15 Aralık 2014 Pazartesi

Global Türk Markası İçin Çeşitlilik Şart

2013’ün üçüncü çeyreğinde Türkiye PC pazarında yüzde 18’lik paya ulaşan Lenovo, 2014’teki payını yüzde 25’e çıkarıp liderliğini devam ettirdi. Bu başarının arkasındaki isim olan Lenovo Türkiye Genel Müdürü Gülfem Çakmakçı’yla çalışma stratejilerini, Türk tüketicilerin beklentilerini ve neden bizden de bir global marka çıkmadığını konuştuk.Lenovo’nun Palladium İş Merkezi’ndeki modern ofisinde buluştuğumuz Gülfem Çakmakçı son 2 yıldır Türkiye pazarındaki büyümenizi neye borçlusunuz sorusuna, ekip olarak çok çalıştıklarını söyleyerek cevap veriyor. “Sahanın en iyi ekibinin bizde olduğunu düşünüyorum. Takım olarak çok iyi hareket ediyoruz. Kendimizi 30 Spartalılar olarak adlandırıyorum. Filmdeki Spartalılar gibi hep birlikteyiz. Pazarın ihtiyaçlarını iyi okuyoruz. Verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. Ürün çeşidimizi zengin tutuyoruz. Tüketiciye iyi fiyat sunabiliyoruz. Hedefimiz hem Türkiye’deki bilgisayar pastasını hem de bu pastadaki payımızı büyütmek.”Araştırma kuruluşu International Data Corporation (IDC) rakamlarına göre Türkiye PC pazarı 2.5 milyon, tablet pazarı ise 4 milyon adet. Diğer popüler alan ise yıllık 10 milyon adet satışla akıllı telefonlar. Gülfem Çakmakçı 2015’ten itibaren hem akıllı telefon hem de akıllı saat modellerini Türkiye’de satışa çıkaracaklarını belirtiyor. Türk tüketiciler ucuzcu değil “En ucuz konfigürasyonumuz en çok satan ürünümüz değil.” diyen Çakmakçı, Türk tüketicilerin ürüne verdikleri paranın karşılığını almak istediklerini belirtiyor. “Teknoloji ürünlerinde aradığımız şey ucuzluk değil. Renk, incelik ve şıklığı seviyoruz. Kurumsal müşteriler sağlamlığa, prestije ve müşteri servisine önem veriyor. KOBİ’ler ise ekonomik ürün arıyor. Sağlam olsun ama maliyeti de uygun olsun diyorlar.”Neden global bir markamız yok?Gülfem Çakmakçı, neden Türkiye’den de global bir teknoloji firması çıkmıyor sorusunu, üzülerek “Keşke sadece teknolojiyi konuşabiliyor olsak, Türkiye’den herhangi bir global markamız çıktı mı?” diye cevaplıyor. “Kimseyi eleştirmek için söylemiyorum ama kendimizi anlatmayı bilmiyoruz. Dünyanın en güzel ülkesi Türkiye’yi bile tanıtamıyoruz. Hazıra konmayı seviyoruz. Üretim konusunda fazla yatırım yapmıyoruz. Tekstil ülkesiyiz ama global olarak tanınan bir tane bile markamız yok. Bu alandaki en büyük marka Mavi Jeans ama sadece o kadar. Belki başkaları da vardır ama ben bilmiyorum.”Çakmakçı’nın üzerinde durduğu bir diğer konu ise çeşitlilik. “Global bir marka olmak için çeşitlilik çok önemli. Bu çeşitliliğin içinde milliyet, din, lisan ve cinsiyet var. Özellikle bir şirkette kadınların varlığı şart. Kadın doğurgandır, şirketlerin büyüyebilmesi için o doğurganlık çok önemli. Yabancıların kültürünü de anlamak lazım. Sadece ben varım ve dünya benim etrafımda dönüyor demek olmaz. Eğer Lenovo sırf Çin şirketi olsaydı, böyle bir marka çıkamazdı. Bizim CEO’muz Çinli onun dışında yönetimde Amerikalısı, İtalyan’ı, Fransız’ı var. Biz biraz daha tutucuyuz. Kendi kabuğumuzda yaşayalım, arada kaplumbağa gibi kafamızı çıkaralım diye düşünüyoruz. Zarar görmemek için risk almıyoruz. Bunun sonucunda global markamız olmuyor. Bakış açımızı değiştirmemiz gerek.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder