Geçtiğimiz yıl görüştüğüm Bosch Türkiye Genel Müdürü Steve Young, 2025 yılına kadar elektrikli ve sürücüsüz arabaları standart haline getirmek istediklerini söylemişti.
Kısa bir süreliğine test etme imkanı bulduğum elektrikli BMW i3'e bakınca, bu sözlerin ne kadar gerçekçi olduğunu bir kere daha onaylamış oldum. BMW i3, bugüne kadar bildiğimiz otomobillere benzemiyor. Görünümü klasik arabalardan çok farklı. Tamamen elektrikle çalışıyor. i3'e binip sessizce yol alırken, bir bilim kurgu filminin setinden çıkmış gibi hissediyorsunuz.
Trafikte ilerlerken bakışlar size çevriliyor. Ama bu bakışlar pahalı bir spor arabaya gıpta eder gibi değil. Sempatik bir ilgi bu; geleceğin otomobil teknolojisine şahit olmanın heyecanı. AVM'lerdeki özel şarj alanlarına park ettiğinizi görenler mutlaka araç hakkında bir şeyler soruyor. Hatıra fotoğrafı çekenler çok. “Elektrikli otomobil” kullanıyorum dediğinizde arkadaş sohbetlerinin bir numaralı gündemi oluyorsunuz.
Bir litre benzin fiyatına 150 km yol yapıyor
BMW i3'ün en etkileyici yanı “yakıt için” ödediğiniz para. Arabanın pillerini evinizdeki şehir elektriğinde şarj edip, sürüş şeklinize göre 100 ile 150 km arasında yol katedebiliyorsunuz. Bunun için harcayacağınız elektrik miktarı yaklaşık 4 - 5 TL. Eğer AVM'lerdeki özel şarj istasyonlarını kullanırsanız tam dolum için şarj başına ödeyeceğiniz miktar 25 TL'ye çıkıyor.
Çevreci olmak doğasında var
Önemli bir kısmı geri dönüşümlü malzemeden üretilen aracın tüm özellikleri çevreci ve efektif kullanım için en ince ayrıntıya kadar düşünülmüş. Üretiminin yapıldığı BMW Leipzig fabrikasında yenilenebilir enerji kullanılıyor. Ana gövdeyi oluşturan karbon fiber parçalar aracın ağırlığını azaltıyor. Sadece 155 mm kalınlığında 19 inç tekerlekler kullanılıyor. Böylece daha az enerjiyle daha çok hareket sağlanıyor.
Küçük boyutuna aldanmayın
Aracın ön kaputu yok denecek kadar küçük. Çünkü elektronik motor aksamı aracın alt kısmına yerleştirilmiş. Ön kaputtaki özel bölmeye şarj kablolarını yerleştiriyorsunuz. İç içe birbirine doğru bakacak şekilde açılan kapılar hem yerden tasarruf sağlıyor hem de bu küçük araca binmeyi kolaylaştırıyor.
Fakat arabanın küçük boyutuna bakıp sakın aldanmayın. İçerisinde tam bir küçük canavar yatıyor. Sadece 7.2 saniyede 100 km'ye ulaşan bu otomobil, 170 beygir güce sahip. Aracın sadece bir ileri bir de geri vitesi var. Elektrik motoru öylesine etkili ki, ivmelenmesi bir çok benzinli otomobile taş çıkartacak kadar seri. Akıllı telefonlar ve Apple Watch için geliştirilmiş iRemote uygulamasını kullanarak otomobilin yerini ve en yakın şarj noktasını görebiliyorsunuz. Hatta bu uygulamayla uzaktan kapıları açıp kapatmak, klimayı çalıştırmak, klakson çalmak ve farları yakmak da mümkün.
Şehir için tasarlanmış bir otomobil
BMW i3 baştan sona bir şehir arabası olarak tasarlanmış. Bir sabah kalkıp “iskender yemek için İstanbul'dan Bursa'ya” gideceğiniz bir araba değil bu. Gün içerisinde kullanıp akşam eve geldiğinizde mutlaka şarj etmelisiniz.
BMW i Wallbox Pure / Pro şarj aletini kullanarak 3 ile 6 saat arasında tam dolum yapabilirsiniz. Eğer standart priz kullanırsanız bu süre 9 - 10 saati buluyor. Hızlı şarj noktalarında ise 30 dakikada tam şarj etmek mümkün. Ama bunların sayısı henüz çok az.
Aracın Comfort, Eco Pro ve Eco Pro + olmak üzere üç farklı sürüş modu bulunuyor. Eco Pro + modunda aracın hızı 90 km ile sınırlanıyor ve klima kapanıyor. Böylece elektrik harcaması minimuma iniyor. Aracın lityum iyon pilleri ise oldukça uzun ömürlü. BMW i3'ü Türkiye'ye getiren Borusan, bu pillere en az 10 sene garanti veriyor. Liste fiyatı Ağustos başı itibariyle 134 bin TL olan aracın motorlu taşıtlar vergisi yok.
Yaygınlaşması için hem şarj hem de teşvik şart
Yakıt masrafından yaptığı tasarrufla dikkat çeken bu otomobilin yaygınlaşmasının en önemli koşulu Türkiye'deki şarj noktalarının ve tek şarjla gidilebilen mesafenin artması.
Elektrikli otomobil sahiplerine yılın belirli sürelerinde ücretsiz benzinli otomobil hizmeti sunma gibi kampanyalar da teşvik edici olacaktır. Böylece şehir dışına nasıl çıkarız endişesi ortadan kalkar. Aksi taktirde BMW i3 ve benzeri araçlar Türkiye şartlarında ancak evine ikinci araç alabileceklerin tercih edebileceği lüks bir seçenek olarak kalır.
Elbette teşviğin büyüğü devletten gelmeli. Çeşitli sübvansiyonlar sayesinde yakıt tasarrufu sağlamak ve dünyayla rekabet edecek yepyeni iş alanları açmak mümkün. Çevre kirliliğinin önlenmesi de cabası. Eğer hala yerli arabaya niyetlenmiş babayiğitler varsa elektrikli araçlara yatırım yapmaları en doğru adımı olacaktır. Çünkü otomobil teknolojisinin geleceği burada. Neden geçmişe takılıp kalalım?
Resmi büyütmek için tıklayın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder