28 Şubat 2015 Cumartesi
İş toplantıları, sanal platformlara taşınıyor
Değişen çalışma koşulları, iş hayatında yüz yüze iletişim kurmayı zorlaştırıyor. Yeni nesil iletişim teknolojileri ise bu zorluğu ortadan kaldırmayı vaat ediyor.Disruptive Analysis 2014 Edition WebRTC araştırmasına göre sesli ve görüntülü ekipmana yapılacak yatırımlar, toplantı verimliliğini yüzde 47 oranında artırabilir. Dünyanın önde gelen iletişim ve yazılım şirketi Unify tarafından Orta Avrupa’da yapılan bir başka araştırmaya göre ise çalışanlar en çok e-posta (% 93), telefon (% 89), telekonferans (% 72) gibi geleneksel iletişim araçlarını kullanıyor. Videolu görüşme oranı ise henüz yüzde 34 seviyelerinde. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Unify Türkiye Ülke Müdürü Erda Tütüncüoğlu, profesyonel şirketlerde evden ve ofis dışından çalışan sayısının hızla artacağının altını çizdi. Tütüncüoğlu’na göre özellikle farklı il veya ülkelerde ofisleri bulunan, sık seyahat etmek zorunda kalan çalışanlar, cihaz ve mekândan bağımsız kolay bir şekilde iletişim kurmak istiyor. Tütüncüoğlu, bu talebe yönelik olarak OpenScape UC adlı bir uygulama geliştirdiklerini belirtti. “Bulunulan yerden, daha üretken ve verimli bir biçimde iletişim kurabilmek şirketler için çok önemli. Toplantılar için para ve zaman harcamak kurumların katlanmak istemediği kalemler arasında yer alıyor.” diyen Tütüncüoğlu, OpenScape UC uygulaması ile coğrafi olarak birbirinden uzak ekipler arasında, iş süreçlerini verimli şekilde sürdürmeyi amaçladıklarını ifade etti. Mobil çalışma eğiliminin beraberinde yeni ihtiyaçları da getirdiğine dikkat çeken Tütüncüoğlu, birbirlerinden uzakta olan ekiplerin cihaz ve mekân bağımsız işbirliği yapabilmelerinin verimliliği artırdığını, maliyet avantajı sağlanarak hızlı ve sonuç odaklı çalışmalara imza atılabildiğini vurguladı.
23 Şubat 2015 Pazartesi
Sanal gerçeklik teknolojisi Dünyayı Değiştirecek
Dev şirketler, sanal gerçeklik teknolojisine milyarlarca dolar yatırım yapmaya başladı. Kullanıcıların gözünde yepyeni bir dünya açacak olan bu teknoloji, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olabilir.Bilgisayarlar ilk çıktığında devasa büyüklükteydiler. Bir odayı kaplayacak kadar. Mikroçiplerin icat edilmesiyle birlikte hızla küçülmeye başladılar; masaüstü ve dizüstüne dönüştüler. Daha sonra cebimize girecek kadar ufaldılar ve onlara akıllı telefon adını verdik. Simdi ise yepyeni bir bilgisayar çağının eşiğindeyiz. Odalara sığmayan bilgisayarlardan çok daha güçlülerini, ufacık bir aksesuar olarak üzerimizde taşımak mümkün. Akıllı saatler bu yeni dönemin en popüler ürünlerinden birisi. Bir diğeri ise sanal gerçeklik gözlükleri olacak.Bir kar gözlüğü gibi kafaya takılabilen ekran sistemi olarak da tanımlanan sanal gerçeklik gözlükleri, kullanıcının gözleri önünde geniş bir görüntü alanı oluşturuyor. Sanki dev bir sinema perdesinin önündeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Bazı sanal gözlükler ise gerçekliğe farklı bir boyut katıp, fiziki mekânın üzerine sanal görüntüler yerleştiriyor. Böylece odanızdaki koltuk takımı bir oyun alanına, salonunuz ise Mars gezegeninin araştırma sahasına dönüşebiliyor. Bu teknolojinin eğlence sektörüne ve bilim çalışmalarına neler katabileceğini hayal etmek gerçekten çok zor. Bilimkurguyla gerçeğin, gerçekle sanalın iç içe geçtiği bu ilginç teknoloji oldukça hızlı gelişiyor. ABD Ulusal Girişim Sermayesi Derneği’nin verilerine göre 2013 ve 2014 yıllarında sanal gerçeklik gözlüğü sektörüne yapılan yatırım 1 milyar doları geçti. Google, Microsoft, Samsung, Sony, Apple, Facebook gibi dev şirketlerin yanında sayısız şirket bu teknolojiyi ileriye taşıyacak projeler geliştirmekle meşgul. Las Vegas’ta düzenlenen CES 2015 tüketici elektroniği fuarının en gözde ürünlerinin başında da sanal gerçeklik gözlüğü geliyordu.Oculus Rıft:Sanal gerçeklik gözlüğü teknolojisinin en popüler markası. En son versiyonu gözlerin önünü tamamen kaplayan iki adet 5.7 inç genişliğinde OLED ekrandan oluşuyor. Ekran çözünürlüğü 1920 x 1080. Yaklaşık 370 gram ağırlığında. 2012 yılında küçük bir internet (Kickstarter) projesi olarak başladı. 2014 yılında Facebook tarafından tam 2 milyar dolara satın alındı. Oculus Rift henüz geliştirme aşamasında olmasına rağmen hem tasarımı hem de teknolojisiyle onlarca sanal gerçeklik gözlüğünü etkilemiş durumda. ABD satış fiyatı 350 dolar.Samsung Gear VR:Samsung’un Oculus desteğiyle geliştirdiği sanal gerçeklik gözlüğü. 175 inçlik televizyon ekranına denk görüntü deneyimi sunuyor. Fakat sadece Galaxy Note 4 ile kullanılabiliyor. 360 derece panoramik görüntü sağlayan cihaz, kablosuz bağlantı özelliğine sahip.Sony Morpheus:Sony’nin özellikle oyun konsolu PlayStation 4’ü dikkate alarak ortaya çıkardığı bir ürün. Şimdiden bazı PS4 oyunlarıyla uyumlu. Henüz geliştirme aşamasındaki cihaz 1080p ekran ve 90 derece görüş alanı sunuyor. Ticari olarak satışa çıkacağı zaman teknik kapasitesinin daha da yüksek olacağı tahmin ediliyor.Mıcrosoft HoloLens: Microsoft’un Windows 10 tanıtımında duyurusunu yaptığı HoloLens kullanıcının gözünü saran transparan bir kaskı andırıyor. Oculus Rift, Samsung Gear VR veya Sony Morpheus gibi ürünlerden farklı olarak kullanıcının görüşünü kapatmıyor. Tam aksine HoloLens, mekândaki objelerin üzerine sanal görüntü ekleme özelliğine sahip. Çizimini yaptığınız mimari projenin hologramını masaüstünde canlı olarak görebiliyorsunuz. HoloLens göz bebeği hareketlerini, ses komutlarını ve kullanıcının el hareketlerini algılayabiliyor.
16 Şubat 2015 Pazartesi
Yeni Toughbook adı gibi sert ama daha ince
Japon teknoloji devi Panasonic, magnezyum alaşımlı özel kaplamasıyla suya, darbeye, toza dayanıklı yeni Toughbook serisi CF-54’ü tanıttı. Bir önceki seriye göre daha hafif ve ince olan cihaz otomotiv, savunma, inşaat ve madencilik gibi sektörlerde tercih ediliyor.1918 yılında sadece 3 kişiyle kurulan Panasonic, bugün dünya çapında 300 bin kişi çalıştıran dev bir Japon markası. Türk anahtar priz şirketi Viko’yu satın alıp Türkiye’deki yatırımlarını da artıran şirket, son yıllarda özellikle kamu ve kurumsal pazara ağırlık vermekte. Bu alanda farklılık oluşturacak ürünler geliştiren Japon devi, Almanya’nın Leipzig şehrinde özel bir etkinlik düzenledi. Ünlü otomobil markası Porsche’nin fabrikasında düzenlenen etkinlikte Toughbook adlı suya, darbeye ve toza dayanıklı bilgisayar modelinin yeni serisi CF-54 tanıtıldı. Kendi kategorisindeki en ince ve en hafif yarı dayanıklı (semi rugged) Toughbook olma özelliğini taşıyan CF-54’ün başlangıç seviyesi modeli 1.99 kilogram ağırlığında ve 29 mm kalınlığında. Bu tasarım özelliğiyle serinin bir önceki modeline göre yüzde 25 daha hafiflemiş ve yüzde 50 daha incelmiş. Magnezyum alaşımlı özel bir kaplamaya sahip olan cihaz 76 cm’den düşmelere karşı dayanıklı. Cihazın ekran ve klavyesi de su geçirmez özelliğe sahip. Intel’in Broadwell tabanlı 5. nesil CoreTM vProTM işlemcisi ile donatılan CF-54 hem yüksek performans hem de düşük güç tüketimi sağlıyor. 