29 Ekim 2015 Perşembe

Twitter'da Security Turkey hesabından gelen mesaja dikkat!

Sosyal medya araçlarından Twitter'da hızla yayılan güvenlik mesajı, twitter kullanıcılarının hesap güvenliklerini tehdit ediyor.

Twitter kullanıcılarına 'Direct Message' (DM) yoluyla 'Security Turkey' adıyla gönderilen mesajda, "Sayın kullanıcı, bu mesajı hesabınız güvenlik riski taşıdığı için alıyorsunuz. Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak kullanıcı adınız ile birlikte güvenlik panelimize kayıt yaptırarak hesabınızı güvenli hale getirmeniz gerekmektedir. Aksi taktirde hesabınız kapatılacaktır." deniliyor. Sözkonusu DM'nin twitter kullanıcılarının hesaplarını ele geçirmek amaçlı olduğu belirten yazılım uzmanı Hakan Bayraktar, "Twitter şirketi, sosyal medya kullanıcısına DM değil mail göndermektedir. Twitter kullanıcıları hesaplarının güvenliği için bu sahte güvenlik DM'sine kesinlikle tıklamasınlar. Buna benzer başka DM'lere karşı da dikkatli olunmalı." dedi.

27 Ekim 2015 Salı

İcat çıkarın gençler!

“Başımıza icat çıkarma sözüyle büyüdük ama bu çok yanlış.” diyen Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın'a göre teknoloji girişimleri, milyar dolarlık Türk şirketlerinin kapısını aralayacak.

Türkiye kişi başı milli gelir seviyesinde uzun zamandır 10 bin dolar seviyesine takılıp kaldı. Değer kaybeden Türk Lirası oranıyla baktığımızda daha da geriye gidiyoruz. Örneğin geçen yıl 2.400 TL'den Türkiye'de satışa çıkan iPhone, bu yıl kur farkından dolayı 3.000 TL'nin üzerini gördü. Bir şeylerin iyi gitmediği ortada. Başkalarının ürettiği teknolojileri kullanmanın bedelini ödüyoruz. Ama bu kötü tabloyu değiştirmek de mümkün. Hafta içerisinde bir araya geldiğimiz Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın'a göre gençleri teknoloji girişimciliğine teşvik etmek Türk ekonomisine nefes aldırabilir.

“Amerika'da tutmuş bir fikrin benzerinin Türkiye'de yapılmasını olumlu buluyorum. Ekonomiye büyük katkısı var ama teknoloji dünyasına derinlik kazandırmıyor. Bizim derinlik kazandıracak girişimlere ihtiyacımız var. Nesnelerin interneti, giyilebilir teknolojiler, bulut yazılım, büyük veri gibi alanlar yepyeni fırsatlar sunuyor. Türkiye girişimcilik ekosistemine derinlik katacak şirketlere ihtiyacımız var. Milyar dolarlık şirket fikirleri buradan filizlenecek.”

Çevre şartları önemli

Burak Aydın'a göre Amerika ve özellikle de Silikon Vadisi'nin başarısının sırrı, girişimciliğe uygun ortam sunması.

“Nasıl ki tarlada bir ürünün yetişmesi için toprak, gübre, su ve havada belli koşulların olması lazım. Girişimcilik de aynı. Koşulları sağladığın yerde fikirler filizleniyor. Kamunun desteği önemli ama Intel gibi büyük şirketlere de görev düşüyor.” diyen Aydın, Intel Türkiye ofisi olarak Türkiye'nin 38 üniversitesinde “İcat Çıkar” programını başlattılarını ve İstanbul'da bir Ar-Ge ofisi açtıklarını söyledi. 2014'ün ortalarında açılan ofis daha şimdiden 5 uluslararası patent aldı. Bu patentler yakında ürün haline dönüşecek.

Amerika bile kendini yeterli görmüyor

“İnovasyon küçük şirketlerden geliyor. Büyük holdinglerin, etraflarında besledikleri bir çokküçük şirket olmalı. Amerika bu şekilde başarıyı yakaladı. Bunu Türkiye'deki holdinglerde pek görmüyorum.” diyen Burak Aydın, Amerika'nın hep yeniyi arama ve eleştiri kültürüne vurgu yapıyor.

“Amerikan ekonomisi bugün sanayi değil girişimcilik ekonomisi üzerinde ilerliyor. Eğer 30 sene önce bunun temelini atmış olmasalardı bugün bu konuma gelemezlerdi. İşin garibi bugünkü başarılarıyla yetinmiyor, sürekli ileri gitmenin yollarını arıyorlar. Örneğin, başkan adayı Donald Trump seçim kampanyasını Amerika'nın Çin'in gerisinde kaldığı fikri üzerine kurabiliyor.”

Dünyada 200 milyar sensör olacak

“Eşyaları internete bağlayan sensör maliyeti çok ucuzluyor ve yaygınlaşıyor. Birkaç yıl sonra dünyada 200 milyar sensör olacak. Akıllı telefonlar nasıl yaptıysa, bu sensörlerle internete bağlı eşyalar da hayatımızı değiştirecek. Nesnelerin interneti dediğimiz bu konsept yeni para kazanma metotları ortaya çıkaracak. Ülke olarak bunu yakalamamız lazım.”

Nesnelerin interneti neyi değiştirecek?

“Aracınıza konan sensörler sizin sürüş şeklinizi analiz edip sigorta şirketine bilgi verecek. Diyelim ki siz kurallara uyan bir sürücüsünüz, bu durumda daha az kasko primi ödeyeceksiniz. Küçülen sensörler bir ilacın içine yerleştirilecek ve vücut hakkında bilgi verecek. Yakın zamanda Alzheimer hastaları için böyle bir ilaç geliştirildi. Üstelik bu daha başlangıç. Ayrıca güvenlik ve mahremiyet sorunları da ortaya çıkacak. Bu sorunlara çözümler geliştirmek gerekecek.”

Burak Aydın'a göre Türkiye bu alanda önemli fırsatlar yakalayabilir. “Türkiye'nin yaş ortalaması 30. Genç bir nüfusumuz var. Japonya'da bile bu rakam 46. Nesnelerin interneti özellikle tekstil, beyaz eşya ve otomotiv gibi alanlarda büyüyecek. Tam da Türkiye'nin deneyimli olduğu alanlar. Sanayi devrimini kaçırdık, bari nesnelerin interneti devrimini ıskalamayalım.”

24 Ekim 2015 Cumartesi

Facebook, Google gibi çalışacak

Facebook, gerçek zamanlı içerik arama özelliğini 2 trilyondan daha fazla kişi ve sayfa gönderisini kapsayacak şekilde genişletti.

Daha önce sadece kullanıcı ve sayfalar üzerinde arama imkanı sunan Facebook, bu geliştirme ile birlikte artık bir arama motoru gibi çalışacak. Facebook'un blogunda paylaşılan yazıda projenin detayları hakkında bilgiler veren Tom Stocky, Facebook'ta günlük 1.5 milyar arama yapıldığını söyledi. Arama özelliğinin geliştirilmesi ile arama sayısının 1.5 milyarın çok üstüne çıkması bekleniyor.

Facebook, Google ve Twitter ile rekabete hazır

Silikon vadisinden konuşulanlara bakılırsa, Facebook kullanıcılara gerçekten iyi bir arama deneyimi sunarsa bu sektörde Google'akarşı ciddi bir rakip olacak. Twitter'da en başından beri arama özelleğini geliştirme üzerine çalıştığı düşünülürse gelecek yıllarda arama motoru sektöründe çok farklı gelişmeler görebiliriz. Şuan için bu yeni güncelleme yalnızca Facebook'u İngilizce olarak kullananlar için açık olacak.

Nasıl çalışacak?

Facebook'un arama özelliğindeki bu gelişme kullancılar için ne anlam ifade ediyor? sorusu akıllara gelebilir. en net ifade ile kullanıcılar arama ihtiyacının önemli bir kısmını Facebook üzerinde yapabilecek. Bir kullanıcı Facebook'ta gündemde olan haberler konusunda arama yaptığında artık dünya genelinde insanların o konu hakkındaki paylaşımlarını ve haber sitelerinin o konu ile ilgili neler paylaştığını tek bir ekranda görebilecek.

20 Ekim 2015 Salı

Görüntü teknolojisinde sınırları zorluyorlar

Akıllı telefonların fotoğraf çekme alışkanlıklarını değiştirdiğini gören Canon, farklı alanlara yönelme kararı aldı. Paris'te bir etkinlik düzenleyen şirket 3 boyutlu yazıcı, sanal gerçeklik, 8K video, güvenlik kamerası ve radyasyonsuz mamografi gibi son teknoloji ürünlerini sergiledi. Etkinlikte tanıtılan 250 megapiksellik fotoğraf sensörü, 18 km uzaktaki bir uçağın üstündeki yazıları okuyabiliyor.

Bir zamanlar yanımızda fotoğraf makinesi olmadan seyahate çıkmayı düşünemezdik. Ama akıllı telefonlar her şeyi değiştirdi. Küçük fotoğraf makinelerini evin bir köşesinde bıraktık. Artık akıllı telefonlarımızla hem çekim yapıyor hem de sosyal medyadan anında paylaşıyoruz. Hem de ne paylaşma... Sosyal fotoğraf ağı Instagram'a bir günde 80 milyon fotoğraf yükleniyor. Kullanıcı sayısı ise Twitter'ı solladı, 400 milyonu geçti.

Tüketici davranışlarının hızla değiştiğini gören Canon, eski iş stratejisinde ciddi değişikliklere gitti. Fransa'nın Paris şehrinde düzenlenen Canon EXPO 2015 etkinliğinde buluştuğum Canon Eurasia Genel Müdürü Roman Troedthandl, katma değeri yüksek yeni alanlara yöneleceklerini açıkladı. “Bir zamanlar faks satışları zirvedeydi, sonra taşınabilir küçük fotoğraf makineleri geldi. Ama akıllı telefonlar nedeniyle onların da satışları yüzde 60 azaldı.” diyen Roman Troedthandl, IP tabanlı ağ güvenlik kamerası, 3 boyutlu yazıcı, sanal gerçeklik, 8K video ve radyasyonsuz mamografi gibi yüksek teknoloji gerektiren alanlara yoğunlaşacaklarını söyledi. Akıllı telefonlarla yetinmeyen profesyonellere yönelik fotoğraf makinesi ve video kayıt cihazı üretimi ise tam hızla devam edecek.

Her beş yılda bir düzenlenen Canon Expo yakın gelecekte hayatımızı etkileyecek bazı teknolojilere yakından bakma şansı sağladı. 13 - 15 Ekim tarihleri arasında Paris'te düzenlenen etkinlikte gözüme çarpan diğer yenilikler ise şunlardı:

8K Video

Biz daha Full HD'nin dört katı görüntü kalitesi sunan 4K'ya geçmeye çalışırken, Canon Full HD'nin tam on altı katı görüntü kalitesi sunan 8K üzerinde çalışmaya başlamış. Henüz prototip aşamasındaki bu cihazların çok yakında sinema sektöründe kullanılacağı, Japonya ve Güney Kore'nin de 2020'de 8K tv yayınlarına başlayacağı ifade ediliyor.

Çıplak gözün göremediğini gösteren kameralar

Fuar alanında sergilenen 120 megapikselli EOS 5D fotoğraf makinesi, fotoğraf teknolojisinde sınırları zorluyor. Henüz test aşamasında olan bu cihaz, gözün göremeyeceği kadar küçük detayları bile en net şekilde kaydedebiliyor. Fuar alanında sergilenen 250 megapiksel CMOS fotoğraf sensörü ise 18 kilometre uzaklıktaki bir uçağın üzerindeki yazıları gösterebilecek kadar gelişmiş özelliklere sahip.

Yüzlerce kişi arasından suçluları tespit ediyor

Fuarda tanıtımı yapılan yeni nesil özel güvenlik kameraları kişilerin yüz hatlarının yanında vücut hareketlerini ve yüz ifadelerini de analiz ediyor. Kalabalık gruplar arasındaki potansiyel suçlular çeşitli algoritmalar sayesinde tespit edilebiliyor. Bu kameralar kamu güvenliğinin yanında mağazacılık sektöründe de kullanılabiliyor. Mağazaların sadık müşterileri bu yöntemle daha kapıda karşılanıyor.

3 boyutlu yazıcı

Üretim sektöründe kullanılan 3 boyutlu yazıcılar, mühendislerin fikirlerini hızlı bir şekilde test etmesine yardımcı oluyor. Kalıp masrafını ortadan kaldıran bu cihazlarla yeni ürün tasarımlarını denemek artık çok kolay.

Kablosuz görüntü aktarımı

NFC ve Wi-Fi teknolojisini kullanan kameralar sayesinde görüntü aktarmak için artık kablolara ihtiyaç kalmıyor. Connect Station adlı cihaz görüntüleri kolay bir şekilde aktarıyor. EZ uygulaması bu fotoğrafların en iyilerini seçiyor ve basılmaya hazır bir albüm oluşturuyor. Bulut internet sayesinde bu fotoğraflara dünyanın her yerinden ulaşabiliyorsunuz.

Benzersiz baskı teknolojisi

Süper kreatif baskı adı verilen yeni bir teknoloji, dünyaca ünlü yağlıboya tablolarını ve kabartma yüzeyleri dokularıyla birlikte yeniden basmaya imkan sağlıyor.

Sanal gerçeklik

Zenginleştirilmiş gerçeklik gözlükleri bilgisayar tasarımlarını gerçek ortamla birleştirip yeni ürünlerin daha üretim aşamasındayken sanal ortamda test edilmesine imkân sağlıyor. 360 derece görüntü oluşturan özel gözlükler hatıraları ölümsüz kılıyor.

Sağlık

Fotoakustik mamografi adı verilen cihaz, insan vücudunun 3 boyutlu fotoğrafını çekip kanser hastalıklarının erken teşhisine yardımcı oluyor. İris taraması yapan AO-SLO adlı bir cihaz ise göz hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor.

Eğitim

Çok Yönlü Kolaborasyon Sistemi adlı bir projeksiyon cihazı, dünya haritası veya elementlerin interaktif biçimde sınıfta gösterilmesine yardımcı oluyor.

Not: Bu haberin videolarını Zaman Tv veya youtube.com/denizergurel sayfasından izleyebilirsiniz.

15 Ekim 2015 Perşembe

iPhone'un Türkiye satış tarihi ertelendi

iPhone 6s ve 6s Plus'ın 16 Ekim'deki Türkiye satış tarihi ertelendi.

Yeni satış tarihi 23 Ekim. Erteleme nedeni hakkında Apple resmi bir açıklama yapmadı. Ama şirkete yakın kaynaklar geçtiğimiz hafta sonu Ankara'da yaşanan terör saldırısı ve ilan edilen 3 günlük yas nedeniyle Apple'ın bu kararı almış olabileceğini ifade ediyor. Daha önce 16 ekim olarak açıklanan satış tarihi 23 Ekim'e alındı. Altın, gümüş, uzay grisi ve yeni roze altın metalik renk seçenekleriyle sunulan yeni iPhone modellerinin satış fiyatları 3,099 TL'den başlıyor 4,299 TL'ye kadar çıkıyor. Yeni iPhone Apple Store mağazaları'ndan ve online Apple mağazasından satın alınabilecek.

4 ayrı renk ve 3 farklı depolama seçeneğine sahip olan iPhone 6s ve iPhone 6s Plus modellerinin satış fiyatı şöyle olacak: iPhone 6s 16 GB modeli 3.099 TL, 64 GB modeli 3.499 TL, 128 GB modeli ise 3.899 TL'den satışa çıkacak. iPhone 6S Plus'ın 16 GB modeli 3.499 TL, 64 GB modeli 3.899 TL, 128 GB modeli 4.299 TL.

13 Ekim 2015 Salı

Uluslararası başarının sırrı Ar-Ge ve inovasyon

Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan Fransız spor markası Decathlon, dünya çapındaki mağaza sayısını toplam 22 ülkede 919'a çıkardı. Yüz kırk milyarlık spor pazarında rekabetin anahtarı yeni teknolojilerde.

Yeni teknoloji dediğimizde çoğumuzun aklına bilgisayarlar, cep telefonları veya tabletler geliyor. Oysa o hayatın her alanında var. Günlük hayatta karşılaştığımız sorunlara pratik çözümler getiren her alet yeni bir teknoloji. Bu bakış açısını kurum kültürü haline getirmeyi amaçlayan Fransız spor markası Decathlon, yılda bir kez inovasyon ödülleri yarışması düzenliyor. Yarışmada Decathlon grubuna ait alt markaların geliştirdikleri en yenilikçi ürünler sergileniyor. Yarışmayı takip edenlerin verdiği oylar birinciyi belirliyor.

Bu yıl on birincisi düzenlenen yarışmaya Decathlon'un davetlisi olarak katıldım. Böylece hem en yeni spor teknolojisi ürünlerini görme şansım oldu, hem de bu teknolojilerin geliştirildiği Ar-Ge ofislerini ziyaret ettim.

Yoğun rekabet

inovasyonu zorunlu kılıyor

Dünya ekonomisinde spor pazarının önemli bir payı var. İstatistik şirketi Statista verilerine göre global spor pazarı gelirleri 2006 yılında yaklaşık 107 milyar dolarken, 2014 yılında bu rakam 146 milyar dolara çıktı. 2015 yılının sonunda ise yüzde 2-3 civarında büyüme bekleniyor. Piyasadaki yoğun rekabet şirketleri yeni ürünler geliştirmeye zorluyor. Yeni ürün geliştirmenin yolu Ar-Ge çalışmalarından geçiyor. Bu amaçla Decathlon bünyesinde oldukça büyük bir inovasyon merkezi ve iç tasarım departmanı kurmuş.

Fransa'nın Lille şehrinde kurulan merkezde 600 kişi çalışıyor. Düzenli olarak bir araya gelen tasarımcılar ve mühendisler, gündelik hayatta karşılaşılan sorunlara nasıl çözüm getirebileceklerini tartışıyor. Tartışmaların sonucunda prototipler oluşturuluyor. Bu prototipler merkez bünyesindeki dört ayrı laboratuvarda farklı hava koşullarına göre test ediliyor. Testlerden başarıyla çıkanlar, üretim zincirine katılıyor.

Örneğin, “Çocuğumun kar kıyafeti çok kalın, dışarı çıkmadan önce çok terliyor, buna nasıl bir çözüm bulabiliriz?” sorusuna cevap arayan mühendisler Aircombi bebek kıyafetini geliştirmiş. “Şnorkellerin ağız kısmı hijyenik olmadığı için dalış yapamıyorum” sorununun çözümü ise Easybreath adlı yüzün tamamını kaplayan şnorkel olmuş. Bu şekilde her yıl ortalama 50 yeni ürünün patenti alınıyor.

