31 Mayıs 2016 Salı

Japon bilim adamları biyolojik saati değiştiren molekül üretti

Japon bilim adamları, vücudun 24 saatlik döngüsünü değiştirerek uzun uçuşların ardından ortaya çıkan rahatsızlıkları (jet lag) ve vardiyalı çalışmanın negatif etkilerini azaltacak bir molekül üretti.

Japon bilim adamları, vücudun 24 saatlik döngüsünü değiştirerek uzun uçuşların ardından ortaya çıkan rahatsızlıkları (jet lag) ve vardiyalı çalışmanın negatif etkilerini azaltacak bir molekül üretti.

Nagoya Üniversitesi Biyomoleküler Değişim Enstitüsü araştırmacıları, ürettikleri moleküllerin "saat proteini" olarak da bilinen CRY enzimini etkileyerek uyku-uyanıklık döngüsünü yeniden ayarladığını ileri sürdü.

İnsan vücudunun biyolojik saatinin CLOCK, BMAL1, PER ve CRY adlı 4 ana düzenleyici protein tarafından belirlendiğine işaret eden araştırmacılar, PER ve CRY proteinlerinin sırasıyla CLOCK ve BMAL1'i bloke ederek günlük çevrimi tamamladığını belirtti.

Nagoya Üniversitesi araştırmacıları, CRY proteini üzerinde etki ederek 24 saatlik biyolojik döngüyü kısaltan molekülün birçok uyku sorununun çözümünde umut ışığı olduğunu vurguladı.

Araştırmacılardan Takashi Yoshimura, ürettikleri molekülü gönüllüler üzerinde denediklerini ve başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi.

Molekülle hayvanların uyku döngüsünü de kontrol etmeyi umut ettiklerini dile getiren Yoshimura, "Elde ettiğimiz başarının, tıbbi araştırmalar, gıda üretimi ve biyolojik saatle ilgili çalışmalara büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Biyolojik saatin jet lag gibi etkenler neticesinde bozulması uyku bozukluklarına yol açıyor. Uzun süreli uyku bozuklukları ise dolaşım, endokrin, bağışıklık ve sinir sistemlerini etkileyerek hipertansiyon, obezite ve ruh hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor.

Araştırma, Science Daily dergisinde yayımlandı.

28 Mayıs 2016 Cumartesi

'Türkiye artık ABD'den silahlı İHA almayacak'

ABD'de temaslarda bulunan ve Washington'daki önemli düşünce kuruluşlarından Atlantik Konseyi'nde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı Demir, Türkiye'nin artık ABD'den silahlı İHA almayacağını söyledi.

ABD'de temaslarda bulunan ve Washington'daki önemli düşünce kuruluşlarından Atlantik Konseyi'nde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, Türkiye'nin savunma sanayi alanında her geçen gün daha güçlü ve bağımsız adımlar attığını vurguladı.

Atlantik Konseyi'nde "Türkiye'nin Savunma Sanayisi Politikası" başlıklı panelde konuşan Demir, Türkiye ile ABD arasında birçok ortak savunma sanayi projesi olduğunu belirterek, Washington'ın bazı kritik projeleri reddetmesinin Ankara'yı söz konusu projeleri kendi başına yapmaya ittiğine işaret etti.

"Burada kinayeli bir şey söylemek istemem ama ABD'nin onaylamadığı bazı projeler için teşekkür ediyorum, çünkü bu durum bizi kendi sistemlerimizi geliştirmeye yöneltti" şeklinde konuşan Demir, birkaç yıl önce silahlı insansız hava aracı (İHA) projesini ABD'nin reddetmesinin ardından Türkiye'nin kendi başına bu sistemleri geliştirdiğini anlattı.

Türkiye'nin savunma sanayisini hem savunma hem de saldırı anlamında güçlendirmeye yönelik birçok adımın atıldığını vurgulayan Demir, özellikle PKK ve DAEŞ'e karşı verilen mücadelede bu iki unsurun aynı anda önemli olduğuna dikkat çekti.

Kilis'e DAEŞ tarafından yapılan saldırıları hatırlatan Demir, sadece yapılan saldırıları engellemenin yetmeyeceğini, saldırı noktalarının da vurulmasının gerekliliğini ifade etti.

ABD KONGRESİ'NİN ONAY VERMEDİĞİ SİLAH SATIŞLARI

Türkiye'nin terörle mücadelesinde zaman zaman ABD'den yeterli desteği görmediğini belirten Demir, "NATO üyesi Türkiye terörle mücadele ederken ABD Kongresi silahlı İHA ve bazı güdümlü mühimmatların satışında ayak diredi." dedi.

Türkiye'nin 2013 yılında karşılaştığı bu durumun ardından kendi silahlı İHA'larını üretmek için ciddi adımlar attığını aktaran Demir, bu tür sistemlerin üst düzeye gelmesinin zaman aldığını, ancak şu anda iyi bir noktada olduklarını ve silahlı İHA'ların artık kullanıldığını bildirdi.

TÜRKİYE, ABD'DEN İHA ALMAYACAK

Türkiye'nin bundan sonra ABD'den silahlı İHA almayacağını da sözlerine ekleyen Demir, "Artık bizim açımızdan o defter kapandı." dedi.

ABD'nin bazı silah sistemlerinin satışında "ayak diremesinin" Türkiye'yi kendi silahlarını yapmaktan alıkoymayacağını ifade eden Demir, Türk-Amerikan stratejik ilişkilerinin verimli bir şekilde sürmesinin önemine de vurgu yaptı.

Demir, dünyanın herhangi bir ülkesiyle belli koşullar sağlandıktan sonra işbirliği yapabileceklerini, ancak gelişmiş Batılı ülkelerle yapılabilecek ortak projelerin de pekala tercih edilebileceğini dile getirdi.

"Nihai amacımız, savunma ve teknolojide her geçen gün daha bağımsız olmaktır" diyen Demir, Türkiye'nin 2020 yılında kendi savaş uçağını yapacak noktaya gelmiş olacağını vurguladı. Demir, savaş uçağı projesinde uluslararası firmalarla işbirliği yapılacağını, ancak herhangi bir sözleşmede Türkiye'yi sınırlandıracak hiçbir madde istemediklerini kaydetti.

Demir, Uzun sürmesi ve finansal riskleri barındırması iddialarıyla eleştirilen F-35 savaş uçağı projesiyle ilgili değerlendirmesinde ise "Bu konuda istekli ve iyimseriz; ancak risklerin de farkındayız." dedi.

2014 yılından bu yana Savunma Sanayi Müsteşarı olarak görev yapan Demir, ABD'de uçak mühendisliği alanında yüksek lisans ve makine mühendisliği alanında doktora yaptıktan sonra çeşitli ülkelerde akademik çalışmalarda bulundu.

26 Mayıs 2016 Perşembe

Twitter'da fotoğraf ve video 140 karakterden düşmeyecek

Twitter, 140 karakter kullanımına ilişkin bazı değişiklikler yapacak. Tweetlerde fotoğraf ve video gibi eklentiler ile yanıt yazılan tweetlerdeki kullanıcı adları 140 karakterden düşmeyecek.

Sosyal paylaşım sitesi Twitter, kullanıcıların karakter sınırlaması sorununun çözümü için gelecek aylarda yeni düzenlemeye gideceğini duyurdu.

Twitter üzerinden yapılan duyuruda, kullanıcıların Twitter'da mesaj göndermenin ötesinde birçok uygulamaya erişebildiği kaydedilerek, bunun karakter sıkıntısına yol açtığı belirtildi.

Bu sorunun ortadan kaldırılması için artık mesajlara eklenen fotoğraf, video ve benzeri eklentiler ile hashtag ve yanıt mesajlarındaki isimlerin 140 karakterden düşmeyeceği vurgulanan açıklamada, kullanıcıların daha önce gönderdikleri tweetleri de retweet etmelerine ve aynı tweetleri alıntılamalarına imkan verileceği ifade edildi.

Bu özelliklerle kullanıcıların 140 karakteri daha özgürce kullanabilecekleri ve kullanım kolaylığına kavuşacakları belirtildi.