11 saatlik pil ömrü, ikinci bataryanın kullanımıyla birlikte 18 saate ulaşıyor. Klavyenin hemen altına yerleştirilmiş özel kol sayesinde, bir el çantası gibi taşımak mümkün. 14 inç ekran genişliğine sahip olan CF-54’ün HD (1366x768), Full HD (1920x1080) ve dokunmatik Full HD olmak üzere 3 farklı seçeneği bulunuyor. Dokunmatik ekranlı modeli kalın iş eldivenleriyle de kullanılabiliyor. 16 GB bellekle desteklenen ürünün Full HD modellerinde 128 GB SSD bulunuyor. Windows 8.1 Pro Update işletim sisteminin kullanıldığı cihaz kurumsal müşterilerin taleplerine göre modifiye edilebiliyor. Opsiyonel olarak DVD sürücüsü, ikinci pil, PC kart girişi, USB anahtarı ya da akıllı kart okuyucu gibi eklemeler yapmak mümkün. 802.11ac Wi-Fi özelliği olan cihaza tercihen 4G LTE bağlantı de eklenebiliyor. Ayrıca Intel Core i7 işlemci veya AMD FirePro M5100 ekran kartı seçenekleri de var. Adı gibi dayanıklı olan bu ürün 1544 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa çıkacak. Evinizde vakit geçirmek veya çocuğunuza karne hediyesi olarak almak isteyeceğiniz bir bilgisayar olmadığı kesin. Panasonic Avrupa Kurumsal Mobil Çözümler Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Jan Kaempfer’e göre CF-54 zor koşullarda çalışan kurumların tercih edeceği bir ürün. Bu sektörlerin başında ise otomotiv, saha hizmetleri, kamu, telekomünikasyon ve savunma sanayii geliyor. d.ergurel@zaman.com.tr
14 Şubat 2015 Cumartesi
Cep telefonlarındaki 'klonlama' sorunu çözüldü
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, yurtdışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonlarının klonlanması durumunda, tek GSM numarası ile eşleşen bu telefonların artık e-devlet üzerinden değişiklik yapılarak farklı numaralarla da kullanılmasına imkân sağlandığını açıkladı.BTK Başkanı Acarer yaptığı yazılı açıklamada, kamuoyunda "cep telefonlarının klonlanması" şeklinde ifade edilen cihazların kimlik bilgilerinin yurda kaçak yollarla sokulmuş başka cihazlara kopyalanması nedeniyle vatandaşların mağdur edilmesine yönelik çok sayıda şikayet aldıklarını belirtti. Acarer, "Cep telefonlarını klonlayarak suç işleyenler ve kaçak cihazlarına IMEI yükleten kişiler, durumdan habersiz masum vatandaşların telefonlarını kullanılmaz hale getiriyorlar. Yaptığımız çalışma ile mağdur olan vatandaşların sorunlarını çözmeyi amaçlıyoruz" dedi.Cep telefonlarını klonlayan kişilerin bu cihazları kullanmasını engelleyebilmek amacıyla telefon sahibinin cihazı sadece tek numara ile kullanabilmesine izin verildiğini hatırlatan Acarer, "Yolcu beraberinde getirilen telefonların klonlanması durumunda telefonun kullanıma açılabilmesi için gerekli olan eşleştirme işlemi e-devlet üzerinden yapılabilecek ve bu numara istenildiği zaman değiştirilebilecektir. Böylece cihaz sahipleri telefonlarını istedikleri numara ile kullanabilecekler" diye konuştu.