden 4 öğrenci "Elektrikli Lastik Tekerlekli Yüklenici" sistemini geliştirdi.

Makine Teknolojileri Bölümü öğretmenlerinden İlyas Kolaylı, Ahmet Özoğlu ve Sebahattin Tok gözetiminde, son sınıf öğrencileri Mütdalip Demirci, Eyyüp Can Aksoy, Berat Alemdağ ve Ruşen Kibar tarafından geliştirilen proje kapsamında, küçük ve dar alanda amatör işlerde kullanılması için elektrikli iş makinesi üretildi.

Öğrenci ve öğretmenler tarafından hazırlanan ve adı "Kotaran" konulan elektrikli iş makinesi, inşaat firması sahipleri başta olmak üzere görenlerin ilgi odağı oldu.

Kolaylı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projeyi 4006 TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında, öğrenci ve öğretmenlerin birlikte tasarladığını söyledi.

Sistemin yaklaşık 2 ayda tamamlandığını anlatan Kolaylı, "Projeyi iki aşamalı düşünüyoruz. Bu yıl birinci aşaması olan, bir operatör yardımıyla kumanda edilmesini planladık ve onu ortaya çıkardık. İkinci aşamasında da tamamen uzaktan kumandalı yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl hedefimizde bu var." dedi.

Sistemin bazı parçalarını dışarıdan aldıklarını belirten Kolaylı, projenin hayata geçmesinin, hayırseverlerin desteğiyle yaklaşık 11 bin liraya mal olduğunu kaydetti.

"Milli projelerde görev almak istiyoruz"

Öğrencilerden Eyyüp Can Aksoy da okuldan bu yıl mezun olduklarını kaydederek, şunları söyledi:

"Hedefim güzel bir üniversiteyi kazanıp makine mühendisi olmak ve kendimi geliştirmek. Hepimizin hedefi bu aslında. Özellikle milli projelerde görev almak

28 Haziran 2016 Salı

14 bin yıllık fosil

Meksika'nın başkenti Meksiko yakınlarında, 14 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen mamut fosili bulundu.

BBC'de yer alan habere göre, Meksika'nın başkenti Meksiko'ya bağlı Tultepec köyü yakınlarında mamut fosili bulundu.

Meksikalı uzmanlar, kalıntıları parçalara ayrılmış halde bulunan mamutun, insanlar tarafından eti ve postu için öldürülmüş olabileceğini ifade etti.

Yerin iki metre altında iyi muhafaza edilmiş halde bulunan fosilin 14 bin yıl öncesine ait olabileceği bildirildi.

Antropoloji ve Tarih Ulusal Enstitüsü'nde görevli arkeolog Luis Cordoba, başkent Meksiko yakınlarında 50'den fazla mamut kalıntısının bulunduğunu söyledi.

Fosillerin bir araya getirilerek sergilenmesi bekleniyor.

25 Haziran 2016 Cumartesi

WhatsApp'a bomba gibi bir özellik daha

WhatsApp'a bu kez kullanıcıların mesajlaşma üzerinden birbirlerini etiketleyebileceği özellik geliyor.

Ubergizmo'nun haberine göre,WhatsApp'ta grup konuşmaları içerisinde bir kişiye ulaşabilmek için o kişiyi etiketleyebileceksiniz. Örneğin Ahmet'e ulaşmak istiyorsanız @ahmet yazacaksınız ve o kişiye özel bildirim gidecek.

23 Haziran 2016 Perşembe

Facebook CEO'sundan hackerlara karşı ‘bantlı' önlem

Facebook'un kurucusu ve CEO'su milyarder Mark Zuckerberg'in paylaştığı bir fotoğrafta dizüstü bilgisayarının kamerasını ve mikrofon girişini bantladığı görüldü. Bu fotoğraf Zuckerberg'in hacker'lara karşı böyle önlem aldığı yorumlarına neden oldu.

Instagram'ın aylık 500 milyon aktif kullanıcıya ulaşması nedeniyle bir kutlama mesajı paylaşan Zuckerberg'in fotoğraf karesinde arkada bulunan dizüstü bilgisayarının kamerasını ve mikrofonunu bantla kapattığı görüldü.

Facebook CEO'su Mark Zuckerberg görünüşe göre kendisine casusluk yapılması ihtimalinden dolayı kaygılı. Dün paylaşılan fotoğrafta, Zuckerberg, imzası haline gelen gri tişörtüyle poz veriyor. Elinde tuttuğu çerçevede, “Bu noktaya ulaşmamızda emeği geçen herkese teşekkürler” yazıyor.

Bir cisimle kapatılmadığı zaman, laptopların ön kamerasının kontrolünün yetenekli hacker'lar tarafından ele geçirilebileceği söyleniyor. Zuckerberg'in, kamerayı bir parça bantla kapatarak, bunun gerçekleşmesini önlemeye çalıştığı anlaşılıyor.

21 Haziran 2016 Salı

Türkiye'nin gururu oldular

Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencileri 39 ülkeden bin kişinin yarıştığı Dünya Robot Olimpiyatları Oyunlarında, biri engellilere yönelik iki ayrı proje ile iki dünya birinciliği kazandı.

Işıklar Askeri Hava Lisesi Robot ve Programlama Takımı öğrencileri, ABD'de 39 ülkeden binin üzerinde kişinin yarıştığı Dünya Robot Olimpiyatları Oyunlarında (ROBOGAMES), "Engelsiz Yaşam Projesi" ve geliştirdikleri robot ile iki dünya birinciliği elde etti.

California eyaletinde düzenlenen ve Japonya, Güney Kore, ABD, Kanada, Hong Kong, Çin, Almanya, Fransa, Rusya, Hindistan'ın da aralarında bulunduğu 39 ülkeden binin üzerinde yarışmacının ter döktüğü ROBOGAMES'e katılan Işıklar Askeri Hava Lisesi Robot ve Programlama takımı, iki kategoride rakiplerini geride bıraktı.

Dünyanın en geniş katılımlı ve en büyük robot yarışması olma özelliği ile Guinnes Rekorlar Kitabı'na giren ROBOGAMES'te askeri öğrenciler, Hava Öğretmen Üsteğmen Hüsnü Turhan danışmanlığında "Best Of Show" ve "Balancer Race" kategorilerinde hünerlerini sergiledi.

NASA, INTEL gibi kurumlardan temsilciler ile farklı üniversitelerden akademisyenlerin oluşturduğu jüri tarafından üç gün boyunca yenilik, fayda, uygulanabilirlik, özgünlük kriterleri açısından değerlendirilen "Engelsiz Yaşam" (Beyin Dalgaları ve Baş Hareketleriyle Kontrol Edilebilen Akıllı Sistemler) projesi, "Best Of Show" kategorisinde altın madalyaya layık görüldü.

"Okulumuzu ve ülkemizi en iyi derecede temsil ettik"

ROBOGAMES'e "Robot ve Programlama Takımı" adına katılan 11. sınıf öğrencisi İrfan Akarsu, yaptığı açıklamada, Engelsiz Yaşam projesi ile bu sene içinde Türkiye genelinde 4 farklı yarışmaya katıldıklarını aktararak şunları söyledi:

"Bu yarışmaların hepsinde birincilik elde ettik. Ülkemizi yurt dışında temsil etmek için uluslararası yarışmalara katıldık. Amerika'da düzenlenen ve en çok uluslararası katılımcının olduğu ROBOGAMES yarışmasına katıldık. Bu yarışmaya giden ilk Türk katılımcıyız. Engelsiz Yaşam Projesi ve yaptığımız bir denge robotuyla katıldığımız iki kategoride birincilik elde ettik. Bunlar Türkiye adına ilk kez kazanılan dereceler. Okulumuzu ve ülkemizi en iyi derecede temsil ettik."

9 Haziran 2016 Perşembe

3,2 milyon abone internette 'güveni' seçti

BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan, tamamen ücretsiz olan güvenli internet hizmetinden gönüllü yararlanan 3 milyon 200 bin abone bulunduğunu belirterek, "Bu abonelerin yüzde 80'i aile profilinde bulunuyor." dedi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan, tamamen ücretsiz olan güvenli internet hizmetinden gönüllü yararlanan 3 milyon 200 bin abone bulunduğunu belirterek, "Bu abonelerin yüzde 80'i aile profilinde bulunuyor. Bu sayıyı daha da artırmak için gençlerimizi, öğrencilerimizi ve vatandaşlarımızı bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz." dedi.

Sayan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siber güvenlik konusunun çok kapsamlı bir mesele olması nedeniyle bütüncül yaklaşımlarla ele alınması gerektiğini ifade etti. Kullanıcıların bilinçli olması gerektiğini dile getiren Sayan, kaynağı bilinen ve lisanslı uygulamaların kullanılması, güvenilir sitelerin ziyaret edilmesi ve yine bilinmeyen kaynaklardan gelen e-postaların açılmamasının güvenliği artıran unsurlar olduğunu söyledi.

Oltalama saldırıları, fidye yazılımı gibi saldırıları önlemekte antivirüs programlarının tek başına yeterli olamadığına dikkati çeken Sayan, kullanıcılara güvenli internet hizmetini tavsiye etti. Güvenli internet hizmetinde yer alan sitelerin çeşitli filtrelerden geçmiş güvenilir siteler olduğunu anlatan Sayan, "Bu hizmet vasıtasıyla çocuklarımız da internetin zararlı içeriklerinden korunmakta ve güven altına alınmaktadır. Bu hizmet vasıtasıyla yine yüzde 100 güvenlik sağlanmış olmasa da en azından daha güvenli bir kullanım sağlanmış olmaktadır. Bugün itibarıyla güvenli internet hizmetinden gönüllü yararlanan 3 milyon 200 bin kullanıcı bulunuyor. Bu kullanıcıların yüzde 80'i aile profilinde bulunuyor. Bu sayıyı daha da artırmak için gençlerimizi, öğrencilerimizi ve vatandaşlarımızı bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz." diye konuştu.

Sayan, siber saldırıların maliyetlerine ilişkin rakamların belirli varsayımlara dayanan kestirimler olduğunu ifade ederek, bazı kaynaklarda küresel olarak siber saldırıların maliyetinin 400 milyar doları bulduğuna dair tahminlerin olduğunu söyledi.

7 Haziran 2016 Salı

Soğuk zincir ürünleri için 'akıllı etiket' geliştirdiler

İzmir'de iki lise öğrencisi, soğuk ortamda taşınması gereken aşı, dondurulmuş gıda gibi ürünlerin sıcağa maruz kalarak bozulması durumunda renk değiştiren akıllı etiket üretti.

İzmir'de iki lise öğrencisi renk değiştiren bir oyuncaktan etkilenerek, soğuk zincir ürünlerinin bozulduğunu gösteren akıllı etiket üretti.

Öğrenciler, kimyasal madde kullanmadan geliştirdikleri akıllı etikette ham ipek ve kırmızı lahana kullandı.

Suyun sıcaklığına göre renk değiştiren oyuncak arabalardan etkilenen Özel Ege Lisesi 12. sınıf öğrencisi Berker Alpöz, renk değiştiren boyaların farklı malzemelerde nasıl kullanılabileceğini sorgulayarak sınıf arkadaşı Ardan Han ile okul laboratuvarında çalışmaya başladı.

Alpöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ısındığında renk değiştiren ve tekrar eski rengine dönmeyen boya geliştirmek için 3 yıl araştırma yaptıklarını, bu süre zarfında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü laboratuvarlarından da yararlandıklarını ifade etti. Alpöz, organik malzemelerle geliştirdikleri boyayı soğuk zincirle taşınan aşı, ilaç ve dondurulmuş gıdalarda kullanılabilir hale getirdiklerini dile getirdi.

Taşıma koşullarında yaşanan sorunlar ya da elektrik kesintisi, soğutucunun devre dışı kalması gibi nedenlerle aşı ve gıdaların bozulabildiğine işaret eden Alpöz, "Geliştirdiğimiz etiket, bu ürünler için sigorta görevi görüyor. Yeşil renkli bu etiket, sıcaklığın artması halinde kırmızıya dönüyor, tekrar soğusa dahi bu rengini koruyarak kullanıcıya uyarı yapıyor." dedi.

İpek ve lahana kullanıyorlar

Proje ortağı öğrenci 18 yaşındaki Ardan Han da renk değiştiren etikette ham ipek ve organik renklendiriciler kullandıklarına dikkat çekti.