24 Mayıs 2016 Salı

TÜBİTAK'tan destek kazandı

İzmir'de üniversitesi öğrencilerince felçli hastalar için geliştirilen ve beyin dalgalarıyla kontrol edilebilen tekerlekli sandalye projesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) destek almaya hak kazandı.

İzmir'de üniversitesi öğrencilerince felçli hastalar için geliştirilen ve beyin dalgalarıyla kontrol edilebilen tekerlekli sandalye projesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) destek almaya hak kazandı.

Yaşar Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencileri Ali Selek ve İlker Işık, yurtdışında çalışmaları sürdürülen benzer projeleri inceledikten sonra daha uygun maliyetli ve gelişkin yerli tasarım proje geliştirip destek için TÜBİTAK'a başvurdu.

TÜBİTAK tarafından incelenen "Tekerlekli sandalyenin beyin dalgalarıyla kontrolü ve GPS ile yer bildirimi" isimli proje, desteklenmeye değer görüldü.

Projeyi beyin sinyallerinin incelenmesine bağlı olarak yapılacak bir Ar-Ge çalışması olarak tanımlayan Ali Selek, "Kısa adı EEG olan sistem, sensörler takılı bir şapka yardımı ile kişinin beyin dalgalarını okuyabiliyor ve bu bilgi bilgisayar tarafından analiz edilerek bağlı cihaza aktarılıyor. Bu sayede hangi hareketi yapmak istediğinizi, ne tarafa bakmak istediğinizi anlayabiliyor ve beyniniz ile verdiğiniz komutları, sanal ortamda da aynı hareketlerin gerçekleşmesini sağlayabiliyorsunuz. Projemizin çıkış noktası bu cihaz oldu. Beyinden gelen sinyaller kullanılarak vücudun herhangi bir organı kullanılmaksızın tekerlekli sandalyenin kontrolünün sağlanmasını amaçladık." dedi.

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Bu fosiller 2,5 milyon yıllık

Burdur'un Kemer ilçesindeki kazılarda ortaya çıkarılan, yaklaşık 2,5 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtilen fosiller, Doğa Tarihi Müzesi'nde ziyaretçilerini bekliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 11 Mart'taki Burdur programı kapsamında toplu açılış töreniyle açılışını gerçekleştirdiği müzenin tanıtımı amacıyla program düzenlendi.

Elmacık köyündeki kazıların bilimsel danışmanlığını yapan Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berna Alpagut kazılarda güney fili fosillerinin ön plana çıktığını kaydetti.

Bu canlıların Anadolu üzerinden dünyaya yayıldıklarını anlatan Alpagut, "Güney filleri Burdur'da evrim geçirdiler. O zaman bol su kütlelerinin olduğu bu ortamın canlılarıydılar. Boynuzgiller, gergedangiller, atgiller ile geyikgiller de vardı. Biz şimdilik sınırlı olan bu ailelerle ilgili yayınlarımıza başladık. İleriye çok umutla bakıyoruz. Bu yıl ekim ayında kazılarımız muhtemelen devam edecek. Geri kalan fosilleri toparlayarak müzeye kazandırmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Müzede çeşitli hayvan prototipleri, çocuklar için doğa tarihiyle ilgili bölüm, fillerin gösterildiği animasyon gösterimi de yer alıyor.

17 Mayıs 2016 Salı

Otomobiller siber saldırılara karşı korunacak

ABD merkezli uzay-havacılık sistemleri üreticisi Honeywell, internet bağlantılı araçlara yönelik siber saldırılara karşı güvenlik ürünleri geliştiriyor.

ABD merkezli uzay-havacılık sistemleri üreticisi Honeywell, internet bağlantılı araçlara yönelik siber saldırılara karşı güvenlik ürünleri geliştiriyor.

Honeywell'in, ABD'nin Arizona eyaletine bağlı Phoenix kentindeki yerleşkesinde "Uluslararası Medya Günü" etkinliği düzenlendi.