-TEK NUMARA UYGULAMASI SONA ERECEK-Cep telefonu klonlanan vatandaşın kendisinin hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen cihazı tek bir numara ile kullanmak zorunda bırakılarak cep telefonunu başka numara ile kullanma ya da aile fertlerine devretme özgürlüğünün elinden alındığını belirten Acarer, yapılan yeni düzenlemeyle bu sorunun yolcu beraberinde getirilen cihazlar açısından da çözüme kavuşturulduğunu açıkladı. Acarer,12 Temmuz 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan "Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik" ve buna ilişkin Tebliğ ile bu konuda yeni bir düzenleme getirildiğini belirterek, şunları kaydetti:"Yurtdışından cep telefonu getiren vatandaşlarımızın haklı olarak şikâyetçi oldukları klonlama sorununun çözülmesi amacıyla cihazın kopyalanması ve bu durumdaki vatandaşlarımızın eşleştirilmiş GSM numaralarını değiştirmek istemesi durumunda bu işlemleri e-devlet üzerinden kolay bir şekilde gerçekleştirebilme imkânı getirilmiştir. Artık, yurtdışından bireysel yolla getirilen cihazları kayıt altına alan vatandaşlarımızın cihazlarının klonlanması durumunda tek bir numara ile eşleştirmek üzere istedikleri numarayı değiştirerek kullanabilmelerine imkân sağlanmıştır." (ANKA)
13 Şubat 2015 Cuma
Apple’ın piyasa değeri 710 milyar
Teknoloji devi Apple, 710,7 milyar dolar piyasa değerine ulaşarak tarihi bir rekor kırdı.Şirket, yeni rekoruyla şu ana kadarki en değerli Amerikan firması unvanını aldı. Mali değer açısından dünyanın en büyük şirketi olan Apple’ın hisseleri dün 122,02 dolardan işlem gördü. Apple dünyanın ikinci en büyük şirketi Exxon Mobile’ın (385,4 milyar dolar) yaklaşık iki katı değere ulaştı. Steve Jobs’un ölümünün ardından Apple dümenini devralan CEO Tim Cook da yatırımcılarının yüzünü güldürmeye devam ediyor. Tim Cook, göreve geldiğinde Apple’ın piyasa değeri 350 milyar dolar civarındaydı. Cook döneminde şirket piyasa değeri ikiye katlanmış oldu. Apple hisselerinin 18 ay içinde 130,70 dolara yükselebileceği öngörülüyor. Hisselerin beklenen şekilde yükselmesi halinde şirketin değeri 761,3 milyar dolara ulaşmış olacak. Apple, enerji işine gireceğini de açıkladı. Kaliforniya’da bir güneş enerjisi tarlası kurmaya başlayacak olan Apple, bu proje için yaklaşık 850 milyon USD ayırdı. 130 megavatlık proje ile 50 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek.
12 Şubat 2015 Perşembe
Apple’ın piyasa değeri 710 milyar
Teknoloji devi Apple, 710,7 milyar dolar piyasa değerine ulaşarak tarihi bir rekor kırdı.Şirket, yeni rekoruyla şu ana kadarki en değerli Amerikan firması unvanını aldı. Mali değer açısından dünyanın en büyük şirketi olan Apple’ın hisseleri dün 122,02 dolardan işlem gördü. Apple dünyanın ikinci en büyük şirketi Exxon Mobile’ın (385,4 milyar dolar) yaklaşık iki katı değere ulaştı. Steve Jobs’un ölümünün ardından Apple dümenini devralan CEO Tim Cook da yatırımcılarının yüzünü güldürmeye devam ediyor. Tim Cook, göreve geldiğinde Apple’ın piyasa değeri 350 milyar dolar civarındaydı. Cook döneminde şirket piyasa değeri ikiye katlanmış oldu. Apple hisselerinin 18 ay içinde 130,70 dolara yükselebileceği öngörülüyor. Hisselerin beklenen şekilde yükselmesi halinde şirketin değeri 761,3 milyar dolara ulaşmış olacak. Apple, enerji işine gireceğini de açıkladı. Kaliforniya’da bir güneş enerjisi tarlası kurmaya başlayacak olan Apple, bu proje için yaklaşık 850 milyon USD ayırdı. 130 megavatlık proje ile 50 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek.
9 Şubat 2015 Pazartesi
4G İhalesi adil ve şeffaf olmalı
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, 4G ihalesiyle ilgili Zaman’a önemli açıklamalarda bulundu. 4G’nin hayatımıza önemli yenilikler katacağını söyleyen Süel, ihale sürecinin açık ve şeffaf olması gerektiğine vurgu yaptı. Hasan Süel’e göre 4G öncesinde bazı kanun değişiklikleri yapılması da şart.4G neredeyse tüm yeni akıllı telefon modellerinin vazgeçilmez özelliği. Dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisi anlamına gelen 4G, mevcut mobil iletişim sistemlerinin yaklaşık 5 katı veri transferine imkân veriyor. Ama binlerce TL ödediğimiz bu teknolojiyi Türkiye’de kullanmak henüz mümkün değil.Küresel Mobil Servis Sağlayıcı Birliği (GSA) rakamlarına göre 2014 itibariyle dünyanın 124 ülkesinde 360 operatör 4G hizmeti sunmakta. Aralarında Andorra, Gabon, Honduras, Lesotho Krallığı gibi ülkelerin olduğu bu listede şimdilik bizim adımız yok. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan Türkiye’de 4G ihalesinin bu yılın ilk üç ayında yapılacağını açıklamıştı ama henüz net bir tarih belli değil. Peki 4G neden önemli?Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel’e göre 4G hayatımızda köklü değişikliklere sebep olacak. “4G ile birlikte daha zengin bir internet deneyimi yaşayacağız. Hatta öyle ki, artık internet hissedemeyeceğimiz kadar hayatın içinde zaman ve mekândan bağımsız bir parça haline gelecek.”Hasan Süel’e göre 4G’nin asıl katkısı ise ekonomiye olacak. “Mobil ve sabit iletişim teknolojiler, sadece bireysel haberleşme ihtiyaçlarımızı karşılamakla kalmıyor; sağlıktan tarıma, finanstan eğitime, yenilikçi hizmetler sunarak, yatay kestiği sektörlerde sağladığı verimlilik artışıyla ekonomik büyümenin de lokomotifi oluyor.” İhale Öncesinde Kanun Değişikliğine İhtiyaç Var“Vodafone Dijital Dönüşüm Hareketi” kapsamında 4G ve fiber internete ciddi yatırımlar yaptıklarını ifade eden Hasan Süel, ihale öncesinde bazı sorunların mutlaka giderilmesi gerektiğinin altını çiziyor. “Baz istasyonlarının kurulumu için inşaat ruhsatı alma zorunluluğu ve frekans kullanım ücretlerinin fahiş artışının önüne geçilmesi gibi konular var. Bunlar ihale teklifini etkileyecek sorunlar. Bu sorunlar kanun marifetiyle giderilebilir.”Hasan Süel’in bir diğer vurgu yaptığı nokta ise adil ve şeffaf bir ihale süreci. “Bir telekom şirketi olarak bizim için en önemli konu frekans. Frekans kıt bir kaynak, sonsuz değil.” diyen Hasan Süel, bir operatörün diğer bir operatöre karşı rekabet avantajı veya dezavantajına sahip olmasına fırsat verilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.“Özellikle, 4G kapsaması için ihtiyaç duyulan 800 MHz frekans bandı, tartışmasız eşit bir biçimde dağıtılmalı. Aksi takdirde gerek sürdürülebilir rekabet, gerekse de yatırımlarımızın devamlılığı ve değeri üzerinde olumsuz etki oluşturabilir. Adalet ve eşitlik istiyoruz. Bu sağlanmadığı taktirde ihale sonrası sürdürülebilirlik zarar görebilir. Yatırım iştahı azalır. Ama bu ülkenin yatırıma ihtiyacı var.”
6 Şubat 2015 Cuma
Acer'dan dünyanın ilk HDMI 2.0 donanımlı 4K2K monitoru
Acer, şık görünüm ile işlevselliği bir araya getiren 27 inç S277HK monitörü üretti. Bu monitor çerçevesiz bir ekranda 4K2K Ultra HD görseller, super hızlı HDMI 2.0 bağlantı desteği ve DTS ses donanımına sahip.Yeni monitör, yan yana yerleştirildiğinde, iki S277HK monitör ideal bir çoklu monitör kurulum çözümü sağlayarak, çerçevesiz ekranıyla kusursuz bir görüntüleme deneyimi sunuyor. 1080p Full HD ekrandan dört kat daha keskin olan 4K2K Ultra HD (3840x2160) çözünürlüğe sahip olan S277HK, IPS ve Acer ColorPlus teknolojileriyle birlikte, olağanüstü renk doyması, renk kararlılığı ve 178 derece geniş dikey ve yatay görüntüleme açıları sağlıyor. HDMI 2.0 bağlanabilirliği daha yumuşak ve yırtılmasız bir görütüleme deneyimi için 4K içeriği 60 Hz'de aktarmak amacıyla bant genişliğini 18Gbps'ye kadar arttırıyor.
3 Şubat 2015 Salı
Dell'den dünyanın en ince ve en hafif mobil iş istasyonu
Dell, dünyanın en ince ve en hafif 15 inç mobil iş istasyonunu tanıttı. Yeni Dell Precision M3800 mobil iş istasyonu, 4K Ultra HD dokunmatik ekran, Thunderbolt™ 2 teknolojisi ile dikkatleri üzerine çekiyor.Yeni model, benzersiz bir taşınabilirlik, ve geliştirilmiş özellikleri ile video editörleri, grafik tasarımcılar ve mühendisler gibi kullanıcılar için daha önce eşine rastlanmamış bir performans sağlıyor. Yeni güncellemeler arasında 4K Ultra HD dokunmatik ekran seçeneği, yeni Thunderbolt™ 2 teknolojisi, Ubuntu tabanlı geliştirici sürümü de yer alıyor.Corning Gorilla Glass NBT'yle yapılmış ve 4K Ultra HD (3840x2160) çözünürlük ve IGZO2 teknolojisine sahip 15.6 inç UltraSharp™ dokunmatik ekrana sahip Dell Precision M3800; zengin ve doymuş renkler ve çarpıcı bir parlaklık sunuyor. Dell Precision M3800’ün ekranı aynı zamanda müşterilerin iş istasyonuyla sezgisel bir şekilde etkileşim kurmalarını sağlayan eşzamanlı on parmak dokunma özelliğine de sunuyor.Dell, Precision M3800'e eklediği ekstra Thunderbolt™ 2 ile kullanıcıların 20 Gbps'e varan aktarım hızlarından yararlanabilmesine ve ham 4K videoyu görüntüler ve kurgularken aynı zamanda paralel olarak yedekleyebilmelerine olanak sağlıyor. Intel’in devrimci Thunderbolt™ 2 teknolojisi en hızlı ve en çok yönlü bağlantıyı sağlarken eşzamanlı olarak tek bir kompakt yuvayla yüksek çözünürlüklü ekranları ve yüksek performanslı veri cihazlarını da destekliyor.Film, animasyon ve tasarım projeleri, çoğu zaman, hareket halindeyken büyük grafik ve veri yoğunluklu dosyaları yönetmeyi gerektirdiği için, Dell, Precision M3800'e ek depolama seçenekleri ekledi ve toplam kullanılabilir dahili depolamayı 2TB'a çıkardı. Bir önceki kuşağın benzersiz taşınabilirliğine ve zarif tasarımına sahip olan yeni Dell Precision M3800'ün başlangıç ağırlığı sadece 1,88 kg ve form faktörü 18 mm'den daha ince. 4. kuşak Intel Core i7 işlemci, profesyonel NVIDIA Quadro K1100M grafik kartı ve 16GB'a kadar çıkabilen bellekle donatılmış olan sistem en zorlu uygulama ve iş yüklerinin bile üstesinden gelmeyi olanaklı kılan bir güç sunuyor.Dell Precision M3800, konfigüre edilebilir yapısıyla müşterilere kendilerine özel ihtiyaçlara uygun bir sistem kurma esnekliği sağlıyor. Dell Precision M3800 aynı zamanda işletim sistemi olarak, Windows 7 ve Windows 8.1'e ek olarak Ubuntu’yu da sunuyor.Dell Kurumsal Son Kullanıcı Sistemleri Pazarlama Müdürü Burak Ereren; "Dünyanın en başarılı animasyon, kurgu ve görsel efekt sanatçılarının bazılarının çalışmalarının arkasında Dell iş istasyonlarının gücü var. Dell olarak, giderek kısalan süreler içinde giderek daha da yaratıcı işler ortaya koymak zorunluluğunun bu uzmanlar üzerinde yarattığı baskının farkındayız. Dell Precision M3800, stüdyo dışında video kurgulamak, müşterilere CAD fikirlerinin sunumunu yapmak ya da yolculuk sırasında 3 boyutlu modelleme, animasyon ve gerçekleme işleri yapmak gibi çok çeşitli çalışmalarda ideal bir form ve fonksiyon bileşimi sunarak hareket halindeyken yüksek performans için duyulan talebe yanıt veriyor" dedi.
2 Şubat 2015 Pazartesi
Silikon Vadisi, yapay zekânın peşinde
Silikon Vadisi’nin önemli araştırma merkezlerinden SRI International’ın Yenilik Liderliği Birimi Başkanı Dennis Tsu, Zaman’a konuştu. Akıllı telefon ve tabletlerin sadece sesi tanımasının yetersiz olduğunu belirten Tsu, ‘yapay zekâ’ya sahip bilgisayarlar ve robot arabalar üzerinde çalıştıklarını ifade etti.1946 yılında kurulan SRI (Stanford Research Institute) tarihte ilk ‘mouse’ ve HD televizyonun üretildiği bir araştırma merkezi. İnternetin temelleri de Arpanet adıyla burada atılmış. 2 bin bilim insanı, 500 milyon dolarlık araştırma bütçesiyle sürekli yenilik peşinde koşuyor. Yılda ortalama 500 patent başvurusu yaptıklarını ifade eden Tsu “Bu projelerin hepsinin başarılı olmasını beklemiyoruz, ama deniyoruz.” diyor. “Google’ın piyasadan kaldıracağını duyurduğu Glass bir başarısızlık değildi, teknolojik gelişme için böyle denemeler şart. Zaten bilimsel gelişme başarısızlıkla barışık olmayı gerektirir.”Akıllı cihazlar küçülüp klavyeler yok oldukça bilgisayarların ses ve görüntü ile iş yapacağını söyleyen Tsu’ya göre, yakında buzdolapları karnı acıkan ev sahibi gece vakti yemek almak istediğinde ‘bugün yeterince yürümedin’ diyerek uyarıda bulunacak. SRI’ın üzerinde çalıştığı sistemler arasında robot teknolojilerin geliştirilmesi de var. Evinden çıkamayacak kadar yaşlı biri TV ekranı aracılığıyla marketten vereceği siparişlerin bu robot araba sayesinde kapıya kadar geleceğini söylüyor.“Benim çocuklarım internetin olmadığı bir dünyayı hatırlamıyor.” diyen Tsu’ya göre dünya önümüzdeki 25 yılda daha da hızlı değişecek “2030’a kadar uzaktan kumanda aleti büyüklüğünde bir kutu bir insan beyninin hesaplama gücüne erişecek, biz uyurken bu cihaz bizim yerimize bazı işlerimizi halledebilecek.”ABD, yenilikte yavaşlıyor mu?ABD’nin araştırma ve geliştirmede yavaşladığı fikrine katılmayan Tsu, araştırma ve geliştirme bütçesi en yüksek ülkeleri gösterirken, ABD’nin rakam olarak açık ara önde olduğunu söylüyor. Bütçeden ayrılan oran olarak Ar-Ge’ye en çok yatırımı İsrail yapsa da rakam olarak, ABD ve Çin’in gerisinde. Türkiye ise Tsu’nun gösterdiği ilk 18 ülke listesinde yer almıyor. Tsu’ya göre dünyanın her yanından araştırmacılar için Silikon Vadisi cazibe merkezi olmaya devam edecek “Silikon Vadisi olarak geleceği şimdiden düşünüyoruz. Büyük firmalar yenilik yapmazlarsa ölür. Tıpkı iflas başvurusu yapan Kodak firması gibi.” Türkiye’den TÜBİTAK’la görüştüklerini, çeşitli üniversite, kurum ve firmalarla da işbirlikleri olduğunu söyleyen SRI yetkilisi, isim vermekten ise kaçınıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)