Kimyasal olmaması nedeniyle ürünün gıda ve ilaçlarda kullanılabileceğine işaret eden Han, "Temelde kullandığımız asıl madde ham ipek ve organik renklendiriciler. Renklendirici olarak ilk etapta zerdeçal kullandık. Ancak renk değişiminin kırmızı lahanada daha net gözlenebildiğini fark ederek bu ürüne yoğunlaştık." şeklinde konuştu.

Lise son sınıf öğrencisi olduklarını ve Lisans Yerleştirme Sınavları'na hazırlandıklarını ifade eden Han, fırsat buldukça ürünün üzerinde çalıştıklarını ve üniversiteyi kazanmaları durumunda laboratuvarlarda daha fazla çalışma imkanı bulacaklarını anlattı.

4 Haziran 2016 Cumartesi

Öğrencilerinin geliştirdiği 'su altı aracı' NASA yolunda

Kocaeli Üniversitesinde eğitim gören 8 öğrencinin geliştirdiği, insansız su altı görüntüleme aracı, NASA'daki yarışmada Türkiye'yi temsil edecek.

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde eğitim gören 8 öğrencinin, su altında tarama yapmak ve nesnelerden numune almak üzere geliştirdiği insansız su altı görüntüleme aracı, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) Derinlik Kontrol Laboratuvarı'nda yapılacak yarışmada görücüye çıkacak.

Öğrencilerin 3 yıllık bir çalışmayla geliştirdikleri "Lucky Fin" adlı insansız su altı görüntüleme aracı, Türkiye'de nisan ayında yapılan "Uzaktan Kumandalı Su Altı Araç Yarışması"nda birinci oldu ve NASA'nın 23-25 Haziran'da düzenleyeceği "Mate Rov International 2016" yarışmasında Türkiye'yi temsil etmeye hak kazandı.

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yakut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de bu alanda yapılmış bir çalışma olmadığını söyledi.

Türkiye'nin ilk defa bir araçla bu yarışmada yer alacağına dikkati çeken Yakut, yarışma ekibi ve araca yapılacak eklemeler için maddi imkanlara ihtiyaç duyduklarını belirtti. Yakut, "Sponsor arayışı içindeyiz. Yarışmanın senaryosuna baktığımızda ekibim için umutluyum. NASA'daki yarışmadan iyi bir derece alacağımızı düşünüyorum. NASA'nın Derinlik Kontrol Laboratuvarı'nda yapılacak yarışmada ülkemizi en iyi şekilde temsil edip iyi bir dereceyle dönmek istiyoruz. Başarıyla dönebileceğimizi düşünüyorum. Diğer ekipleri de izledik. Biz iyi bir noktadayız." ifadesini kullandı.

150 metre derinliğe inebilen araçla, su altında görüntüleme, taşıma ve yerleştirme işlemlerinin yanı sıra su kirliliği ölçümü yapılabiliyor.

2 Haziran 2016 Perşembe

'Türkiye'de en çok Facebook kullanılıyor'

Doç. Dr. Eraslan, "Nüfusumuzun yüzde 45'i mobil üzerinden sosyal medya kullanıyor. Türkiye'deki kullanıcıların en çok kullandığı sosyal platform Facebook'tur." dedi.

Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Eraslan, "Nüfusumuzun yüzde 45'i mobil üzerinden sosyal medya kullanıyor. Türkiye'deki kullanıcıların en çok kullandığı sosyal platform Facebook'tur. Onun ardından sırasıyla en çok Youtube, WhatsApp, Facebook Messenger, Twitter ve Instagram'ı kullanıyoruz." dedi.

Sosyal medya üzerine kitapları bulunan Doç. Dr. Eraslan, AA muhabirine, 2016 yılının ilk 5 ayında Türkiye'deki sosyal medya kullanımına ilişkin yaptığı çalışma hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İstatistiklere göre Türkiye'de 46 milyonluk aktif internet kullanıcı sayısının yaklaşık 42 milyonunun aktif sosyal medya kullanıcısı olduğuna dikkati çeken Levent Eraslan, "Nüfusumuzun yüzde 45'i mobil üzerinden sosyal medya kullanıyor. Türkiye'deki kullanıcıların en çok kullandığı sosyal platform Facebook'tur. Onun ardından sırasıyla en çok Youtube, WhatsApp, Facebook Messenger, Twitter ve Instagram'ı kullanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de Facebook'u en çok 20-29 yaş aralığındakilerin kullandığını ifade eden Doç. Dr. Eraslan, Facebook kullanıcılarının yüzde 63'ünün erkek, yüzde 37'sinin ise kadın olduğunu söyledi.

Levent Eraslan, "Facebook'un Türkiye'de yoğun kullanılmasının çeşitli nedenleri var. Bunlar, bilinen ve tanınan ilk sosyal medya aracı olması, yaygınlığı ve tanınırlığıdır. Kullanımının basit olması, resim ve video paylaşım olanakları da bir diğer tercih nedenidir." diye konuştu.

31 Mayıs 2016 Salı

Japon bilim adamları biyolojik saati değiştiren molekül üretti

Japon bilim adamları, vücudun 24 saatlik döngüsünü değiştirerek uzun uçuşların ardından ortaya çıkan rahatsızlıkları (jet lag) ve vardiyalı çalışmanın negatif etkilerini azaltacak bir molekül üretti.

Japon bilim adamları, vücudun 24 saatlik döngüsünü değiştirerek uzun uçuşların ardından ortaya çıkan rahatsızlıkları (jet lag) ve vardiyalı çalışmanın negatif etkilerini azaltacak bir molekül üretti.

Nagoya Üniversitesi Biyomoleküler Değişim Enstitüsü araştırmacıları, ürettikleri moleküllerin "saat proteini" olarak da bilinen CRY enzimini etkileyerek uyku-uyanıklık döngüsünü yeniden ayarladığını ileri sürdü.

İnsan vücudunun biyolojik saatinin CLOCK, BMAL1, PER ve CRY adlı 4 ana düzenleyici protein tarafından belirlendiğine işaret eden araştırmacılar, PER ve CRY proteinlerinin sırasıyla CLOCK ve BMAL1'i bloke ederek günlük çevrimi tamamladığını belirtti.

Nagoya Üniversitesi araştırmacıları, CRY proteini üzerinde etki ederek 24 saatlik biyolojik döngüyü kısaltan molekülün birçok uyku sorununun çözümünde umut ışığı olduğunu vurguladı.

Araştırmacılardan Takashi Yoshimura, ürettikleri molekülü gönüllüler üzerinde denediklerini ve başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi.

Molekülle hayvanların uyku döngüsünü de kontrol etmeyi umut ettiklerini dile getiren Yoshimura, "Elde ettiğimiz başarının, tıbbi araştırmalar, gıda üretimi ve biyolojik saatle ilgili çalışmalara büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Biyolojik saatin jet lag gibi etkenler neticesinde bozulması uyku bozukluklarına yol açıyor. Uzun süreli uyku bozuklukları ise dolaşım, endokrin, bağışıklık ve sinir sistemlerini etkileyerek hipertansiyon, obezite ve ruh hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor.

Araştırma, Science Daily dergisinde yayımlandı.

28 Mayıs 2016 Cumartesi

'Türkiye artık ABD'den silahlı İHA almayacak'

ABD'de temaslarda bulunan ve Washington'daki önemli düşünce kuruluşlarından Atlantik Konseyi'nde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı Demir, Türkiye'nin artık ABD'den silahlı İHA almayacağını söyledi.

ABD'de temaslarda bulunan ve Washington'daki önemli düşünce kuruluşlarından Atlantik Konseyi'nde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, Türkiye'nin savunma sanayi alanında her geçen gün daha güçlü ve bağımsız adımlar attığını vurguladı.

Atlantik Konseyi'nde "Türkiye'nin Savunma Sanayisi Politikası" başlıklı panelde konuşan Demir, Türkiye ile ABD arasında birçok ortak savunma sanayi projesi olduğunu belirterek, Washington'ın bazı kritik projeleri reddetmesinin Ankara'yı söz konusu projeleri kendi başına yapmaya ittiğine işaret etti.

"Burada kinayeli bir şey söylemek istemem ama ABD'nin onaylamadığı bazı projeler için teşekkür ediyorum, çünkü bu durum bizi kendi sistemlerimizi geliştirmeye yöneltti" şeklinde konuşan Demir, birkaç yıl önce silahlı insansız hava aracı (İHA) projesini ABD'nin reddetmesinin ardından Türkiye'nin kendi başına bu sistemleri geliştirdiğini anlattı.

Türkiye'nin savunma sanayisini hem savunma hem de saldırı anlamında güçlendirmeye yönelik birçok adımın atıldığını vurgulayan Demir, özellikle PKK ve DAEŞ'e karşı verilen mücadelede bu iki unsurun aynı anda önemli olduğuna dikkat çekti.

Kilis'e DAEŞ tarafından yapılan saldırıları hatırlatan Demir, sadece yapılan saldırıları engellemenin yetmeyeceğini, saldırı noktalarının da vurulmasının gerekliliğini ifade etti.

ABD KONGRESİ'NİN ONAY VERMEDİĞİ SİLAH SATIŞLARI

Türkiye'nin terörle mücadelesinde zaman zaman ABD'den yeterli desteği görmediğini belirten Demir, "NATO üyesi Türkiye terörle mücadele ederken ABD Kongresi silahlı İHA ve bazı güdümlü mühimmatların satışında ayak diredi." dedi.

Türkiye'nin 2013 yılında karşılaştığı bu durumun ardından kendi silahlı İHA'larını üretmek için ciddi adımlar attığını aktaran Demir, bu tür sistemlerin üst düzeye gelmesinin zaman aldığını, ancak şu anda iyi bir noktada olduklarını ve silahlı İHA'ların artık kullanıldığını bildirdi.

TÜRKİYE, ABD'DEN İHA ALMAYACAK

Türkiye'nin bundan sonra ABD'den silahlı İHA almayacağını da sözlerine ekleyen Demir, "Artık bizim açımızdan o defter kapandı." dedi.

ABD'nin bazı silah sistemlerinin satışında "ayak diremesinin" Türkiye'yi kendi silahlarını yapmaktan alıkoymayacağını ifade eden Demir, Türk-Amerikan stratejik ilişkilerinin verimli bir şekilde sürmesinin önemine de vurgu yaptı.

Demir, dünyanın herhangi bir ülkesiyle belli koşullar sağlandıktan sonra işbirliği yapabileceklerini, ancak gelişmiş Batılı ülkelerle yapılabilecek ortak projelerin de pekala tercih edilebileceğini dile getirdi.

"Nihai amacımız, savunma ve teknolojide her geçen gün daha bağımsız olmaktır" diyen Demir, Türkiye'nin 2020 yılında kendi savaş uçağını yapacak noktaya gelmiş olacağını vurguladı. Demir, savaş uçağı projesinde uluslararası firmalarla işbirliği yapılacağını, ancak herhangi bir sözleşmede Türkiye'yi sınırlandıracak hiçbir madde istemediklerini kaydetti.

Demir, Uzun sürmesi ve finansal riskleri barındırması iddialarıyla eleştirilen F-35 savaş uçağı projesiyle ilgili değerlendirmesinde ise "Bu konuda istekli ve iyimseriz; ancak risklerin de farkındayız." dedi.

2014 yılından bu yana Savunma Sanayi Müsteşarı olarak görev yapan Demir, ABD'de uçak mühendisliği alanında yüksek lisans ve makine mühendisliği alanında doktora yaptıktan sonra çeşitli ülkelerde akademik çalışmalarda bulundu.

26 Mayıs 2016 Perşembe

Twitter'da fotoğraf ve video 140 karakterden düşmeyecek

Twitter, 140 karakter kullanımına ilişkin bazı değişiklikler yapacak. Tweetlerde fotoğraf ve video gibi eklentiler ile yanıt yazılan tweetlerdeki kullanıcı adları 140 karakterden düşmeyecek.

Sosyal paylaşım sitesi Twitter, kullanıcıların karakter sınırlaması sorununun çözümü için gelecek aylarda yeni düzenlemeye gideceğini duyurdu.

Twitter üzerinden yapılan duyuruda, kullanıcıların Twitter'da mesaj göndermenin ötesinde birçok uygulamaya erişebildiği kaydedilerek, bunun karakter sıkıntısına yol açtığı belirtildi.

Bu sorunun ortadan kaldırılması için artık mesajlara eklenen fotoğraf, video ve benzeri eklentiler ile hashtag ve yanıt mesajlarındaki isimlerin 140 karakterden düşmeyeceği vurgulanan açıklamada, kullanıcıların daha önce gönderdikleri tweetleri de retweet etmelerine ve aynı tweetleri alıntılamalarına imkan verileceği ifade edildi.

Bu özelliklerle kullanıcıların 140 karakteri daha özgürce kullanabilecekleri ve kullanım kolaylığına kavuşacakları belirtildi.

24 Mayıs 2016 Salı

TÜBİTAK'tan destek kazandı

İzmir'de üniversitesi öğrencilerince felçli hastalar için geliştirilen ve beyin dalgalarıyla kontrol edilebilen tekerlekli sandalye projesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) destek almaya hak kazandı.

İzmir'de üniversitesi öğrencilerince felçli hastalar için geliştirilen ve beyin dalgalarıyla kontrol edilebilen tekerlekli sandalye projesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) destek almaya hak kazandı.

Yaşar Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencileri Ali Selek ve İlker Işık, yurtdışında çalışmaları sürdürülen benzer projeleri inceledikten sonra daha uygun maliyetli ve gelişkin yerli tasarım proje geliştirip destek için TÜBİTAK'a başvurdu.

TÜBİTAK tarafından incelenen "Tekerlekli sandalyenin beyin dalgalarıyla kontrolü ve GPS ile yer bildirimi" isimli proje, desteklenmeye değer görüldü.

Projeyi beyin sinyallerinin incelenmesine bağlı olarak yapılacak bir Ar-Ge çalışması olarak tanımlayan Ali Selek, "Kısa adı EEG olan sistem, sensörler takılı bir şapka yardımı ile kişinin beyin dalgalarını okuyabiliyor ve bu bilgi bilgisayar tarafından analiz edilerek bağlı cihaza aktarılıyor. Bu sayede hangi hareketi yapmak istediğinizi, ne tarafa bakmak istediğinizi anlayabiliyor ve beyniniz ile verdiğiniz komutları, sanal ortamda da aynı hareketlerin gerçekleşmesini sağlayabiliyorsunuz. Projemizin çıkış noktası bu cihaz oldu. Beyinden gelen sinyaller kullanılarak vücudun herhangi bir organı kullanılmaksızın tekerlekli sandalyenin kontrolünün sağlanmasını amaçladık." dedi.

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Bu fosiller 2,5 milyon yıllık

Burdur'un Kemer ilçesindeki kazılarda ortaya çıkarılan, yaklaşık 2,5 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtilen fosiller, Doğa Tarihi Müzesi'nde ziyaretçilerini bekliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 11 Mart'taki Burdur programı kapsamında toplu açılış töreniyle açılışını gerçekleştirdiği müzenin tanıtımı amacıyla program düzenlendi.

Elmacık köyündeki kazıların bilimsel danışmanlığını yapan Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berna Alpagut kazılarda güney fili fosillerinin ön plana çıktığını kaydetti.

Bu canlıların Anadolu üzerinden dünyaya yayıldıklarını anlatan Alpagut, "Güney filleri Burdur'da evrim geçirdiler. O zaman bol su kütlelerinin olduğu bu ortamın canlılarıydılar. Boynuzgiller, gergedangiller, atgiller ile geyikgiller de vardı. Biz şimdilik sınırlı olan bu ailelerle ilgili yayınlarımıza başladık. İleriye çok umutla bakıyoruz. Bu yıl ekim ayında kazılarımız muhtemelen devam edecek. Geri kalan fosilleri toparlayarak müzeye kazandırmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Müzede çeşitli hayvan prototipleri, çocuklar için doğa tarihiyle ilgili bölüm, fillerin gösterildiği animasyon gösterimi de yer alıyor.

17 Mayıs 2016 Salı

Otomobiller siber saldırılara karşı korunacak

ABD merkezli uzay-havacılık sistemleri üreticisi Honeywell, internet bağlantılı araçlara yönelik siber saldırılara karşı güvenlik ürünleri geliştiriyor.

ABD merkezli uzay-havacılık sistemleri üreticisi Honeywell, internet bağlantılı araçlara yönelik siber saldırılara karşı güvenlik ürünleri geliştiriyor.

Honeywell'in, ABD'nin Arizona eyaletine bağlı Phoenix kentindeki yerleşkesinde "Uluslararası Medya Günü" etkinliği düzenlendi.

Etkinlikte konuşan, Honeywell Otomobil Yazılım Bölümü Genel Müdürü Christopher Greentree, internete bağlı otomobil sayısının her geçen gün arttığına, bu durumun da siber güvenlik sorununu ortaya çıkardığına dikkati çekti.

Greentree, uzay ve havacılık teknolojisini otomobillere aktarma konusundaki çalışmalara işaret ederek, "Günümüzde çok daha fazla otomobil internet bağlantısına sahip. Bu bağlantı sürücülerin hayatını kolaylaştırıyor. Ancak bu, araçları ticari veya kişisel siber güvenlik tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor." diye konuştu.

"Siber saldırıların nereden geldiği görülebilecek"

Otomobilleri daha "akıllı" yapmak için çalıştıklarını ifade eden Greentree, üzerinde çalışılan sistemle araçlara yönelik siber saldırıların nereden geldiğinin görülebileceğini, saldırganı bulmak için yetkililerle irtibata geçileceğini bildirdi.

Söz konusu teknolojinin tüm araçlarda kullanılabileceğini kaydeden Greentree, şunları kaydetti:

"Araştırmalara göre, 2020 yılında dünya genelinde internet bağlantısı olan otomobil sayısı 150 milyonu aşacak. Uzmanlar, internet üzerinden çok sayıda otomobili hedef alan büyük ölçekli saldırılar düzenlenebileceğine dikkati çekerken, "Bilgisayar korsanları, otomobillerin güvenlik sistemlerini ele geçirebilir, direksiyonu, frenleri etkileyerek insan hayatını tehlikeye sokabilir."

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Başkentlilere "Mars'a yolculuk" fırsatı

Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesince yarın "Mars'a Yolculuk" temalı halk günü etkinliği düzenlenecek, havanın uygun olması halinde teleskoplarla gözlem yapılabilecek.

Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesince yarın "Mars'a Yolculuk" temalı halk günü etkinliği düzenlenecek, havanın uygun olması halinde teleskoplarla gözlem yapılabilecek.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, güneş sistemindeki en küçük ikinci ve güneşe en yakın dördüncü gezegen Mars, dünya dışında yaşam olasılığının varlığına dair çok sayıda araştırmaya konu oldu.

Son yıllarda NASA tarafından yürütülen araştırmalarda söz konusu gezegende suyun varlığına dair kanıtlar bulunması "Mars'ta hayat var mı veya başka bir gezegende yaşam kurulabilir mi?" gibi düşünceleri yeniden gündeme getirdi.

Kreiken Rasathanesi tarafından yarın düzenlenecek "Mars'a Yolculuk" temalı halk günü etkinliğinde bu gezegen ile ilgili birçok konuya yer verilecek, Mars'ın dünya ile benzerlikleri ve farklılıkları ele alınarak yaşamın burada devam edip edemeyeceği konusu ele alınacak.

Havanın açık olması durumunda Ay, Mars, Jüpiter ve Satürn'ün yanı sıra derin uzay cisimlerinin de teleskoplarla gözleneceği etkinlikte, gerçekleştirilecek çıplak gözle gökyüzü tanıtımıyla katılımcılar takımyıldızları daha yakından tanıma fırsatı bulacak.

13 Mayıs 2016 Cuma

WhatsApp uygulaması artık bilgisayarda

WhatsApp'ın mobil uygulamasından sonra bilgisayarlar için de özel bir uygulama bu sabah kullanıma sunuldu.

Whatsapp; Windows 8, Windows 10 ve Mac OS X 10.9 (Mavericks) ve üstü sürüm işletim sistemleri için kendi uygulamasını bu sabah yayınladı. Uygulama ile birlikte kullanıcıların artık Whatsapp Web'i kullanmalarına gerek kalmazken, uygulamayı ücretsiz olarak indirerek de kullanıcılar bilgisayar başında çalışmalarını sürdürebilecek.

TARAYICI ZORUNLULUĞU KALDIRILDI

Whatsapp'ın uygulamasının bilgisayarlara gelmesiyle birlikte artık tarayıcı kullanma zorunluluğu da kalmadı; zira uygulama arkaplanda çalışacağından kullandığınız tarayıcıda bir sekmeyi Whatsapp için ayırmak gerekmeyecek.

WHATSAPP NASIL KULLANILIR?

Uygulama şu an Windows 8'in altı Windows sürümlerinde çalışmıyor. Yeni sürüm Windows ve Mac OS kullananların QR kodunu taratmaları gerekiyor; tıpkı Whatsapp Web'de olduğu gibi. Böylece Whatsapp'a bağlandığınızda bildirimler de aynen diğer uygulamalarda olduğu gibi ekranın sağ alt bölümünde görülecek.

10 Mayıs 2016 Salı

Merkür Güneş'in önünden geçti

Güneş'e en yakın ve Güneş Sistemi'nin en küçük gezegeni olan Merkür, Dünya ile Güneş'in arasından geçti.

Geçiş esnasında Merkür Güneş üzerinde küçük bir nokta gibi göründü.

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Savunma sanayisi ürünleri yazıcıdan çıkacak

Savunma sanayisinin ihtiyaçlarını hızlı ve düşük maliyetlerle karşılayacak 3 boyutlu yazıcılarla denizaltı pervanesi, uçak ve uçaksavar parçası, her türlü silahın ekipmanı yerli olarak üretilebilecek.

Üretimde ve savunma alanında dışa bağımlılığı büyük ölçüde ortadan kaldıracağı belirtilen, boyut sınırlaması olmadan üretim yapabilen 3 boyutlu metal yazıcı teknolojisi Türkiye'de kullanıma sunuldu.

Savunma sanayisi firmalarının dikkatini çeken 3 boyutlu metal yazıcılarla denizaltı pervanesi, uçak ve uçaksavar parçası, her türlü silahın ekipmanının da aralarında bulunduğu teknolojik ürünler yerli olarak üretilebilecek.

Üretimde maliyetleri neredeyse yarı yarıya düşüren 3 boyutlu metal yazıcı teknolojisiyle, onarım yapılabilecek, her türlü arızalı ve aşınmış parça yerinde tamir edilebilecek.

Şimdiye kadar sadece iki ülkede kullanılan özel bir lazer teknolojisi (DMT) ile dünya üzerindeki her türlü metalin tozundan, metal parça üretimi yapan 3 boyutlu yazıcı, endüstriyel üretimde büyük farklılık yaratıyor. CNC tezgahlarla ve klasik yöntemlerle üretilmesi mümkün olmayan şekillerde metal parçaları, yekpare olarak imal eden INSSTEK 3 boyutlu metal yazıcı, özellikle kalıplarda maliyeti ve üretim süresini ise ciddi oranda azaltıyor.

İstenilen metal tozu kullanılabiliyor

3Drm Evre Teknoloji Sanayi ve Ticaret AŞ Üst Yöneticisi Burhan Gögce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, metal yazıcı teknolojisi sayesinde, karmaşık ve özel yapıdaki parçaların, metal tozlarının yüksek güçlü lazerle işlenmesiyle zaman ve maliyet faktörleri en aza indirgenerek kolayca üretilebildiğini söyledi. Gögce, bu teknolojinin otomotiv, tıp, havacılık, savunma ve kalıp imalatı endüstrilerinde yaygın şekilde kullanıldığını kaydetti.

Savunma sanayisi test ediyor

Burhan Gögce, savunma sanayisinden çeşitli parçaların üretimine ilişkin talepler aldıklarını, üretimini gerçekleştirdikleri parçaların kurumlar tarafından yürütülen testlerinin sürdürüldüğünü belirtti.

Gögce, söz konusu teknolojinin kullanım alanı ve sağlayacağı olanaklara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Örneğin yazıcının gemide kullanılması halinde stok tutma ihtiyacı ortadan kalkacak ve arızalanan parçalar gemide üretilebilecek. Operasyonlarda tetik kırılması, silah parçalarının kırılması, bozulması gibi durumlarda ihtiyaç duyulan parçalar yerinde temin edilebilecek. Savunma sanayisinde bu teknolojiyi çok daha etkin kullanmak mümkün. Bu cihazla, yedek parça ihtiyacından kaynaklanan sorunlar kısa sürede ve ekonomik olarak, hiç kimseye bağımlı kalmaksızın çözülebilir.

5 Mayıs 2016 Perşembe

Dünya markası tv kanalları Türkiye'de

SPI International'ın FilmBox kanalları, Türkiye'de HD yayın kalitesi ile yayınlanmaya başladı. FilmBox HD, FightBox HD, DocuBox HD ve Fast&FunBox HD kanalları TURKSAT uydusundan D-Smart izleyicilerine ulaşıyor.