Etkinlikte konuşan, Honeywell Otomobil Yazılım Bölümü Genel Müdürü Christopher Greentree, internete bağlı otomobil sayısının her geçen gün arttığına, bu durumun da siber güvenlik sorununu ortaya çıkardığına dikkati çekti.

Greentree, uzay ve havacılık teknolojisini otomobillere aktarma konusundaki çalışmalara işaret ederek, "Günümüzde çok daha fazla otomobil internet bağlantısına sahip. Bu bağlantı sürücülerin hayatını kolaylaştırıyor. Ancak bu, araçları ticari veya kişisel siber güvenlik tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor." diye konuştu.

"Siber saldırıların nereden geldiği görülebilecek"

Otomobilleri daha "akıllı" yapmak için çalıştıklarını ifade eden Greentree, üzerinde çalışılan sistemle araçlara yönelik siber saldırıların nereden geldiğinin görülebileceğini, saldırganı bulmak için yetkililerle irtibata geçileceğini bildirdi.

Söz konusu teknolojinin tüm araçlarda kullanılabileceğini kaydeden Greentree, şunları kaydetti:

"Araştırmalara göre, 2020 yılında dünya genelinde internet bağlantısı olan otomobil sayısı 150 milyonu aşacak. Uzmanlar, internet üzerinden çok sayıda otomobili hedef alan büyük ölçekli saldırılar düzenlenebileceğine dikkati çekerken, "Bilgisayar korsanları, otomobillerin güvenlik sistemlerini ele geçirebilir, direksiyonu, frenleri etkileyerek insan hayatını tehlikeye sokabilir."

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Başkentlilere "Mars'a yolculuk" fırsatı

Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesince yarın "Mars'a Yolculuk" temalı halk günü etkinliği düzenlenecek, havanın uygun olması halinde teleskoplarla gözlem yapılabilecek.

Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesince yarın "Mars'a Yolculuk" temalı halk günü etkinliği düzenlenecek, havanın uygun olması halinde teleskoplarla gözlem yapılabilecek.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, güneş sistemindeki en küçük ikinci ve güneşe en yakın dördüncü gezegen Mars, dünya dışında yaşam olasılığının varlığına dair çok sayıda araştırmaya konu oldu.

Son yıllarda NASA tarafından yürütülen araştırmalarda söz konusu gezegende suyun varlığına dair kanıtlar bulunması "Mars'ta hayat var mı veya başka bir gezegende yaşam kurulabilir mi?" gibi düşünceleri yeniden gündeme getirdi.

Kreiken Rasathanesi tarafından yarın düzenlenecek "Mars'a Yolculuk" temalı halk günü etkinliğinde bu gezegen ile ilgili birçok konuya yer verilecek, Mars'ın dünya ile benzerlikleri ve farklılıkları ele alınarak yaşamın burada devam edip edemeyeceği konusu ele alınacak.

Havanın açık olması durumunda Ay, Mars, Jüpiter ve Satürn'ün yanı sıra derin uzay cisimlerinin de teleskoplarla gözleneceği etkinlikte, gerçekleştirilecek çıplak gözle gökyüzü tanıtımıyla katılımcılar takımyıldızları daha yakından tanıma fırsatı bulacak.

13 Mayıs 2016 Cuma

WhatsApp uygulaması artık bilgisayarda

WhatsApp'ın mobil uygulamasından sonra bilgisayarlar için de özel bir uygulama bu sabah kullanıma sunuldu.

Whatsapp; Windows 8, Windows 10 ve Mac OS X 10.9 (Mavericks) ve üstü sürüm işletim sistemleri için kendi uygulamasını bu sabah yayınladı. Uygulama ile birlikte kullanıcıların artık Whatsapp Web'i kullanmalarına gerek kalmazken, uygulamayı ücretsiz olarak indirerek de kullanıcılar bilgisayar başında çalışmalarını sürdürebilecek.

TARAYICI ZORUNLULUĞU KALDIRILDI

Whatsapp'ın uygulamasının bilgisayarlara gelmesiyle birlikte artık tarayıcı kullanma zorunluluğu da kalmadı; zira uygulama arkaplanda çalışacağından kullandığınız tarayıcıda bir sekmeyi Whatsapp için ayırmak gerekmeyecek.

WHATSAPP NASIL KULLANILIR?

Uygulama şu an Windows 8'in altı Windows sürümlerinde çalışmıyor. Yeni sürüm Windows ve Mac OS kullananların QR kodunu taratmaları gerekiyor; tıpkı Whatsapp Web'de olduğu gibi. Böylece Whatsapp'a bağlandığınızda bildirimler de aynen diğer uygulamalarda olduğu gibi ekranın sağ alt bölümünde görülecek.

10 Mayıs 2016 Salı

Merkür Güneş'in önünden geçti

Güneş'e en yakın ve Güneş Sistemi'nin en küçük gezegeni olan Merkür, Dünya ile Güneş'in arasından geçti.

Geçiş esnasında Merkür Güneş üzerinde küçük bir nokta gibi göründü.

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Savunma sanayisi ürünleri yazıcıdan çıkacak

Savunma sanayisinin ihtiyaçlarını hızlı ve düşük maliyetlerle karşılayacak 3 boyutlu yazıcılarla denizaltı pervanesi, uçak ve uçaksavar parçası, her türlü silahın ekipmanı yerli olarak üretilebilecek.

Üretimde ve savunma alanında dışa bağımlılığı büyük ölçüde ortadan kaldıracağı belirtilen, boyut sınırlaması olmadan üretim yapabilen 3 boyutlu metal yazıcı teknolojisi Türkiye'de kullanıma sunuldu.

Savunma sanayisi firmalarının dikkatini çeken 3 boyutlu metal yazıcılarla denizaltı pervanesi, uçak ve uçaksavar parçası, her türlü silahın ekipmanının da aralarında bulunduğu teknolojik ürünler yerli olarak üretilebilecek.

Üretimde maliyetleri neredeyse yarı yarıya düşüren 3 boyutlu metal yazıcı teknolojisiyle, onarım yapılabilecek, her türlü arızalı ve aşınmış parça yerinde tamir edilebilecek.

Şimdiye kadar sadece iki ülkede kullanılan özel bir lazer teknolojisi (DMT) ile dünya üzerindeki her türlü metalin tozundan, metal parça üretimi yapan 3 boyutlu yazıcı, endüstriyel üretimde büyük farklılık yaratıyor. CNC tezgahlarla ve klasik yöntemlerle üretilmesi mümkün olmayan şekillerde metal parçaları, yekpare olarak imal eden INSSTEK 3 boyutlu metal yazıcı, özellikle kalıplarda maliyeti ve üretim süresini ise ciddi oranda azaltıyor.

İstenilen metal tozu kullanılabiliyor

3Drm Evre Teknoloji Sanayi ve Ticaret AŞ Üst Yöneticisi Burhan Gögce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, metal yazıcı teknolojisi sayesinde, karmaşık ve özel yapıdaki parçaların, metal tozlarının yüksek güçlü lazerle işlenmesiyle zaman ve maliyet faktörleri en aza indirgenerek kolayca üretilebildiğini söyledi. Gögce, bu teknolojinin otomotiv, tıp, havacılık, savunma ve kalıp imalatı endüstrilerinde yaygın şekilde kullanıldığını kaydetti.

Savunma sanayisi test ediyor

Burhan Gögce, savunma sanayisinden çeşitli parçaların üretimine ilişkin talepler aldıklarını, üretimini gerçekleştirdikleri parçaların kurumlar tarafından yürütülen testlerinin sürdürüldüğünü belirtti.

Gögce, söz konusu teknolojinin kullanım alanı ve sağlayacağı olanaklara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Örneğin yazıcının gemide kullanılması halinde stok tutma ihtiyacı ortadan kalkacak ve arızalanan parçalar gemide üretilebilecek. Operasyonlarda tetik kırılması, silah parçalarının kırılması, bozulması gibi durumlarda ihtiyaç duyulan parçalar yerinde temin edilebilecek. Savunma sanayisinde bu teknolojiyi çok daha etkin kullanmak mümkün. Bu cihazla, yedek parça ihtiyacından kaynaklanan sorunlar kısa sürede ve ekonomik olarak, hiç kimseye bağımlı kalmaksızın çözülebilir.

5 Mayıs 2016 Perşembe

Dünya markası tv kanalları Türkiye'de

SPI International'ın FilmBox kanalları, Türkiye'de HD yayın kalitesi ile yayınlanmaya başladı. FilmBox HD, FightBox HD, DocuBox HD ve Fast&FunBox HD kanalları TURKSAT uydusundan D-Smart izleyicilerine ulaşıyor.

Dünyada 30 farklı ülkede yayın yapmakta olan SPI FilmBox kanalları, Türkiye'de Türkçe altyazı veya dublajla izlenebiliyor.

FilmBox HD, Hollywood'un en çok izlenen filmlerini, Avrupa sinemasını ve büyük uluslararası yapımcıların popüler TV dizilerini yayınlıyor. FightBox HD, dünyanın en önemli uluslararası karma dövüş sanatları (MMA) ve kickboks organizasyonlarını canlı yayınlıyor. Fast&FunBox HD, dünyanın her yerinden adrenalin sporlarına geniş yer veren diğer bir spor ve yaşam tarzı kanalı. DocuBox HD ise, birbirinden ilginç belgeseller ve vahşi hayat, doğa ve insan medeniyetini konu eden yayınlar sunuyor.

SPI International / FilmBox MENA Bölgesi direktörü Murat Muratoğlu, “D-Smart ile kısa süre önce imzaladığımız bu işbirliği anlaşması, SPI kanallarının Türkiye ve komşu ülkelerde daha çok eve ulaşması için önemli bir adım" diye konuştu.

5 kıtada 45 milyonun üzerinde abone

SPI International, 5 kıtada 45 milyonun üzerinde abonesi ve 30'u aşkın televizyon kanalıyla faaliyet gösteren global bir medya şirketidir. SPI aynı zamanda dünya genelinde 4K/ Ultra HD içeriğin de en büyük toplayıcılarından biri konumunda yer almaktadır. SPI gelişmiş teknolojisi sayesinde abonelerinin 4K/UHD programları da dahil olmak üzere, TV kanalları ve tüm film arşivine internete bağlanabilen herhangi bir cihaz ile büyük global medya sağlayıcılar ve yerel OTT sağlayıcılar üzerinden ulaşma imkanı sağlıyor. 25 yılı aşkın bir süredir uluslararası pazarda lider film tedarikçisi ve televizyon programcısı olan SPI, büyük lisans tedarikçileri işbirliğiyle yüksek talepli ilgi çekici içerikler sağlıyor.

3 Mayıs 2016 Salı

ASELSAN yeni buluşlarının meyvelerini topluyor

ASELSAN, Ar-Ge yatırımlarının meyvelerini, yeni buluşlara imza atarak topluyor.

ASELSAN, Ar-Ge yatırımlarının meyvelerini, yeni buluşlara imza atarak topluyor.

ASELSAN, geçen yıl 712 milyon lirası dış kaynaklı, 200 milyon lirası özkaynaklardan finanse edilen toplam 912 milyon liralık Ar-Ge çalışmasınaimza attı.

Ar-Ge çalışmalarını 5 merkezde 2 bin 200 Ar-Ge mühendisiyle sürdüren şirket, bu çalışmaların sonunda ortaya çıkan buluşları, patent ve faydalı model başvurularıyla tescilliyor.

ASELSAN mühendislerinin son dönemde gerçekleştirdiği buluşlar arasında "pil ayarlama sistemi" bulunuyor. Buluş, pille çalışan askeri termal görüntüleme cihazlarında kullanılan pil sayısının ve dolayısıyla cihazın çalışma süresinin kullanıcı tarafından ayarlanabilmesine olanak veren bir pil ayarlama yöntemini içeriyor.

"Araca entegre motori̇ze kollu ataletsel navi̇gasyon teknoloji̇si̇ne dayalı topçu yer ölçme ci̇hazı" ile "Termal el dürbünü" de Ar-Ge çalışmaları sonucu ortaya çıkan buluşlar arasında yer alıyor.