İki içeceği aynı kapta

tutan matara birinci oldu

İlki 2005 yılında düzenlenen “Decathlon İnovasyon Ödülleri” yarışmasının on birincisi 8 Ekim tarihinde Fransa'da yapıldı. İzleyenlerin verdiği oylar sonucunda yarışmanın birincisi Aptonia markasının geliştirdiği inovatif matara oldu. “Çift kullanım sistemli” mataranın içerisine iki farklı içecek konulabiliyor, iki içecek birbirine karışmıyor, sporcular basit bir kapak hareketiyle istediğini içebiliyor.

Yarışmanın ikincisi olan Quechua Fresh & Black adlı çadır, farklı kumaş teknolojisi sayesinde güneş ışığını ve ısısını engelliyor. Yarışmada üçüncü olan Nabaiji SELFIT ise değiştirilebilir lens özelliğine sahip bir yüzücü gözlüğü. Bu gözlüğün camları kolayca değiştirilebiliyor. Güneşli veya karanlık ortamlar için üç farklı cam seçeneğine sahip olan SELFIT'te miyoplar da düşünülmüş. Miyop yüzücüler, farklı derecelerdeki camları kullanarak denizin altında temiz görüş sağlıyor.

40 yılda 22 ülkede 919 mağazaya ulaştı

Decathlon şirketi, 1976 yılında Lille'de açtığı bir mağazayla işe başladı. Mağazada dünyaca ünlü spor markalarının ürünleri satılıyordu. Mağazacılıkta başarılı olan şirket 1990'lı yıllarda kendi markalarını geliştirmeye başladı. Ağustos 2015 itibarıyla dünya çapında 919 mağazası olan şirket bünyesinde Quechua, Abtonia, Btwin, Kalenji, Domyos gibi onlarca farklı marka var. Her bir marka spor ve fitness pazarında spesifik bir alana hitap ediyor. 2014 yılında 8,2 milyar dolarlık ciro yapan şirket, bu cironun yüzde 60'ını uluslararası operasyonundan elde ediyor. Fransa'da 287 mağazası olan Decathlon'un Çin'deki mağaza sayısı 131. Türkiye'deki mağaza sayısı ise 12.

10 Ekim 2015 Cumartesi

Facebook'un 'beğen' butonuna çeşitli yüz ifadeleri ekleniyor

Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un, kullanıcıların tepkilerini daha iyi ifade etmesi için yeni bir özelliği denemeye hazırlandığı belirtildi.

Engadget adlı internet sitesinde yayınlanan haberde, Facebook'un, "beğen" tuşu için yeni bir özellik geliştirdiği duyuruldu. Sitede, kalp simgesi, şoke olmuş, gülümseyen ve gülümsemeye benzer yüz ifadelerinin "beğen" butonuna ekleneceği belirtildi.

Engadget, kaynak belirtmeden, yeni özelliğin en erken yarın İspanya ve İrlanda'daki kullanıcılara sunulacağını yazdı. Engadget'e göre, yeni simgeler marka sayfalarının yanı sıra kullanıcılardan gelen iletilerin altında görülecek.

Facebook son zamanlarda kullanıcıların kendi profillerini ve iletilerini kişiselleştirmelerini kolaylaştıracak yeni araçlar uygulamaya koydu.

Sosyal paylaşım sitesinin Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, geçen ay "beğenme" tuşunu kullanıma sokacaklarını açıklamıştı.

Yeni özelliğin İspanya ve İrlanda'dan başka ülkelerde kullanıma girip girmeyeceği henüz bilinmiyor.

8 Ekim 2015 Perşembe

Facebook uydu üzerinden internet erişimi sağlayacak

Facebook kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg, Eutelsat'la yaptıkları anlaşma kapsamında uydu üzerinden Afrika ülkelerine internet bağlantısı sağlayacaklarını açıkladı.

AMOS-6 adlı uydu 2016 yılında uzaya gönderilecek. Özellikle Batı, Doğu ve Güney kısımları olmak üzere Afrika kıtasının hemen hemen tamamına internet erişimi sunacak. Internet.org kapsamında yürütülen projeye Afrikalı yerel şirketler de destek verecek.

Mark Zuckerberg yaptığı açıklamada "Son yıllarda hava araçları ve uydu üzerinden internet erişimi için çeşitli yollar denediklerini" ifade etti. Zuckerberg'e göre projenin amacı "şehirden uzak ve geleneksel bağlantı altyapılarının yeterli olmadığı bölgelerde yaşayan insanların da internete bağlanmasını sağlamak"

Haziran 2015 itibariyle dünya nüfusu 7 milyar 260 milyon, internete bağlanan insan sayısı ise 3 milyar 270 milyon olarak kaydediliyor. Dünyada nüfusa oranla internete bağlı insan sayısı oranı en yüksek bölge yüzde 87.9'la Kuzey Amerika. Bu oran Avrupa'da yüzde 73.5, Avustralya'da yüzde 72.9, Latin Amerika'da yüzde 53.9, Ortadoğu'da yüzde 49, Asya'da yüzde 38.8 civarında. Nüfusun en az internete bağlı olduğu bölge ise yüzde 27 gibi bir oranla Afrika kıtası.

6 Ekim 2015 Salı

Hangi şehirde hangi müzik dinlendiğini görebiliyoruz

Dünyanın en popüler müzik akış platformu Spotify, yaklaşık iki yıldır Türk kullanıcılara hizmet veriyor. 30 milyon adet şarkı arşivine sahip platformun Türkiye Genel Müdürü Ergül Çivi'yle Spotify'ın özelliklerini konuştuk.

İsveçli girişimci Daniel Eke'nin 2006'da geliştirdiği “Spotify” uygulamasının bir gün dünya müzik piyasasını etkileyeceğini söyleselerdi çok azımız inanırdı. Ama çok değil sadece iki yıl sonra tam 7 ülkede yayına başladı. 2015 itibarıyla dünyada kullanıcı sayısı 75 milyona ulaştı. 300 bin plak şirketine 3 milyar dolar telif hakkı ödedi.

2013'ten bu yana Türkiye'de de hizmet veren Spotify'ın ülke sorumlusu Ergül Çivi'yle buluştuk ve dijital çağda müzik sektörünü konuştuk. Ergül Çivi'ye göre internetten şarkı indirmek yerine müzik akış (music streaming) servisi Spotify'a abone olmak için üç önemli sebep var:

“Birincisi, Spotify bünyesinde 30 milyondan fazla şarkı arşivi sunuyoruz, yepyeni şarkıcıları keşfedebilirsiniz. İkincisi, siz yeni şarkıcılar keşfettikçe onlar da gelir elde ediyor. Bugüne kadar 300 binden fazla plak şirketine telif hakkı olarak 3 milyar dolar ödedik. Üçüncüsü de tek tek MP3 indirmeyle uğraşmak yerine uygulamayı hangi cihazda açarsanız oradan müzik arşivine ulaşabilirsiniz.”

Koşanlar için de müzik var uyuyanlar için de

“Spotify'da 2 milyar adet müzik listesi bulunuyor. Bu listeler kullanıcının durumuna göre müzik önerisi yapıyor. Örneğin koşarken, çalışırken, yemek yerken, kahve içerken veya uyurken dinleyebileceğiniz türde müzikler bu listelerde toplanıyor. Kullanıcıların dinlediği müzikleri analiz eden bir algoritma size yeni tavsiyelerde bulunuyor ve tamamen kişiye özel liste hazırlıyor.”

Müzik dinleyip para kazanıyorlar

“New York ve Stockholm'de 20-30 kişilik iki ekibimiz var. Bunların işi gücü müzik dinlemek. Keyifli bir iş, bütün gün müzik dinleyip üzerine para alıyorlar. Bu ekipler Spotify'daki şarkıları tasnif ediyor, gruplandırıyor ve sürekli liste hazırlıyor.”

MP3 indirmek artık havalı bir iş değil

“Spotify üzerinden arkadaşlarınızın hangi şarkıları dinlediğini görebiliyorsunuz. Ünlü isimlerin hazırladığı müzik listelerine abone olabiliyorsunuz, hatta kendi müzik listenizi oluşturabiliyorsunuz. Çalışırken, kahve içerken, koşarken farklı müzikler öneriyoruz. Bunu MP3 indirerek yapamazsınız. MP3 dinlemek artık havalı bir iş değil.”

Türkiye'de en çok dinlenen şarkıları görüyoruz

“Spotify kullanıcılarının hangi şehirde hangi şarkıcıları dinlediğini tespit edebiliyoruz. İnternette bir haritamız var. (http://bit.ly/1L4c9bp) Bu haritada Adana'dan Samsun'a, Kayseri'den İzmir'e Türkiye'nin 16 şehri listeleniyor. Bu listeler müzisyenlere önemli veriler sunuyor. Örneğin bu listeye bakarak şarkılarının hangi şehirde daha çok dinlendiğini görebilir, popüler oldukları bir şehirde konser düzenleyebilirler. Bu tip verilere kaset veya CD döneminde ulaşmak mümkün değildi.”

Arctıc Monkeys dinleyen de var, Ahmet Kaya da

“Sosyal medyada Spotify'la ilgili bir şeyler paylaşan insanların sayısını sürekli analiz ediyoruz. İlk zamanlar saatte 5 tweet atılırken, şimdi bu sayı 100'e çıktı. Önceleri Arctic Monkeys gibi grupların şarkıları paylaşılırken, şimdi Ahmet Kaya şarkıları paylaşılıyor. İnsanlar birbirlerinin ne dinlediğine bakarak yeni müzikler keşfediyor.”

Türkiye'de internet kullanan

iki kişiden birisi Spotıfy'ı tanıyor

TNS Belçika tarafından Mayıs–Haziran 2015 tarihlerinde Türk internet kullanıcıları arasında yapılan araştırmaya göre Türkiye'de Spotify'ın bilinirlik oranı yüzde 49. Her 2 kişiden biri Spotify'ı tanıyor. Bu oran 25-34 yaş aralığında yüzde 60'a, 15-24 yaş aralığında ise yüzde 67'ye kadar çıkıyor. Haftalık erişim rakamlarında Spotify'ın oranı yüzde 20,1 gibi oldukça yüksek bir orana çıkmış durumda. Araştırmaya göre eğer Spotify Türkiye'de bir radyo olsaydı en popüler altıncı radyo olacaktı.

1 Ekim 2015 Perşembe

Twitter 140 karakter sınırını kaldırabilir

Twitter 140 karakter sınırını kaldıracak yeni bir uygulama üzerinde çalışıyor Teknoloji blogu Re/Code'un haberine göre Twitter kullanıcıları yakın bir zamanda daha uzun twit atma imkanına kavuşacak.

Şirkete yakın kişilerin verdiği bilgiye dayanarak hazırlanan habere göre Twitter CEO'su Jack Dorsey, kullanıcıların etkileşimini arttırmak amacıyla böyle bir değişikliğe gitmek istiyor.

Konuyu değerlendiren uzmanlara göre Twitter, 140 karakter limitini doğrudan arttırmak yerine kullanıcıların paylaştığı fotoğrafların twit karakteri olarak sayılmadığı bir uygulama üzerinde çalışıyor olabilir. Bir başka yorum ise Twitter kullanıcı isimlerinin karakter olarak sayılmayabileceği yönünde. Diğer yandan, Twitter yetkililerinden henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmiş değil.