Dünyada 30 farklı ülkede yayın yapmakta olan SPI FilmBox kanalları, Türkiye'de Türkçe altyazı veya dublajla izlenebiliyor.

FilmBox HD, Hollywood'un en çok izlenen filmlerini, Avrupa sinemasını ve büyük uluslararası yapımcıların popüler TV dizilerini yayınlıyor. FightBox HD, dünyanın en önemli uluslararası karma dövüş sanatları (MMA) ve kickboks organizasyonlarını canlı yayınlıyor. Fast&FunBox HD, dünyanın her yerinden adrenalin sporlarına geniş yer veren diğer bir spor ve yaşam tarzı kanalı. DocuBox HD ise, birbirinden ilginç belgeseller ve vahşi hayat, doğa ve insan medeniyetini konu eden yayınlar sunuyor.

SPI International / FilmBox MENA Bölgesi direktörü Murat Muratoğlu, “D-Smart ile kısa süre önce imzaladığımız bu işbirliği anlaşması, SPI kanallarının Türkiye ve komşu ülkelerde daha çok eve ulaşması için önemli bir adım" diye konuştu.

5 kıtada 45 milyonun üzerinde abone

SPI International, 5 kıtada 45 milyonun üzerinde abonesi ve 30'u aşkın televizyon kanalıyla faaliyet gösteren global bir medya şirketidir. SPI aynı zamanda dünya genelinde 4K/ Ultra HD içeriğin de en büyük toplayıcılarından biri konumunda yer almaktadır. SPI gelişmiş teknolojisi sayesinde abonelerinin 4K/UHD programları da dahil olmak üzere, TV kanalları ve tüm film arşivine internete bağlanabilen herhangi bir cihaz ile büyük global medya sağlayıcılar ve yerel OTT sağlayıcılar üzerinden ulaşma imkanı sağlıyor. 25 yılı aşkın bir süredir uluslararası pazarda lider film tedarikçisi ve televizyon programcısı olan SPI, büyük lisans tedarikçileri işbirliğiyle yüksek talepli ilgi çekici içerikler sağlıyor.

3 Mayıs 2016 Salı

ASELSAN yeni buluşlarının meyvelerini topluyor

ASELSAN, Ar-Ge yatırımlarının meyvelerini, yeni buluşlara imza atarak topluyor.

ASELSAN, Ar-Ge yatırımlarının meyvelerini, yeni buluşlara imza atarak topluyor.

ASELSAN, geçen yıl 712 milyon lirası dış kaynaklı, 200 milyon lirası özkaynaklardan finanse edilen toplam 912 milyon liralık Ar-Ge çalışmasınaimza attı.

Ar-Ge çalışmalarını 5 merkezde 2 bin 200 Ar-Ge mühendisiyle sürdüren şirket, bu çalışmaların sonunda ortaya çıkan buluşları, patent ve faydalı model başvurularıyla tescilliyor.

ASELSAN mühendislerinin son dönemde gerçekleştirdiği buluşlar arasında "pil ayarlama sistemi" bulunuyor. Buluş, pille çalışan askeri termal görüntüleme cihazlarında kullanılan pil sayısının ve dolayısıyla cihazın çalışma süresinin kullanıcı tarafından ayarlanabilmesine olanak veren bir pil ayarlama yöntemini içeriyor.

"Araca entegre motori̇ze kollu ataletsel navi̇gasyon teknoloji̇si̇ne dayalı topçu yer ölçme ci̇hazı" ile "Termal el dürbünü" de Ar-Ge çalışmaları sonucu ortaya çıkan buluşlar arasında yer alıyor.

30 Nisan 2016 Cumartesi

'Siber güvenlik milli bir mesele'

HAVELSAN Genel Müdürü Atalay, "Siber güvenlik alanını kendimize yeni genişleme alanı olarak seçmiş bulunuyoruz. Sadece yatırım yapıyoruz, bunun geri dönüşüyle ilgili bir hesabımız yok. Bu bir milli mesele." dedi.

Siber savaşın günlük hayatı maddi ve manevi olarak etkileyen bir olgu olduğuna dikkati çeken Atalay, "Biz bir vakıf ve misyon şirketiyiz. Ticari bir şirketiz ama her şeyi ticaret için yapan bir şirket değiliz. Bir misyonumuz var: Başta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olmak üzere devletimizin bizim faal alanımızda ihtiyaç duyacağı teknolojik çözümleri minimum dış bağımlılıkla, hatta hiç dışa bağımlılık olmadan tamamen milli olarak geliştirip devletimizin kullanımına sunmak. Bunu yapabilmek için çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

HAVELSAN'ın siber güvenlik konusunda bugüne kadar çeşitli faaliyetler yürüttüğünü hatırlatan Atalay, gelinen noktada siber güvenlik alanını kendilerine yeni genişleme alanı olarak seçtiklerini kaydetti.

Atalay, siber güvenliğe yapılan yatırımların maddi olarak geri dönüşüyle ilgili bir hesaplarının olmadığını vurgulayarak, "Bu bir milli mesele. Ticari bir geri dönüş beklemiyoruz. Türkiye'de bu alanda bir boşluk var, bir bakıma durumdan vazife çıkardık. HAVELSAN yazılım temelli teknoloji çözümleri geliştiren bir şirket." diye konuştu.

15 bin siber güvenlik uzmanı açığı

Siber güvenlikte milli çözümler bulunmadığı sürece güvende olunamayacağının altını çizen Atalay, şunları kaydetti:

"Milli çözümler olmazsa olmaz diyerek yola çıktık. Bu çözümleri kullanıp yönetebilecek insan kaynağı lazım. Bu alanda yine sorumluluk aldık. İnsan yetiştirmeliyiz. Sadece bizim için değil, 2019 için dünyada 2 milyon siber güvenlik uzmanı açığı var. Bize düşen payın da en az 15 bin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de 15 bin civarında siber güvenlik uzmanı açığı var."

28 Nisan 2016 Perşembe

Twitter gelirinde artış hızı yavaşladı

Dünyaca ünlü sosyal paylaşım ağı Twitter'ın gelirindeki artış hızı bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre azaldı.

Dünyaca ünlü sosyal paylaşım ağı Twitter'ın gelirindeki artış hızı bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre azaldı.

Twitter'dan yapılan yazılı açıklamada, bu yılın ilk çeyreğindeki net gelirin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artış göstererek 595 milyon dolar olduğu belirtildi.

Şirket, 2015'in ilk 3 ayında 436 milyon dolarlık artışla net gelirinin, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 74 yükseldiğini duyurmuştu.

Böylece, Twitter'ın net gelir artış oranı ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 74'ten yüzde 36'ya düştü.

Net gelir artış oranında azalışın ardından Twitter'ın hisselerinde, New York borsasının kapanışından sonra yapılan işlemlerde yüzde 15'in üzerinde düşüş görüldü.

Öte yandan, bu yılın ilk çeyreğinde şirketin reklam geliri yüzde 37 artışla 531 milyon dolara çıktı. Geçen yılın aynı döneminde şirketin reklamlardan elde ettiği gelir 388 milyon dolardı.

26 Nisan 2016 Salı

'Solar Impulse 2' dünya turunun 9. etabını tamamladı

Güneş enerjisiyle çalışan Solar Impulse 2, dünya turunun 9. etabını tamamlayarak California'ya ulaştı.

Güneş enerjisiyle çalışan Solar Impulse 2, California'ya ulaştı.

Uçağın pilotu Bertrand Piccard düzenlediği basın toplantısında, dünya turunun 9. etabında Hawaii'den 3 gün önce havalanan Solar Impulse 2'nin, San Francisco kentindeki Silikon Vadisi'ne iniş yaptığını açıkladı.

Pasifik Okyanusu'ndan geçerken kokpitte tam anlamıyla yalnız olduğunu düşündüğünü söyleyen Piccard, yine de kendini tamamen güvende hissettiğini dile getirdi.

Piccard, "Hayatım boyunca edindiğim en etkili tecrübeydi. Macera sürecek, Hikaye henüz bitmedi." ifadesini kullandı.

Bataryalarındaki hasar nedeniyle Hawaii'de bakıma alınmıştı

Dünya turuna 5 Mart 2015'te Abu Dabi'den başlayan Solar Impulse 2, Umman, Hindistan, Myanmar, Çin, Japonya ve Hawaii'ye uğradı. Uçak, rotasında bulunmamasına rağmen kuvvetli rüzgarların kanatlarına verdiği zarar sebebiyle Japonya'da yaklaşık 1 ay planlanmamış mola verdi. Uçak, temmuz ayı başında 5 gün süren zorlu Japonya-Hawaii etabının ardından, aşırı ısınmanın bataryalarına verdiği kalıcı hasar nedeniyle Hawaii'de uzun bakım ve test aşamasına girmişti.

Ağırlığı sadece 2,3 ton olan uçağın 72 metrelik genişliğe sahip kanatlarında toplam 17 bin 248 güneş hücresi bulunuyor. Solar Impulse 2, gündüzleri lityum bataryalarında güneş enerjisi depolayabilmesi sayesinde geceleri de uçabiliyor.

23 Nisan 2016 Cumartesi

Dünya'nın en büyük yağmur sayacı

Bilim insanları, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın sadece dünyanın en güçlü parçacık hızlandırıcısı değil, aynı zamanda en büyük yağmur sayacı olabileceğini açıkladı.

BBC'nin haberine göre, evrenin başlangıcında var olan parçacıkların üretilmeye çalışıldığı Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın (LHC), yerin 175 metre derinliğindeki 27 kilometrelik halka platformundaki değişimleri inceleyen bilim adamları, bu değişimlerin, dünyadaki ağırlık değişimlerini ve yer altındaki su kütlesindeki farklılıkları ölçen GRACE adlı ikiz uydu ağırlık merkezi sisteminin verileriyle uyuştuğunu ortaya koydu.

Hollanda Delft Teknoloji Üniversitesi'nden Rolf Hut, Avrupa Jeobilimciler Birliği Genel Kongresi'nde yaptığı konuşmada, 27 kilometrelik dairede günlük ve mevsimsel değişimler olduğunu belirtti.

İlk defa LHC'den önce tünelde bulunan büyük elektron-pozitron çarpıştırıcısında (LEP) fark edilen günlük değişimleri Ay'ın gelgit etkisine bağlayan bilim adamları, yerin 175 metre altındaki dairede sıcaklıkların değişken olmaması nedeniyle mevsimsel değişiklikleri açıklayamamıştı.

LHC halkasının boyutundaki değişimler, çarpıştırıcının içinde neredeyse ışık hızıyla hareket eden parçacık ışınlarının hareketlerinden anlaşılıyor. Parçacıkların yörüngesinin uzunluğu, çarpıştırıcı operatörleri tarafından sabitleniyor ve kontrol ediliyor. Dairedeki herhangi bir değişim, parçacıkların buna bağlı olarak içe veya dışa doğru hareket etmesine yol açıyor. Operatörlerin parçacıklara müdahalesi ve uyarlamaları LHC halkasındaki en küçük değişikliğin bile mikrometrelik kesinlikle ölçülmesini sağlıyor.

"Benim tezim kışın yeryüzünde daha fazla su hatta kar bulunuyor. Bu da halka platformunu sıkıyor. Ancak yazın bu fazla kar ve su eriyerek buharlaşınca halka da biraz daha esniyor." diye konuşan Dr. Hut, GRACE'in yeryüzünde çok fazla su bulunmadığını açıkladığı zamanlarda LHC'nin de biraz daha genişlediğini gözlemlediklerini kaydetti.

Dr. Hut ve ekibi LHC'ye düşük maliyetli ağırlık ölçerler koyarak konuyu derinlemesine araştırmayı planlıyor. Bilim adamları, LHC'nin sadece dünyanın en güçlü parçacık hızlandırıcısı değil, aynı zamanda en büyük yağmur sayacı olabileceğini bildirdi.

Hut, "Eğer bu gerçekten ölçtüğümüz su miktarıyla aynıysa, elimizde onu tamamlayan 27 kilometrelik bir halka olmuş olacak. Bu jeobilim için eşsiz bir buluş. Bilimde ya yeryüzünde küçük alanlarda noktasal ölçümler yapabiliyoruz ya da uzaydan büyük ölçümler yapabiliyoruz. Tezimiz doğru çıkarsa yeryüzünde büyük ölçümler yapabilecek bir makinemiz olacak. Bu şekilde GRACE veya gelecekteki diğer uydulara ölçümlerinde yardımcı olabiliriz." dedi.

21 Nisan 2016 Perşembe

Bakan 'Pehlivan'ı uğurladı

Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde eğitim gören 16 öğrencinin çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan elektrikli otomobil "Pehlivan Elektrak", Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin katılımıyla Balkan turuna uğurlandı.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, ''Bu yaptığınız araçla Balkanlarda atmış olduğunuz her turda bu toprakların izlerini taşıyacaksınız, üniversitenizin neler başardığını göstereceksiniz'' dedi.

Bakan Tüfenkci, Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi önünde, Mühendislik Fakültesi'nde eğitim gören 16 öğrencinin çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan elektrikli otomobil, "Pehlivan Elektrak"ın Balkanlara düzenleyeceği tur dolayısıyla düzenlenen törene katıldı.

Aracı çok beğendiğini anlatan Bakan Tüfenkci ''Aracın hızını da beğendim, önemli olan bunları genç arkadaşlarımızın yapabilmesi. Bizim bu arkadaşlara destek vermemiz gerekir. AK Parti iktidarı olarak hedeflediğimiz yerli üretim amacımızı da bu genç arkadaşlarımızı da insan kaynakları noktasında değerlendirilmesini önemli olduğunu düşünüyorum. Bu altyapı bizi biraz daha heyecanlandırıyor. Hedefe varma konusundaki çalışmalarımızı daha da arttırmamızı bize ifade ediyor'' şeklinde konuştu.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük ise Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerince yapılan elektrikli araç "Pehlivan Elektrak" hakkında bilgi verdi.

Daha sonra Bakan Tüfenkci, Edirne Vali Vekili Mustafa Ergün ve Rektör Yörük, Balkan turuna çıkacak aracın startını verdi. Araç, Bulgaristan ve Yunanistan'ın ardından Makedonya, Bosna Hersek, Karadağ, Arnavutluk rotasını izleyecek.

5 Mart 2016 Cumartesi

WhatsApp üzerinden belge gönderme devri başladı

WhatsApp bugün OTA üzerinden yayınladığı güncelleme ile belge gönderme seçeneğini başlattı.

Dünyaca ünlü mesajlaşma hizmeti WhatsApp, Android ve İOS sürümlerine OTA üzerinden bir güncelleme sundu. Yapılan bu güncelleme ile Android ve iOS uygulamalarında, WhatsApp üzerinden pdf., doc., xlx. gibi dökümanlar gönderilebiliyor.

Android'te yer alan bu belgeleri WhatsApp üzerinden direkt gönderebilirken, İOS kapalı bir sistem olmasından direkt olarak telefondaki belge gönderilemiyor. Bunun yerine ise iCloud, OneDrive, Dropbox gibi bulut programlar aracı kılınarak bu uygulamalar üzerinden işlem yapılabiliyor.

(CİHAN)

3 Mart 2016 Perşembe

WhatsApp bazı telefonlardan desteğini çekecek

Popüler anlık mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp, bazı telefon firmalarından desteğini çekeceğini açıkladı.

Günümüzün en çok kullanılan mesajlaşma uygulaması olan ve Facebook'un sahibi olduğu WhatsApp, Nokia S40, Symbian S60 ve BlackBerry'den (BlackBerry 10 da dahil) desteğini bu yılın sonunda çekeceğini açıkladı. Benzer durum Android 2.1 ve 2.2 ile Windows Phone 7.1 için de geçerli olacak.

(CİHAN)

27 Şubat 2016 Cumartesi

Youtube yeni özelliğini duyurdu

Popüler video paylaşım sitesi Youtube, bu sefer farklı bir özellikle geliyor. Kullanıcılar yükledikleri videolarda istenmeyen görüntüleri artık site üzerinden bulanıklaştırabilecek.

Video paylaşım sitesi Youtube'da bu sefer video yayıncıların işini kolaylaştıracak bir yenilik ile geliyor. Bu yenilikte görüntüde istenmeyen yer bulanıklaştırılacak. Blurring Tool (Bulanıklaştıma Aracı) adlı özellik güncellenerek “Özel Bulanıklaştırma” seçeneği eklendi. Artık yayıncılar videoda kendi istedikleri alanları bulanıklaştırabilecek. Bu özelliğe "Görüntü İyileştirme > Bulanıklaştırma Efekti > Özel Bulanıklaştırma” seçenekleri takip edilerek ulaşılabilir

Cihan CİHAN

26 Şubat 2016 Cuma

iPhone hızlandırma yöntemleri

Yavaşladığını düşündüğünüz iPhone'larınızı birkaç yöntemle daha hızlı kullanabilirsiniz.

iPhone'unuzu 2 veya 3 günde bir kapatıp yeniden açın. Fotoğraflarınızı telefonda tutmak yerine iPhoto ile yedekleyebilir veya iCloud ile internete kaydedebilirsiniz. Kullanmadığınız uygulamaları kaldırın. iPhone'ların web tarayıcısı Safari'nin belleğini silerek de iPhone'ları hızlandırabilirsiniz.

Battery Doctor gibi uygulamalar, şarjınızı daha etkin kullanmanıza ve telefonunuzun şarj ömrünü artırmanıza yardım edecektir. Otomatik güncelleştirmeleri kapatın. Otomatik indirme özelliğini kapatın.

An olarak kullanmadığınız uygulamaları Home butonuna çift tıklayarak kapatın. Arka planda çalışan uygulama olmadığı için telefonunuzu meşgul etmeyecek ve hızlandıracaktır. WİFİ'yi kullanmadığınız zamanlarda kapatın.

25 Şubat 2016 Perşembe

Gazeteler tarihe mi karışıyor?

İngiliz Independent gazetesinin kısa süre önce aldığı kâğıt baskıyı tamamıyla durdurup yayın hayatına ‘online' olarak devam etme kararı, gazetelerin ne kadar daha ömrü olduğuna yönelik tartışmaları alevlendirdi.

Gerçekten de basılı medya dünyası tarihinin en sancılı günlerini geçiriyor. Sektördeki herkes şunun farkında; kâğıt baskı can çekişiyor ve yakın bir gelecekte ruhunu teslim edecek. İngiltere'deki istatistiklere göre 25 yıl içinde tüm gazetelerin tirajları sıfırı görecek. Tabii ki sıfırı görmeden önce büyük bir kısmının kâğıt baskılarını durdurmaları beklenir.

Yakın geçmişteki seyir bu sonucun abartılı olmadığı hakkında fikir veriyor. Ülke genelinde 2009'dan bu yana gazete satışları yüzde 36 azaldı. Gazetelerin sektör genelindeki reklam pastası ise 2009'da yüzde 25 iken, bu rakamın yüzde 10'un altına düştüğü kaydediliyor. 2005 yılından bu yana ise 200'den fazla yerel gazete kapısına kilit vurdu bile.

Online iyi ama…

Bu noktada medya yöneticilerini en çok düşündüren konu kâğıdın yerini almakta olan dijital yayıncılığı ‘paraya dönüştürememek'! Online reklam gelirleri çok düşük. Bu alandaki reklam pastasının büyük kısmını Google ve Facebook gibi internet devleri alıyor.

Geçtiğimiz aylarda Oxford'da katıldığım bir panelde, Guardian'ın eski genel yayın yönetmeni Facebook'un üst düzey yöneticisine şu serzenişte bulunmuştu: “Büyük paralar harcayarak içerik üreten biziz, fakat sadece bu içeriği paylaşarak internet reklamının büyük kısmını alan sizsiniz. Bu adil mi?” Facebook yöneticisi ise 1,55 milyar Facebook kullanıcısının olduğunu ve bu kullanıcıların her birine özel online reklam sunduklarını övünerek anlatmıştı.

Kingston Üniversitesi gazetecilik bölümünden Prof. Brian Cathcart'e göre, 35 yaş altındakilerin büyük çoğunluğu, baskı gazeteyi ‘soyu tükenmiş' olarak görüyor. İngiliz Profesör'ün, “Birkaç yıl önce, öğrencilerime gazeteden bahsetmeyi bıraktım. Çünkü çiçeği burnundaki gazeteciler bile her gün gazete satın almayı gereksiz görüyor.” sözleri aslında her şeyi özetliyor. Ücretli haber okumaya da İngiltere'de ilgi az. Tabii bunda habercilikte küresel üne sahip BBC gibi bir kuruluşun web sitesinin tümüyle ücretsiz olmasının da payı büyük.

Gazete yönetimleri, ‘post-baskı' dönemi için arayış içinde. Her marka, kendisine en uygun çalışma modelini bulmaya çalışıyor. Kimisi ücretli abonelik sistemini deniyor, kimisi de bağışlar sayesinde ‘sadık üyelik' uygulamasını...

İngiltere'de ücretli online üyelik sistemini uygulayan iki ulusal gazete var: Murdoch'ın Times gazetesi ve Financial Times (FT).

FT tüm dünyadaki iş dünyasına hitap ettiği için, kâğıt abonelerini dijital aboneliğe taşımada çok zorluk çekmemiş olsa gerek. Times ise online üyelerine ‘İngiltere Premiere Ligi maçlarının 5 dakikadan oluşan golleri ve özeti' gibi ekstra hizmetler sunuyor. Gazetenin bu sayede kâğıt satışının çok üzerinde online aboneye sahip olduğu belirtiliyor. Yine Murdoch'ın medya grubunda yer alan ‘tabloid' Sun gazetesi de online üyeliği denedi, ancak rakibi Daily Mail'in ücretsiz web sitesi karşısında üyelik sistemini kaldırmak zorunda kaldı.

Kâğıtta hâlâ iş var

İngiltere'deki diğer ulusal gazetelerin Independent'ın baskı kapatma uygulamasını, yakın zaman içinde takip etmesi beklenmiyor. Bu gazeteler, tirajları azalıyor olsa bile, hâlâ göreceli olarak kâr etmeye devam ediyor. Özellikle, ciddi gazeteler arasında en çok tiraja sahip olan ve devletçi/muhafazakâr çizgide yayın yapan Daily Telegraph büyük kazanç sağlamaya devam ediyor. Ancak Daily Telegraph'ın da tirajı son 6 yıl içinde 200 binden fazla erimiş durumda. Independent'ın ise tirajı çok düşük olduğu için (40 bin civarı) giderlerini karşılayamaması sebebiyle baskıya son verme kararı aldığını anlıyoruz.

En çok tiraj kaybı yaşayan ve dolayısıyla Independent'ın akıbetine en yakın olan ulusal gazete olarak da ‘Guardian' gösterilebilir. Geçtiğimiz ay yaptıkları açıklamada, 3 yıl içinde şirketin gelir ve giderlerinin başa baş olmasını beklediklerini, buna önlem almak için de yüzde 20 kesintiye gideceklerini duyurdular.

Öte yandan, büyük yatırımlar yaptığı dijital yayıncılıkta ise Guardian, dünyanın en çok okunan haber siteleri arasında yer alıyor. İngiliz gazete, geçen yıl Amerika'da kurduğu “inovasyon laboratuvarı” ile de akıllı telefonlarda habercilik alanında ne gibi yenilikler yapılabileceğine yönelik araştırmalar yapıyor.

Guardian'ın da online üyeliği bulunuyor ancak bu üyelik bedava! Gazete yöneticileri, ücretli üyeliğin, web sitesine olan dünyadaki büyük ilgiyi engelleyeceğini düşünüyor. Bunun yerine Guardian, “bağımsız, özgür ve ödüllü” gazeteciliğine dikkat çekerek, sadık okuyucularından aylık düzenli bağış talebinde bulunuyor. Gazete, ‘Proje 2021' adını verdikleri stratejik plan ile ‘dijital çağ'ın gereksinimleri doğrultusunda yeni medya yapılanmasını tamamlamayı hedefliyor.

Bu arada, İngiliz yayıncı grubu Pearson geçen yıl Financial Times'ı Japon Nikkei grubuna 1 milyar 200 milyon dolara; Economist dergisindeki yüzde 50 hissesini de İtalyan Agnelli ailesine ait yatırım şirketi Exor'a 730 milyon dolara sattığını hatırlatmakta fayda var. Pearson'ın sahip olduğu bu iki önemli dünya markasını bir hafta arayla elinden çıkarması, İngiliz yayıncıların kâğıt baskının geleceğine ilişkin düşüncelerini açıkça ortaya koyuyor aslında.

City Üniversitesi'nden Profesör Roy Greenslade'in Independent'ın kâğıt baskıya son vereceğini açıklamasının ardından yaptığı yorumla bitirelim:

“Gazete yöneticileri ters istikamete doğru gitmekte olan iki ata -ölmekte olan baskı ‘beygirine' ve enerjik dijital ‘taya'- aynı anda binmeye devam etmeli. Independent'ın problemi, beygirin artık görevlerini yerine getiremeyecek duruma gelmesiydi. Satışları o kadar düştü ki artık zarar etmeye başlamıştı.”

20 Şubat 2016 Cumartesi

Facebook Ankara için "Güvendeyim" butonunu devreye soktu

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, saldırı sonrasında Ankara'daki kullanıcılarının güvende olduklarını arkadaşlarına duyurabilmeleri için Güvenlik Durumu Kontrolü (Facebook Safety Check) uygulamasını devreye soktu

Facebook benzer uygulamaları Paris saldırıları sonrasında da uygulamaya koymuştu.

Bu buton sayesinde acil bir durumun meydana geldiği yerde bulunan kullanıcılar, Facebook'taki arkadaşlarına güvende olduklarını bildirmiş oluyorlar.

Facebook'un bu uygulamayı Ekim ayında Ankara Garı önünde yapılan saldırı sonrası uygulamaya sokmaması eleştirilere neden olmuştu.

17 Şubat 2016 Çarşamba

Facebook'a yeni bir özellik daha geliyor

Facebook'un anlık mesajlaşma imkanı sağlayan Messenger uygulamasına birden fazla hesap için SMS plus desteği üzerinde çalıştığı belirtildi. Facebook kullanıcıları bu sayede birden fazla hesaplarını tek bir uygulamadan cevap verebilecek.

Teknoloji ve bilişim dergisi Chip'in haberine göre; geniş bir kullanıcı kitlesine kavuşan Facebook, yaptığı yenilikler üzerinde çalışmaya devam ediyor. "Messenger'da insanların herkesle kusursuz bir şekilde iletişim kurması için sürekli olarak yeni yollar yaratmaya çalışıyoruz." diyen Facebook sözcüsü, Şu anda SMS ve Messenger gibi bütün iletişimlerin tek noktaya toplanması yeteneğini test ettiklerini belirtiyor. Bu sayede bütün mesajlara tek bir uygulamadan cevap verebileceğni kaydeden sözcü, "Messenger üzerinden SMS mesajlarına erişmeyi tercih ederek, Messenger'ın sunduğu diğer gelişmiş özelliklere de ulaşmış olacaksınız." ifadelerini kullanıyor.

Messenger üzerinde birden fazla hesap hakkında ise Facebook'un açıklaması "milyonlarca insan telefonlarını aileleri ve arkadaşları ile paylaşıyor. Şimdiye kadar paylaşılan cihazlarda kişilerin kendi hesaplarına ulaşmaları için kolay bir yol yoktu. Bu sebeple, insanların tek telefondan Messenger'a girmelerini ve kullanmalarını sağlayan bir özelliği Android için sunduk." şeklinde oldu.

Bu yeni özellik sayesinde Messenger uygulamasına seçenekler menüsünden yeni hesaplar eklenebilecek ve söz konusu hesaplar arasında geçiş yapılabilecek. Bu özelliklerin ne zaman tüm Android telefonlara sunulacağının belli olmadığı ancak bu güncellemenin yakın zaman içerisinde sunulacağı belirtildi.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Twitter'dan troll'lere kötü haber

Sosyal ağda huzursuzluk çıkaran ve başkalarını rahatsız eden kullanıcılarla başa çıkamadığını CEO'sunun ağzından itiraf eden Twitter, sorunu kesin olarak çözmek için Güven ve Güvenlik Kurulu'nu kuruyor. Geçtiğimiz günlerde yeni CEO'nun paylaştığı bir tweet, troll'lere kurban olmaktan kurtulamamıştı.

Twitter'ın Güvenlik Kurulu, dünya çapında 40 farklı kuruluşun sorumlularından oluşuyor. Bu sorumluların, firmanın güvenlik ürünleri, ilkeleri ve programlarıyla ilgili aktif biçimde çalışacakları söyleniyor. Kuruluşlar Childnet'ten Dangerous Speech Project ve Feminist Frequency'ye geniş bir yelpazeye yayılıyor. Grubun bir araya gelip ürün geliştirme ve fikirler üzerinde geri bildirimler sağlayacakları belirtiliyor.

Bu ortaklığın tam olarak nasıl işleyeceği ve Twitter'ın bu işi büyütüp büyütmeyeceği, şimdilik belli değil. Ancak Twitter'ın İngiltere bölümünün başındaki Nick Pickles, The Guardian'a yaptığı açıklamada "Günlük tartışmalarda" tacizi engellemek üzere "düzenli ve tutarlı önlemler alacaklarını" söyledi.

Öte yandan söz konusu kurulun, Twitter'ı nasıl ve ne kadar etkileyeceği, sosyal ağ kullanıcıları arasında merak konusu oldu.

(CİHAN)

11 Şubat 2016 Perşembe

Apple, bu kez şaşırtabilir!

Uzun bir süredir teknoloji dünyasında Apple'ın fiziksel home tuşundan vazgeçebileceği ile ilgili dedikodular duyuluyor.

Bunun nedeni kullanıcılarda, fiziksel home tuşunun Apple tarafından üretilen bütün iPhone'larda kullanılmasından kaynaklı oluşan değişim beklentisi olabilir.

Shiftdelete.net sitesinin haberine göre, Apple'ın şimdiye kadar telefonlarında vazgeçilmezi olan home tuşu ile ilgili ortaya çıkan bir paten, yenilik habercisi olabilir. Bugün itibarıyla ortaya çıkan patent, 3D Touch teknolojisini barındıran bir home tuşuna işaret ediyor. Patentte Touch ID ile beraber basın hassasiyetini algılayabilen 3D Touch teknolojisinin kullanıldığı bir home tuşu görülüyor.

Basınç hassasiyetini algılayabilen home tuşu

Bu patentin ortaya çıkmasıyla beraber home tuşunun varlığının devam edeceğini ancak 3D Touch teknolojisi sayesinde kullanıcıların farklı basınç uygulamaları ile farklı işlemler yapabileceği düşünülüyor. Haberde henüz 3D Touch destekli bu tuşla neler yapılabileceğine dair bir bilgi olmasa da, iPhone 6S modellerinin ekranında yer alan 3D Touch teknolojisiyle yaptıklarımıza benzer etkileşimler olabileceği muhtemel.

3D Touch nedir?

Bilindiği üzere iPhone ekranında dokunma, kaydırma ve kıstırma gibi Multi-Touch hareketlerini pek çok telefonun aksine rahat bir şekilde gerçekleştirebiliyorduk. 3D Touch özelliği ile bu hareketlere Peek ve Pop hareketleri de eklenmiş oldu. Aslında 3D Touch nedir sorusunun cevabını basitçe Peek ve Pop hareketleri şeklinde vermek de mümkün. Peki Peek ve Pop hareketleri ne anlama geliyor?

Peek ve Pop hareketleri ile ekrana uyguladığınız baskı neticesinde bazı eylemleri gerçekleştirebiliyorsunuz. Örneğin telefonunuza gelen bir iletiye hafifçe bastırdığınızda (ki bu Peek hareketi oluyor) ön izleme yapabiliyorsunuz. Biraz daha bastırdığınızda ise (bu da Pop hareketi oluyor) maili açabiliyorsunuz.

3D Touch nasıl çalışıyor?

3D Touch teknolojisi basit bir çalışma sistemine sahip. Ekrana bastırdığınızda, kapasitif sensörler cam yüzeyle arka aydınlatma arasındaki kısımda oluşan en ufak değişiklikleri bile eş zamanlı olarak ölçebiliyor. İşin bu kısmından sonra ise sahneye iOS çıkıyor. iOS bu ölçümleri hızlı bir şekilde kullanarak uygulanan baskıya yanıt veriyor.

7 Şubat 2016 Pazar

Apple Music Türkiye'de kullanıma açıldı

Apple'nin çevrim içi müzik hizmeti Apple Music Türkiye'de hizmete açıldı

Apple Music başta İOS'a özel bir hizmet olarak bilinse de, bu hizmetten herhangi bir platformda da faydalanabiliyorsunuz. Apple Music'in Türkiye gecikmesinin sorunu ise telif hakları olabilir. Hizmetin fiyatlandırması aylık 9,99 TL, aile aboneliği ise ayda 14, 99 TL olarak ücretlendirildi.

5 Şubat 2016 Cuma

Casus uydulardan selfie çubuğuna

İkinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında başlayan Soğuk Savaş döneminde ABD ve Sovyetler Birliği, silahlanma yarışının yanı sıra birbirlerinin her hareketini izlemek amacıyla dünyanın yörüngesinde de rekabet halindeydi.

1960'ların teknolojisiyle uzaya gönderilen ilk casus uyduların çektikleri düşmana dair çok gizli fotoğraflar ancak ordunun ilgili bölümünün adeta alarma geçtiği, filmlerin bulunduğu kapsüllerin paraşütlerle yeryüzüne indirilmesi sonucunda incelenebiliyordu.

Uzun ve bir hayli fazla maliyetli olan bu süreci aşmak amacıyla çalışmalara başlayan bilim adamları, sorunu ancak 1976'nın sonunda uzaya gönderilen KH-11 uydusuyla çözdü. Uydu, çektiği 0,64 megapiksel çözünürlüğe sahip fotoğrafları artık şifreli bir şekilde radyo linklerini kullanarak dünyaya gönderebilecekti.

Evet, dijital ‘selfie' süreci uzayda bu şekilde başladı. 70'li yıllardan itibaren binlerce lisans alındı, teknoloji gelişti, yarı iletkenler ucuzladı, yüzlerce kiloluk cihazlar sonunda cebimize kadar girdi.

4 Şubat 2016 Perşembe

Batarya performansı en iyi 5 telefon

Şarj sorunu günümüz akıllı telefonlar için, alıcılar tarafından en büyük kıstaslarından. Teknik özellikleri çok iyi olsa da çoğu telefon batarya performansı bakımından bir gün bile gitmemekte

Şarj sorunu günümüz akıllı telefonlar için, alıcılar tarafından en büyük kıstaslarından. Teknik özellikleri çok iyi olsa da çoğu telefon batarya performansı bakımından bir gün bile gitmemekte

Telefon alırken baktığımız özelliklerden biri de şarj performansı. Çok iyi özelliklere sahip olan telefonlar bile şarj konusunda kullanıcıları memnun etmemekte. Webtekno üst segment cep telefonları içinde 2015 yılına ait en iyi batarya performansına sahip telefonları listeledi.

31 Ocak 2016 Pazar

İşte merakla beklenen Galaxy S7!

Bu yılın en çok merak edilen telefonlarından biri şüphesiz ortaya çıkan sızıntıların oluşturduğu yankıdan da görüleceği gibi Samsung'un yeni amiral gemisi Galaxy S7 ve kardeşi Galaxy S7 Edge oldu. Ortaya çıkan son sızıntıda S7'lerin son görüntüsü ve sahip olduğu özellikler açıkça görülüyor.

Samsung, Mobil Dünya Kongresi'nde tanıtılacak olan Galaxy S7'ye yönelik kongre öncesi bir sunum yaptı.Yapılan sunumda net bir şekilde Galaxy S7'ye de yer verdi. Böylece Samsung Galaxy S7'nin tasarımı ve başlıca özellikleri de kesin olarak belli olmuş oldu. Ortaya çıkan sonuç, sızıntıların ne kadar isabetli olduğunu da göstermiş oldu.

PhoneArena tarafından yapılan son sızıntıda Galaxy S7'nin 5.1 inç 2K ekrana ve Exynos 8890 ve Snapdragon 820 çipsetlerine sahip iki modele sahip olacağı ve 4GB RAM barındıracağı görülüyor. Ayrıca 12MP BRITECELL teknolojisini kullanan bir kameraya sahip olacak olan Galaxy S7, yine görünürde MP düşürüyor olsa da kalite bazında çok daha iyi bir iş çıkaracak.

Ülkemize daha önce de olduğu gibi Exynos 8890 modelinin gelmesi ihtimali yüksek. Ancak bu durum ne gatif değil, pozitif bir etki oluşturabilir. Zira benchmark testine göre Exynos 8890'a sahip Galaxy S7'nin, normalinden çok daha iyi performans verdiği belirtiliyor.

29 Ocak 2016 Cuma

Drone yarışları başlıyor

Kullanım alanları günden güne genişleyen drone'ların (insansız hava aracı) artık yarışları da düzenleniyor. Dünyanın dört bir yanında nefes kesen karşılaşmalar için kaçak olarak düzenlenen turnuvaların yerini artık yasal ve büyük çapta organizasyonlar almaya başladı.

Bunlardan birisi de, ABD merkezli spor ve medya şirketi DRL tarafından bu yıl düzenlenecek olan Drone Racing League (Drone Yarış Ligi) küresel şampiyonası. Yarışmalar ilk etapta ABD'nin Los Angeles şehrindeki bir alışveriş merkezinde, Miami'deki bir stadyumda, Detroit kentinde, Yeni Zelanda'nın Auckland şehrinde ve Mexico City'de gerçekleştirilecek. Belirlenecek son etap ile toplam 6 yarışlık bir sezon oluşturulacak. Drone'lar, pilotların taktığı 3 boyutlu gözlükler ve kumandalarla kontrol edilecek.

FORMULA 1 VE NASCAR HEYECANINI YAŞATACAK

DRL'in kurucusu ve CEO'su Nicholas Horbaczewski, konu hakkında Wired dergisine yaptığı açıklamada, "Bu, gerçek görsellik, gerçekten 3 boyutlu, çekici ve süratli. Sıradan yarışların tüm özelliklerini 3 boyutu olarak içinde barındırıyor. Bilim kurguyu ve video oyunlarını gerçek hayata getiriyoruz. Bence bunu yapabiliriz. Üzerinde kameralar olan, uçan robotlardan bahsediyoruz. Bence bu oldukça havalı" ifadelerini kullandı.

DRL yarışlarında Formula 1 ve NASCAR yarışlarını aratmayacak aksiyon ve heyecanı izleyicilere yaşatmak hedefleniyor. Horbaczewski'ye göre 5 yıl içerisinde televizyonlarda Drone yarışlarının canlı yayınlarını izliyor olacağız.

Drone'lar artık hayatın her yerinde kendini gösteriyor. Sadece eğlence amaçlı değil, profesyonel kameramanlıkta ve güvenlik sektöründe büyük önem kazanan harika cihazlar, yarış furyasıyla da karşımızda. Pazar araştırmaları firması Frost & Sullivan, 2020'ye kadar drone dünyasının 4,4 milyar dolarlık bir sektör olacağını haber veriyor. (CİHAN)

27 Ocak 2016 Çarşamba

Google Play o uygulamadan vazgeçiyor

Artık Android oyunları için Google+ hesabı istenmeyecek. Android'de, oyun oynanması için zorunlu kılınan Google+ hizmeti bırakılıyor. Kullanıcılar bundan sonra Google+ hesabı olmadan da oyun oynayabilecek.

Google, oyun severlerini ortak bir platformda buluşturan Google Play Oyunlar için hesap isteme zorunluluğunu kaldırıyor. Tanıtıldığı yıldan itibaren bu hizmeti için bir Google+ hesabı oluşturma mecburiyeti bulundurarak, birçok kişinin tepkisini çeken bu uygulamanın sonu geliyor. Google Geliştiriciler Blog'u üzerinden yapılan duyuruya göre bu zorunluluk önümüzdeki ay içerisinde kalkacak. Bundan sonra ise sistem, kişisel bir kullanıcı adı verilerek işleyecek. Google Play Oyunlar, her yeni oyun için Google+ hesabı üzerinden izin vermek gibi zaman alıcı ve can sıkıcı olmaya başlayan bir süreçten de arındırılmış oluyor. Bu güncelleme mevcut kullanıcılar için geçerli olmayacak. Mevcut kullanıcıların yeni sisteme geçmesi için hesaplarını silmeleri gerekecek.

(CİHAN)

21 Ocak 2016 Perşembe

iPhone'daki bu özellik size pahalıya patlayabilir!

Teknolojik gelişmelere en hızlı adapte olan firmalardan biri olan Apple, iOS 9 ile beraber cihazlarına oldukça hoş yenilikler getirdi. Bu yeniliklerden biri de kablosuz bağlantının kötü olduğu yerlerde otomatik olarak bu durumu algılayıp 3G verisi kullanmanızı sağlayan “WiFi Assist” özelliği oldu.

Ancak bazı yenilikler beraberinde getirdiği sistem açıklarından dolayı olumsuz vakaların da meydana gelmesine sebep olabiliyor. Öyle ki iPhone'daki bu özellik de bir kullanıcısına pahayla patladı.

CBS News'de yer alan bir habere göre, Florida'da yaşayan Ashton Feingold adlı bir gence geçenlerde Wi-Fi Assist özelliğini sürekli etkin tutması nedeniyle 2.000 $(yaklaşık 6 bin TL) fatura geldi. iPhone kullanıcısı genç, aylık verisini 144 GB aştığı için bu faturaya maruz kaldı. Hedefte, faturanın bu kadar yüksek gelmesine neden olan Apple'ın Wi-Fi Assist özelliği var. Bu özellik, Wi-Fi sinyalinin düşük olduğuna karar verdiği zamanlarda telefonu Wi-Fi'dan hücresel veriye yani 3G'ye çevirebiliyor. Ve bu özellik, iOS 9 işletim sisteminde varsayılan olarak siz kapatmadığınız sürece açık bir şekilde başlıyor.

Ashton'ın babası Jeff'in CBS'e söylediğine göre aylık faturaları ortalama 250 dolar civarında oluyordu ve kendisi Wi-Fi Assist özelliğinden haberdar değildi. Oğlu da hep Wi-Fi'a bağlı olduğunu zannettiğini söylüyordu. Apple konu hakkında yorum yapmış olmasa da, operatör AT&T, kullanıcılara üç farklı uyarı mesajı ile sınıra yaklaşıldığını duyurduğunu iddia ederek sorunun kendileriyle ilgili olmadığını belirtiyor.

Genel olarak Wi-Fi Assist'in yeterli uyarı vermediği konusunda kullanıcılar hem fikir. Ancak iddialardan biri de, insanların telefonlarını kullanma şekillerinden dolayı hücresel veri harcamalarının arttığına yönelik. Özellikle ‘Netflix' gibi hizmetlerin hücresel veri ile kullanılması, hızlı bir şekilde sınırların aşılmasına ve veri bedellerinin artmasına sebep olabiliyor. Bu arada, iPhone'nun bu özelliğinden dolayı San Jose, Kaliforniya'da bir dava ile karşı karşıya olduğu da belirtiliyor.

Telefonunuzdaki bazı uygulamaların hücresel veriyi kullanmasını engelleyecek şekilde ayarlamanız mümkün. Bu işlem için de birden fazla uygulamayı engellemeniz söz konusu olabilir. Ancak basit bir çözümü daha var ki, o da Wi-fi Assist özelliğini tamamen kapatmak. Böylece en azından kabarık faturaların sürpriz bir şekilde cebinizi yakmasını önleyebilirsiniz.

19 Ocak 2016 Salı

Wikipedia'da en çok bunları aradık

İnternet ansiklopedisi Wikipedia 15 yaşına girdi. İçeriğini gönüllü kullanıcıların oluşturduğu platform, dünyanın en çok ziyaret edilen yedinci sitesi olma özelliği taşıyor. Farklı dillerde 291 versiyonu bulunan Wikipedia'nın Türkçe versiyonunda bu yıl en çok ‘2015 genel seçim anketleri, Türkiye ve İstanbul' başlıkları okundu.

Bir zamanlar salon takımlarımızın en önemli aksesuarıydı ansiklopediler. Ama internetin yaygınlaşmasıyla birlikte yerlerini kaybettiler. Aralarında en meşhuru Britannica Ansiklopedisi'ydi. Tam 244 yıl boyunca baskısı yapıldı. Ama internetin hızına ve çeşitliliğine yenik düşünce 2012 yılından itibaren tamamen dijitale geçti. Kütüphanelerdeki kalın ciltlerin yerini artık Wikipedia aldı.

15 Ocak 2001 yılında kurulan Wikipedia, ücretsiz olarak herkesin kullanımına açık bir internet ansiklopedisi. İçeriğini kullanıcıların oluşturduğu Wikipedia'nın farklı dillerde 291 versiyonu var. Wikipedia dünyada en çok ziyaret edilen yedinci site olma özelliği taşıyor.

Her ay 18 milyar sayfa gösterimi yapılan Wikipedia'da en popüler dil İngilizce. 5 milyondan fazla İngilizce konu başlığı mevcut. Üstelik her gün bu sayıya 800 yeni başlık ekleniyor. Onu sırasıyla İsveççe, Almanca ve Flemenkçe dilleri takip ediyor.

2015 yılında en çok okunan Wikipedia başlığı 20,8 milyon sayfa gösterimiyle ‘List of deaths by year - Yıla göre ölümler' oldu. Bunu Facebook, IŞİD, Bollywood filmleri ve Star Wars maddeleri takip etti. En sık değiştirilen Wikipedia başlığı ise 45.862 kez değişiklik sayısıyla George Bush başlığı oldu.

16 Ocak 2016 Cumartesi

Chrome kullanıcılarının dikkatine!

En çok kullanılan arama motorlarından biri olan Google Chrome, girmiş olduğumuz bütün sitelere ait şifreleri hatırlayabilen kullanışlı bir şifre yöneticisine sahip. Şifrelere, tarayıcının ayarlar sekmesinden çok rahat ulaşabiliyorsunuz.

Ancak unutmamanız gereken bir durum var ki, o da kayıtlı kullanıcı adı ve şifrelerinizin tutulduğu veritabanının aynı zamanda web üzerinde de saklanıyor olması. Bu da istemediğimiz birilerinin dikkatli olunmadığı zaman şifrelerimize ulaşabileceği ihtimalini ortaya çıkarıyor.

Bu durumun gizlilik noktasında bazı sıkıntıları ortaya çıkarabilmesi mümkün. Ancak passwords.google.com adresine girerek hangi tarayıcıda kayıtlı kaç şifreniz varsa onları görebilirsiniz. İlk giriş için oturum açtıktan sonra saklanan ve senkronize şifrelerin tamamı tek bir ana liste olarak karşınıza çıkacak. Kayıtlı bulunmasını istemediğiniz bütün şifreleri silebilmeniz mümkün. Bunun için silmek istediğiniz tarayıcı ve şifrenin sağ kısımdaki çarpı işaretini kullanabilirsiniz. Böylece söz konusu site tekrar ziyaret edilmek istendiğinde sıfırdan oturum açılması gerekecek. Sitede ayrıca daha önce unuttuğunuz şifreleri görüntülemenizde mümkün. Bunun için şifrenin yanındaki göz simgesine tıklamak yeterli.

Şifreler sadece Chrome senkronizasyonu açıkken ve size ait bir Google hesabınızla oturum açtığınız taktirde saklanıyor. İlgili seçenek masaüstü tarayıcının “Gelişmiş Ayarlar” sekmesi altında "Web şifrelerini kaydetmeyi öner" şeklinde yer alıyor. Chrome'un mobil uygulamasında ise Ayarlar bölümündeki "Şifreleri kaydetme" bölümünü etkinleştirmeniz gerekiyor.

Yabancı bilgisayarlardan girerken dikkatli olunmalı

Gizlilik ve güvenliğinizin sıkıntıya girmemesi adına özellikle başka bilgisayar kullanırken şifre girmemek önemli. Çünkü bir başkasının bilgisayarında ve o kişinin Google hesabıyla bir hesaba şifrenizi kaydederek girdiğinizde şifrenizi elinizle o kişiyle paylaşmış olursunuz. BU da sonrasında istenmeyen bir durumla karşılaşmanıza neden olabilir.

14 Ocak 2016 Perşembe

Havai fişekler yerini dronelara bırakacak

Dronelar gün geçtikçe hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. CES 2016 Teknoloji Fuarı'nın da gözdeleri arasında yer alan droneların alternatif olmaya hazırlandıkları yeni adresleri hava fişekler oldu.

Intel'in CEO'su Brian Krzanich'a göre, gelecekte havai fişeklerin çıkardığı ses ve duman olmaksızın gökyüzünü kaplayan dronelar ile gösteriler yapılabilecek. Krzanich, iddia ettiği bu durumu kanıtlamak ve herhangi bir tehlike olmadığına dikkat çekmek amacıyla ilginç bir dünya rekoruna da imza attı. Beethoven'ın 5. Senfonisi eşliğinde 100 adet drone ile bir gösteri düzenleyerek,‘en fazla drone ile gösteri düzenleme' alanında Guinness Dünya Rekoru kırdı.

Intel'in dronelar ile ilgili bu ilginç çalışmasının, hava ve çevre kirliliğinin önüne geçmede de önemli bir rol oynayabileceği düşünülüyor. Ayrıca havai fişeklerin çıkardığı duman ve ses olmadan çok daha senkronize gösteriler düzenlenebileceği ifade ediliyor. Şimdi gözler, Intel CEO'sunun hava fişeklere alternatif olarak sunduğu drone projesinin ne zaman hayata geçeceğinde.

12 Ocak 2016 Salı

Microsoft'tan Internet Explorer için önemli duyuru

Microsoft'un en büyük dertlerinden biri hiç şüphesiz yeni çıkardığı yazılımlara eski yazılımlarını kullananları kolayca getirtememesi. En çok da bunu Windows XP kullanan geniş kitlede yaşayan Microsoft, yıllarca süren mücadele sonucunda kullanıcılarını en yeni Windows sürümlerine taşımayı başarmış ve Windows 10'un 200 milyon cihaza an itibariyle yüklendiğini duyurmuştu.

Netmarketshare'in Aralık 2015 raporuna göre bugün dünya genelinde en çok kullanılan web tarayıcısı Microsoft'un Internet Explorer 11.0 sürümü. Diğer yandan desteğin çekileceği Internet Explorer 10'un yüzde 4.18, Internet Explorer 9'un yüzde 6.67 ve Internet Explorer'ın yüzde 8.95 kullanım oranları dikkat çekiyor. Şirketin bu oranları olduğu gibi Internet Explorer 11'e kaydırmayı planlıyor. İlk adım ise güncelleme desteğini eski sürümlerden çekmek oldu.

Microsoft'un desteğini çekeceği 12 Ocak tarihinden sonra bu sürümler güvenlik güncelleştirmeleri ve teknik destek almayacak. Microsoft'un Internet Explorer'ın eski sürümlerine olan desteğini sonlandırması, korsanlara karşı daha savunmasız olacağı anlamına geliyor.

9 Ocak 2016 Cumartesi

"iPhone 7'de kulaklık girişi olmayacak"

iPhone 7 ile ilgili dedikodular bitmek bilmiyor. 2016 sonunda çıkması beklenen Apple'ın yeni akıllı telefonunda kulaklık girişi olmayacağı iddia edildi.

Fast Company ve Macotakara adlı blog sitelerinin iddialarına göre, Apple, telefonları daha da inceltmek için kulaklık girişinden kurtulmak istiyor. Bu nedenle 2016'nın sonunda çıkması beklenen yeni iPhone'larda 3,5 milimetrelik kulaklık girişi kapatılabilir. Apple, kablolu kulaklık girişi için şarj kablosunun giriş yerini kullanmayı planlıyor. Apple ayrıca, kablosuz şarj özelliği üzerine çalışmalarını da hızlandırdı. Önceki iki telefonda da bu özellik için uğraş veren Apple'ın çalışmalarının netice vermek üzere olduğu belirtiliyor.

7 Ocak 2016 Perşembe

App Store, geliştiricilerine yaklaşık 40 milyar dolar kazandırdı

App Store dünya genelinde 2008 yılından bu yana geliştiricilere yaklaşık 40 milyar dolar kazandırdı ve bu kazancın üçte birinden fazlası sadece geçtiğimiz yıl içinde gerçekleşti.

Apple, müşterilerin bu yılbaşı döneminde App Store'a her zamankinden daha büyük ilgi gösterdiğini ve App Store'un Yılbaşı haftalarında yeni rekorlar kırdığını açıkladı. Şirket, 3 Ocak'a kadar devam eden iki hafta boyunca, müşterilerinin uygulamalar ve uygulama içi alımlar için 1,1 milyar doların üzerinde harcama yaptığını belirtti. Böylece trafik ve satın alma miktarı konularında arka arkaya haftalık rekorlar kırıldığını vurguladı. Müşterilerin 144 milyon doların üzerinde harcama yaptığı 1 Ocak 2016, App Store tarihinin en büyük günü oldu. Böylece, sadece bir hafta önce Noel gününde kırılan bir önceki gün rekoru da aşılmış oldu.

Apple Dünya Pazarlamadan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Philip Schiller, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "App Store rekorlar kitabına giren bir yılbaşı dönemi geçirdi. Müşterilerimizin App Store'da sadece geçtiğimiz yıl boyunca 20 milyar doların üzerinde harcama yaparak iPhone, iPad, Mac, Apple Watch ve Apple TV için bu kadar çok inanılmaz uygulama indirmeleri ve bu uygulamaları kullanmaları bizi heyecanlandırıyor. Müşterilerimiz için dünyadaki en yenilikçi ve heyecan verici uygulamaları üreten tüm geliştiricilere minnettarız. 2106'da geliştirilecek yeni uygulamaları heyecanla bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Büyük ölçüde App Store'un başarısının bir sonucu olarak, Apple sadece ABD'de 1,9 milyon iş oluşturdu ve destekledi. Bu istihdamın yaklaşık dörtte üçü, yani 1,4 milyondan fazlası iOS için uygulama geliştiren uygulama yaratıcıları, yazılım mühendisleri ve girişimcilerinin yanı sıra uygulama ekonomisinin doğrudan veya dolaylı olarak desteklediği IT dışı işlerden kaynaklanıyor.

Apple, iOS ekonomisinin Avrupa'da 1,2 milyon ve Çin'de 1,4 milyon iş oluşturduğunu daha önce açıklamıştı.

Öte yandan bu yılın en yüksek cirolu oyunları ve abonelik uygulamaları arasında Clash of Clans, Monster Strike, Game of War - Fire Age ve Fantasy Westward Journey'in yanı sıra Netflix, Hulu ve Match yer aldı.

Apple, 1984'te Macintosh'u piyasaya sürerek kişisel teknoloji alanında çığır açtı. Bugün, Apple iPhone, iPad, Mac, Apple Watch ve Apple TV ile hizmet veriyor. iOS, OS X, watchOS ve tvOS diye dört yazılım platformu bulunuyor. Ayrıca 100.000 çalışana sahip.

5 Ocak 2016 Salı

2016'da hayatımızı etkileyecek teknoloji trendleri

Her yeni yıl, yeni heyecanlar demek. Bu haftaki teknoloji sayfamızda 2016 yılında hayatımızı etkileyecek başlıca teknoloji trendlerine beraber göz atalım.

SANAL GERÇEKLİK

Kullanıcıların gözünün önünde hayali bir dünya oluşturan sanal gerçeklik başlıklarını artık daha sık duyacağız. Kimileri için akıllı telefonlardan sonraki en büyük teknoloji devrimini sanal gerçeklik cihazları yapacak Facebook ve YouTube 360 derece görüntü sunan sanal gerçeklik videolarını desteklemeye başladı. Samsung yeni yıla girmeden kısa süre önce Gear VR adlı sanal gözlüğünü satışa çıkardı. HTC, Sony, Oculus ve Microsoft gibi dev şirketler ise önümüzdeki aylarda sanal gerçeklik gözlüklerini piyasaya sürecek. Teknoloji devi Apple bu alanda şimdilik sessiz ama bir sürpriz yapabilir. Sonuç olarak 2016 yılı sanal gerçeklik teknolojisinin, gerçeğe dönüştüğü yıl olacak. Ne kadar kalıcı olduğunu ise zaman gösterecek.

SÜRÜCÜSÜZ ARAÇLAR

Son yılların en ilgi çekici otomobil markası Tesla, 2015 yılında yaptığı bir güncellemeyle sürücüsüz otomobil seçeneği sunmaya başladı. Sürücüler artık tek bir tuşa basarak direksiyonu araç bilgisayarına bırakıyor. Dünyanın en büyük otomobil parçası üreticisi Bosch teknik olarak tamamen sürücüsüz otomobil üretmenin mümkün olduğunu açıkladı. Beklentiler yasal düzenlemelerin ve kara yollarının yeniden düzenlenmesiyle birlikte 2020 yılından itibaren sürücüsüz arabaların trafiğe çıkacağı yönünde.

YENİ NESİL TELEVİZYON YAYINCILIĞI

Video akış servislerinin artmasıyla birlikte televizyon izleme anlayışı değişiyor. Televizyonun önünde haber programını veya sevdiğin diziyi bekleme dönemi yavaş yavaş geçiyor. ABD'de Netflix ve Sling TV gibi yeni platformların başarısı yayıncılık dünyasını yepyeni çözümlere itti. İzleyiciler istediği içeriğe, istediği zaman, istediği yerde ulaşmanın tadını aldı. Araştırmalara göre yakın dönemde internet bağlantısının yüzde 85'ini video içerikler oluşturacak.

AKILLI EV EŞYALARI

Sensörlerin küçülmesi ve ucuzlamasıyla birlikte ampül, kombi, buzdolabı veya klima gibi ev eşyaları internete bağlanıyor. Böylece ekonomik ve pratik kullanım olanakları ortaya çıkıyor. Apple HomeKit, Google Brillo, LG WebOS, Samsung Tizen gibi yeni platformlar ev eşyalarını birbirine bağlayıp daha akıllı ev deneyimi sunuyor.

GİYİLEBİLİR BİLGİSAYAR

Apple Watch'ın piyasaya çıkması akıllı saat dünyasını hareketlendirdi. Özellikle sağlık alanındaki uygulamalar dikkat çekici. Akıllı saatler henüz akıllı telefonlar gibi hayatımızı değiştirmedi ama yeni uygulamaların geliştirilmesiyle birlikte daha çok gündemimize girebilieceklerini söyleyebiliriz.

DRONE

Teknoloji geliştikçe hem insansız hava aracı drone'ların yetenekleri artıyor hem de kullanımları kolaylaşıyor. Full HD veya 4K kayıt imkanı sunan yeni nesil drone'ların boyutları küçülüyor, gelişmiş takip sistemleri sayesinde çok farklı uçuş deneyimleri sunuyor.

GÜVENLİK KAMERALARI

Terörizmle mücadele eden ülkeler özel yazılımlarla güçlendirilmiş yeni nesil güvenlik kameralarına yatırım yapıyor. Gelişmiş kameralar sadece bir kaç saniye içerisinde milyonlarca kişinin kimlik bilgisini tarayıp, ekranda görülen kişinin kim olduğunu tespit edebiliyor. Terör tehdidinin artması, mahremiyet ve özgürlükler arasındaki dengeyi sarsıyor.

SİBER SAVAŞ

2015'in sonlarında Türkiye'nin internet omurgasına yapılan saldırılar gözleri tekrar siber savaş gerçeğine çevirdi. Bankacılık ve enerji gibi hayati alanlara yönelik yapılan dijital saldırılar, yeni nesil savaş konseptinin bir parçası. Peki Türkiye bu tip saldırılara ne kadar hazırlıklı?

AKILLI TELEFON

Son yılların en popüler teknoloji cihazı hiç kuşkusuz akıllı telefonlar. Hangi ekonomik seviyede olursa olsun herkes bir akıllı telefon satın almak istiyor. 2015 daha çok akıllı telefonların olgunlaştığı bir yıl oldu. Bakalım 2016 radikal değişiklikler göreceğimiz bir yıl mı olacak?

3 Ocak 2016 Pazar

Linux Debian projesinin sahibi Ian Murdock, evinde ölü bulundu

Eşi Debra ve kendi ismi Ian'ı birleştirerek ismini verdiği popüler Linux dağıtımı Debian Linux'u oluşturan Ian Murdock, bilinmeyen bir nedenle evinde ölü bulundu. 28 Nisan 1973 yılında Almanya'nın Konstanz kentinde doğan Murdock, “Debian” adını verdiği özgür yazılım projesinin kurucusu ve baş geliştiricisi olarak açık kaynak camiasının en önemli profillerinden biri haline gelmişti.

1993 yılında henüz Purdue Üniversitesi'nde öğrenciyken duyurduğu, ardından 1996 yılında yayınladığı Linux dağıtımı ile ön plana çıkan Ian Murdock, son olarak geçtiğimiz aylarda yazılım geliştiriciler için açık kaynaklı sanallaştırma platformu olan Docker‘a katılmıştı. Daha öncesinde bilgisayar parçaları üretimi yapan Sun Microsystems'de ve bir işletim sistemi kuruluşu olan Linux Foundation'da üst düzey teknik yönetici olarak görev yapan Ian Murdock'ın ani ölümü sevenlerini üzdü.

Ubuntu dahil pek çok GNU/Linux dağıtımının temeli ve en önemli özgür yazılım projelerinden biri olan Debian projesinin kurucusu 42 yaşındaki Ian Murdock'un hayatını kaybetmesine ilişkin ayrıntılar, şu an için tam olarak bilinmiyor. Ancak Murdock'un 29 Aralık'ta attığı tweetler incelendiğinde kimi sonuçlara ulaşılabileceği düşünülüyor.